Psikoterapiye Dair Doğru Bilinen Yanlışlar

Psikoterapiye Dair Doğru Bilinen Yanlışlar


  • Psikoterapi alan insanlar zayıf ya da ciddi psikolojik hastalıklar yaşayan insanlardır düşüncesi.

Aksine psikoterapi desteği almak isteyen insanlar yaşadıkları zorluklarla baş etme konusunda cesur ve işlevsel bir adım atmaktadır.

Terapiye gelen insanlar genellikle ilişkiler, özgüven problemi, stres, hayattaki ani değişimlere adapte olma, kaygı, depresyon gibi zaman zaman her birimizin günlük hayatta karşılaştığı sorunlarla terapiye başvurmaktadır.

  • 1 ya da 2 psikoterapi seansıyla problemim çözülebilir.

Psikoterapiyi bir yolculuk olarak görmek gerekir. Psikoterapi getirdiğiniz probleme, terapi, yöntemine ve terapistiniz ile aranızdaki işbirliğine bağlı olarak farklı uzunluklarda olabilir fakat genellikle uzun soluklu bir süreçtir. İlk birkaç seansın amacı bilgi alma, sorunu belirleme, terapi-danışan arasındaki işbirliğini kurma ve beraberce hedef belirlemedir. Nasıl ki yaşadığınız problemler bir anda ortaya çıkmadıysa bunların çözümü için de zamana ihtiyacınız olacaktır.

  • Her psikoterapi seansından sonra iyi hissetmeliyiz.

Az önce bahsettiğim gibi psikoterapi bir yolculuk. Bu yolculukta bazen düz bir yolda ilerlerken bazen de virajlı patikalardan geçmemiz gerekebilir. Terapide temas edemediğiniz duygularla yüzleşmek zaman zaman zorlayıcı ve acı veren bir deneyim olabilir. Tam da bu hislerin harekete geçmesi iyileşme sürecinin bir parçasıdır. Bu yüzden pskoterapi süreci duygusal anlamda inişli çıkışlı olabilir.

  • Psikoterapistler bizi neyi yapıp yapmamız gerektiği konusunda yönlendirmelidir.

İyi bir terapist size ne yapacağınızı söylemek yerine sizin ne yapmak ve neden yapmak istediğinizi belirlemenizi sağlayacak, yaşanan soruna dair farkındalık arttırıcı sorular sorar.Böylece kendi kaynaklarınızı kullanarak yaşadığınız problemlere daha kalıcı ve işlevsel çözümler bulmanıza yardımcı olur.

  • Psikoterapiste anlattıklarımı arkadaşlarıma da anlatabiliyorum zaten.

Aslında terapötik ilişki yani terapistiniz ile olan ilişkiniz diğer ilişkilerden daha farklı. Bu ilişki karşılıklı bir ilişki değil. Yani siz terapistiniz ile belki de hayatınızın en mahrem bilgilerini paylaşıyorsunuz fakat terapistiniz aynı şekilde karşılık vermiyor. Bunun nedeni terapistinizin soğuk veya kısıtlayıcı olması değil. Aksine, terapistiniz odağı olması gerektiği yerde yani sizde ve sizin terapi hedeflerinizde tutmak için böyle bir tutum sergiler. Aynı zamanda bazı terapi çeşitlerinde terapist anonimliğini koruyarak danışanın terapist ile ilgili varsayımlar ve yansıtmalarda bulunmasını amaçlar. Ve bu sizin diğer kişilerle ilişkilenme stilinizi gösteren bir örnek olarak terapide çalışılır.

Uzman Bilgisi

Psk. Çağla APAYDIN
Klinik Psikolog
  • Üniversite : İstanbul Bilgi Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Psikoloji (Tam Burs)
  • Uzmanlık : Bahçeşehir Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans Programı, Psikoterapistlerde Bağlanma ile Kendini Açma ve Zor Hasta Tanımları arasındaki İlişkide Duygu Düzenleme Stratejilerinin Aracı Rolü

Yazıları

Podcastler

Güncel Psikoloji Yayınlarımız

Yardıma ihtiyacınız var mı? Size ulaşalım.