Uyku ve Zihinsel Sağlık İlişkisi: İyi Bir Gece Uykusunun Önemi

Uyku ve Zihinsel Sağlık İlişkisi İyi Bir Gece Uykusunun Önemi

Uyku canlıların temel fizyolojik gereksinimleri arasında yer almaktadır. Uykunun amacı vücudun dinlenmesini ve enerjisinin yenilenmesini sağlamaktır. Uyku, insan yaşamının fiziksel ve zihinsel olarak sağlıklı bir şekilde devamı için önemli bir role sahiptir. Kaliteli bir gece uykusu fiziksel olarak metabolizmanın ve iştahı etkileyen hormon dengesinin düzenlenmesine, vücudun kendini yenilemesine ve kalp sağlığına yardımcı olmakla birlikte zihinsel sağlığı da korumaya yardımcı olur.

Uyku her gece tekrarlanan biyolojik bir süreçtir ve döngülerden oluşmaktadır. Tam bir uyku döngüsü 70-120 dakika sürmektedir. Döngüler boyunca uykunun dört aşamasından geçilmektedir. İlk üç aşama NREM, dördüncü aşama ise REM uykusudur. İlk iki aşamada REM dışı uyku, üçüncü aşamada Delta Uykusu olarak da bilinen Yavaş Dalga Uykusu yaşanmakta ve derin uykuya geçilmektedir. Derin uykuda hücrelerin kendini onarma süreci yaşanmakta ve vücudun enerjisi yenilenmektedir. Hafıza ve öğrenme işlevleri ise REM uykusunda aktif hale gelmektedir.

Uyku ve psikoloji arasında kompleks bir ilişki vardır. Uyurken beyinde duygu düzenleme görevini yerine getiren amigdala ve hipokampus bölgelerinde aktivite artışı yaşanmaktadır. Bu aktivite artışı ile birlikte zihinsel fonksiyonlar ve duygusal istikrar korunmaktadır. Düşük uyku kalitesi ve yetersiz uyku, zihinsel sağlığı etkileyerek duygu durum bozukluklarına neden olmaktadır. Kalitesiz bir uyku psikolojik sorunlara neden olduğu gibi psikolojik sorunlar da kalitesiz bir uykuya neden olabilmektedir. Uyku kalitesi azaldığında psikolojik problemleri yönetmek güçleşmektedir. Literatürde kalitesiz bir uykunun sonucu olarak en sık rastlanılan psikolojik sorunlar depresyon ve anksiyete olarak bilinmektedir. Bunun yanında psikolojik tedavi gören bireylerde kalitesiz uyku tedaviyi olumsuz etkilemektedir.

Kaliteli bir uyku, kişinin kendisini enerjik ve güne hazır hissetmesini sağlamaktadır. Uyku kalitesi kötü olduğunda dikkatsizlik, algılama ve hafıza sorunları, emosyonel değişkenlik, varsanı ve sanrılar görme, aşırı stres yaşanabilmektedir. Buna bağlı olarak bireylerin sosyal hayatı, çalışma hayatı, fiziksel ve mental sağlığı etkilenebilmektedir. Beyin plastisitesi teorisine göre, uykunun amacı nöronların yeniden düzenlenmesine yardım etmektir. Yapılan araştırmalara göre uyku sürecinde gereksiz bilgiler silinerek hafızaya katkı sağlanmaktadır. Buna ek olarak kısa süreli anılar, uzun süreli anılara dönüştürülmektedir. Çok yorgun olunduğunda bir şeyleri hatırlamanın zorlaştığı bilinmektedir. Bu durum yeterince kaliteli bir uykunun olmamasından kaynaklanmaktadır. İyi bir gece uykusu hem vücudun dinlenmesine yardımcı olmakta hem de beyindeki anıları düzenlemeyi ve depolamayı sağlamaktadır. Yeni öğrenilen bilgilerin depolanabilmesi için kaliteli bir uyku şarttır. Kaliteli ve düzenli uyku, belleğin daha iyi çalışmasına yardımcı olmaktadır.

İyi bir gece uykusu, kan basıncını düşürerek kalp sağlığını koruduğu gibi sakin kalmaya yarayacak bir gevşeme durumu yaratarak stresi azaltmaktadır. İnsan vücudu yeterince dinlenemediğinde günlük yaşanan hızlı temponun sonucu olarak yüksek düzeyde stres hormonu üretebilmektedir. Kaliteli bir uyku bunun önüne geçmektedir. Buna ek olarak artan stres hormonu uykuya dalmayı zorlaştırmaktadır. Bu nedenle düzenli kaliteli uyku stresten uzak kalmaya yardımcı olduğu gibi, stresten uzak bir yaşam da uyku kalitesini arttırmaktadır.

Zihinsel sağlığın korunması için kaliteli bir uyku gereklidir. Fiziksel aktivite, beslenme düzeni, uyku ortamı ve stres seviyesi kaliteli bir uyku için önemli rol oynamaktadır. Gün içinde düzenli egzersiz yapmak uyku kalitesi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Beslenme ve uyku birbiriyle oldukça ilişkilidir. Uyku saatinden önce şekerli ve işlenmiş gıdalar tüketmemek, aşırı kafein tüketiminden kaçınmak uyku kalitesini arttırmaktadır. Fiziksel aktivite ve beslenme düzeni gibi uyku ortamı da iyi bir uyku için çok önemlidir. Her gün aynı saatte uyuyup uyanmak, uyku süresini ve uyku ortamını düzenlemek uyku kalitesini attırmaktadır. Uyumadan önce elektronik cihaz kullanımının bırakılması gerekmektedir. Elektronik cihazların kullanımı beynin aktifleşmesine ve zihnin canlanmasına neden olarak melatonin miktarını azaltmakta ve uykuya dalma süresini uzatmaktadır. Melatonin hormonu, vücudun biyolojik saatini düzenlemektedir. Melatonin hormonunun salgılanabilmesi için karanlık bir ortamın sağlanması gerekmektedir. Stres seviyesinin de uyku kalitesini etkilediği bilinmektedir. Stres seviyesi yüksek olduğunda uyarılmışlık hali artarak uykuya dalmak zorlaşmaktadır. Bu durum uyku bozukluklarına neden olabilmektedir. Gün içinde yaşanan duyguların, olumsuz düşüncelerin uyku saatinde ortaya çıkması uyku kalitesini negatif etkilemektedir. Bu tarz durumlar yaşandığında bir ruh sağlığı uzmanına danışılmalıdır.

Güncel Psikoloji Yayınlarımız

Yardıma ihtiyacınız var mı? Size ulaşalım.