Suçluluk psikolojisi, kişinin kendi benliği hakkındaki genel kabulüdür. Kendisinden kaynaklı bir durumdan başkalarının üzülmesi söz konusuysa birçok kişi bu durumdan dolayı suçlu hissedebilir. Bunun dışında ise kişinin çevresindeki olayları kendisiyle ilişkilendirerek suçluluk duyuyorsa bu durum çocukluğunda öğrendiği genel kabullerle ilişkili olabilir.
Suçlu hissetme hali bazı durumlarda güncel ve geçici bir durum olmaktan uzaktır. Kişi, geçmiş hataların verdiği suçluluk duygusunu bugün hala hissediyor olabilir. Bu durum, pişmanlık, kendine karşı acımasız bir özeleştiri şeklinde ortaya çıkabilir. Uzun süren hatta kişinin hayatını zindan eden utanç duygusu, psikolojik bir rahatsızlığın işareti olabilir. Bunun dışında çok baskıcı bir ailede büyümekten kaynaklı bazı yanlış öğretiler de kişinin kendini suçlu hissetmesine yol açabilir.
Suçluluk Duygusunun Psikolojik Temelleri
Kişinin kendine dair genel kabulleri, çocukluk dönemiyle ilişkilidir. Bir davranışı gerçekleştirdiğinde onunla ilgili nasıl hissetmesi gerektiğini belirleyen şey, çok önceden henüz dünyayı adım adım tanıdığı dönemlerde öğrendikleridir.
Suçluluk duygusunun temeli nedir?
Suçluluk psikolojisinin temeli, kök ailenin çocuğu yetiştirirken ona verdiği inanç sistemine dayanır. Çocuğun yetiştiği aile ona sürekli her davranışında ayıptan ve günahtan bahsettiyse davranışlarını utançla ilişkilendirmesi muhtemeldir. Yanlış yaptığında sürekli eleştirilen çocuklar, yanlışa tahammülü olmayan bireyler haline dönüşebilirler. Yaptıkları hatalardan dolayı olması gerekenden çok daha fazla suçluluk duyabilirler.
Duyulan suçluluk ilerleyen süreçte kişide anksiyete oluşmasına yol açabilir. Anksiyete ve suçluluk ilişkisi kendini belli fiziksel ve ruhsal belirtiler şeklinde gösterir. Ağır suçluluk duygusu, kişinin sağlığını olumsuz etkileyecek suçluluk psikolojisi tepkilerine dönüşebilir.
Suçluluk Duygusunun Belirtileri ve Fiziksel Etkileri
Suçluluk psikolojisi belirtileri, duygusal olarak yoğun üzüntü ve kaygı hali içinde olma şeklinde ortaya çıkar. Huzursuzluk, uykuda düzensizlik, yeme bozuklukları, sinirlilik suçluluk duygusunun belirtileri olarak ortaya çıkabilir. Suçluluk psikolojisi yaşayan bir kişi, mide bulantısı, terleme, kızarma, kalp çarpıntısı gibi fiziksel belirtiler gösterebilir. Yaşanan bir travma ya da yanlış bir davranış sonrası duyulan suçluluk hissi kişinin hayatını büyük oranda olumsuz etkileyebilir.
Suçluluk psikolojisi nasıl yenilir?
Suçluluk psikolojisini yenmek için psikolojik destek etkili bir çözüm yolu olabilir. Yoğun suçluluk duyuyor ve bu durumdan kurtulamıyorsanız psikoterapi size belli konuların üstesinden gelmede yardımcı olur. Ahlaki gelişim sürecinde fazla eleştirildiyseniz bu durumda yaptığınız hatalardan büyük suçluluklar duyabilirsiniz.
Vicdan ve empati kavramlarını doğru şekilde anlayarak niyetlerinizin iyi olmasına dikkat ettiğinizde suçluluk duygusunu benliğinizle bağdaştırmaktan vazgeçebilirsiniz. Yani, bir olay nedeniyle kendinizi günah keçisi ilan etmek yerine, hata yaptığınızı kabul edip bunun telafisine odaklanabilirsiniz.
Kendinizi bağışlamayı öğrenmek için öncelikle bir profesyonel destek almalısınız. Profesyonel bir rehber size benliğinizle ilgili fark etmediğiniz, bilinçdışında kabul ettiğiniz bazı değerler hakkında gerekli yönlendirmeleri yapar. Öz değer ve benlik algısı konusunda bilinçli hareket etmenize destek olur. Bağışlama ve kendini affetme süreci hakkında zorlandığınız konularda farklı bakış açıları geliştirmenize yardım eder.
Suçluluk Psikolojisinin Sosyal ve Kültürel Boyutları
Suçluluk psikolojisinin sosyal ve kültürel boyutları, içinde yaşadığınız toplumun genel kabulleriyle ilişkilidir. Sokak ortasında kıyafetlerinizi çıkarmak utanç verici bir şeydir. İstemeden de olsa bir kişinin yaralanmasına neden olmak, kendinizi kötü hissetmeniz gereken bir durumdur. Bunun gibi olguları kabul etmeniz ya da etmemeniz ailenizden ve yaşadığınız kültürden aldığınız belli inançlardan kaynaklanır. Narsistik kişilik bozukluğuna sahip kişiler, hiçbir koşulda suçluluk hissetmezler. Aşırı hassas kişiler ise diğer insanlara karşı gösterdikleri nahoş tavırlar ve yaptıkları hatalar karşısında pişman olurlar.
Kişilik, psikolojik durum, içinde büyüdüğünüz aile, toplumsal normlar ve ahlaki kurallar belli durumlara karşı nasıl bir tutum geliştireceğinizi size öğretir. Küçükken yanlış ve doğru davranışları karşısında ölçülü tepkiler almış kişiler, yeri geldiğinde kendiyle gurur duymayı da bilirler. Psikanalitik yaklaşımlar genellikle kişilerin kendilerine olan tutumlarını onların bilinçdışıyla ilişkilendirir. Kendinizle ilgili fark etmeden kabul ettiğiniz yargılar, neyi hak ettiğiniz ve hangi durumda suçluluk hissetmeniz gerektiği konusunda belirleyicidir.
Suçluluk ile Utanç Arasındaki Farklar
Suçluluk psikolojisi, çocukluk deneyimleriyle yakından ilişkilidir. Bu deneyimler, bazen suçluluktan öte ileri boyuta vararak kendini anksiyete bozuklukları şeklinde gösterir. Kişi, suçluluğun ötesinde başına gelebilecek kötü şeylerden de yoğun bir kaygı duyar. Rezil olma korkusu yaşayabilir. Burada devreye suçluluktan öte utanç girer. Suçluluk, kişinin yol açtığı kötü bir durum karşısında üzüntü duyması halidir. Utanç ise kişinin bir davranış sonucunda rezil olacağını düşünmesine kapılmasıdır. Diğer kişilerin kendisine vereceği tepkiden korkar. Kötü bir duruma düşeceğine dair yoğun kaygı duyabilir.
Geçmiş Hatalardan Kaynaklanan Suçluluk Duygusu
Geçmiş hatalardan kaynaklanan suçluluk duygusu, kronikleşmiş bir suçluluk psikolojisine işaret edebilir. Bu duruma neden olan sebeplerin başında sosyal baskı gelebilir. İçinde yaşadığınız ortam bazen yapacaklarınız ya da yaptıklarınız karşısında çeşitli şekillerde cezalandırılacağınıza dair korku duymanıza yol açabilir. Sürekli acımasızca eleştirildiyseniz, yaptığınız hatalar nedeniyle olması gerekenden daha uzun bir süre boyunca suçlu hissetmeye devam edebilirsiniz. Bu durum, depresyona girmenize yol açabilir.
Suçluluk Psikolojisinde Savunma Mekanizmaları
Suçluluk psikolojisi beraberinde bazı savunma mekanizmalarını da devreye sokabilir. Bunlar bazen zihnin kendi kendini savunma mekanizması olarak ortaya çıkan paranoya, obsesif kompulsif bozukluk gibi hastalıklar şeklinde kendini gösterir. Bunlar travmalar sonrası ortaya çıkabilen ileri düzey durumlardır. Kişi, suçluluğa yol açan şeyi yapması gerektiğine dair kendini inandırmaya yönelik telkinlerde bulunabilir. Bu duruma şöyle bir örnek vermek mümkündür: Bir kişinin kalbini kırdıysanız onun size karşı yaptığı kötü bir davranışı hatırlayarak içinizi rahatlatabilirsiniz. Bu durum, bazen suçluluk duyduğunuz konuda kendinizi daha az kötü hissetmenize yardım edebilir. Kendini uykuya ya da yemeye vermek de suçluluk psikolojisinde geliştirilen savunma mekanizmaları arasında yer alır. Yeme bozuklukları, çeşitli psikolojik durumlar neticesinde ortaya çıkan ve beraberinde istenmeyen kiloların alımıyla devam eden bir süreci içerir. Suçluluk duygusu da bunlardan bir tanesidir.
Suçluluk Duygusu ile Nasıl Başa Çıkılır?
Suçluluk duygusu ile başa çıkmak için sosyalleşmeye önem verebilirsiniz. Kendinizle sürekli baş başa kalmak, bazı takıntılı düşünceleri tekrar harekete geçirebilir. Bu durumla başa çıkamadığınızı hissediyorsanız neden böyle hissettiğinizi anlamaya çalışabilirsiniz. Yanlış yaptığınızı kabul etmek, ilk adımdır. Suçlu hissettiğiniz konuda yanlış yaptığınızı ve bunu bilerek yapmadığınızı düşünebilirsiniz. Sonrasında yanlışınızı telafi edip edemeyeceğinize bakabilirsiniz.
Telafi şansınız varsa bu durumu düzeltebilir ve kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz. Bir arkadaşınıza karşı düşünmeden onun üzülebileceği bir şey söylemiş olabilirsiniz. Bunun onu kırdığını biliyorsanız kendinizi ifade ederek ondan özür dileyebilirsiniz. Özür dilediğinizde, kendinizi suçlamaktan vazgeçip durumu düzeltmek için bir adım atmış olursunuz. İşleri düzeltmeye çalışmak kendinizi daha iyi hissetmenize yardım eder.
Terapötik Yaklaşımlar: Suçluluk ve Psikoterapi
Travma sonrası stres bozukluğu gibi bir nedenle suçlu hissediyorsanız kesinlikle terapi almalısınız. Bir kişinin ölümünü engelleyememek, zarar göreceğini anlayıp yetişememek gibi durumlarda kendinizi suçlama eğiliminde olabilirsiniz. Depremde yakınlarını enkazdan kurtaramamak, kazada yakınlarınızı kurtaramamak gibi çok sayıda kötü olay, suçlu hissetmenize yol açabilir. Burada kaç tane senaryo yazarsanız yazın, durumun sizinle ilgili olmadığını kabul ederek başlayabilirsiniz. Neticede insan olduğunuzu ve her yere yetişemeyeceğiniz gerçeğini kabullenmelisiniz. Bu sayede yaşanan olayların sizin yüzünüzden olmadığını ya da sizin yapabileceğiniz bir şey olmadığını kabul edebilirsiniz.
Suçluluk Psikolojisi Üzerine Yapılan Araştırmalar ve Bilimsel Bulgular
Kişinin kendinden memnuniyetsizlik duygusu ve suçluluk psikolojisi üzerine yapılan çok sayıda araştırma bulunur. Bunlardan bir tanesi Tancy ve Robbins tarafından geliştirilmiş olan Yükleme Kuramıdır. Kuram doğrultusunda kişi, yanlış bir davranışta bulunduğunda kendisini kötü olarak kabul etmek yerine, kötü bir şey yaptığını ifade eder. “Ben kötüyüm.” demek yerine “Kötü bir şey yaptım.” diyerek sorumluluğu üzerine alır. Bu kabul ediş, kişinin öz benliğine karşı herhangi bir kötü düşünce geliştirmesini engeller. Bunun yerine sorumluluk bilincini geliştirmeyi destekler. Kötü durum benliğe değil, o an sergilenen kötü davranışa atfedilir.
Sosyal bilişsel kurama göre kişiler, suçluluğa ve utanç duygusuna yatkın olabilirler. Bu yatkınlık onların suçluluk psikolojisi içine girmesine ve utanç duymasına yol açan olayların tekrarlanmasına neden olur. Utanca yaktın olma durumu, kişinin çözümcü yaklaşımlar sergilemesine engel olur. Yıkıcı ve öfke dolu yaklaşımlar sergilemesine yol açar.
Suçluluk psikolojisi üzerine yapılmış çok sayıda çalışma bulunur. Zaman ve yer kısıtlaması nedeniyle bunların hepsine bu alanda yer vermek mümkün değildir. Suçluluk psikolojisi genel olarak kişinin durumu, kendisiyle ya da olayla bağdaştırmasına bağlı olarak farklı sonuçlara yol açabilir. Kişinin kendine dair genel kabulleri, hataları karşısında ne kadar utanç ve suçluluk duygusu yaşayacağını büyük ölçüde belirler. Suçluluk psikolojisi yüzünden hiçbir şeye odaklanamıyorsanız bu durumda terapi alarak kendiniz için güzel bir adım atabilirsiniz.