Okullarda Şiddeti Önlemenin İlk Adımı: Zamanında Fark Etmek

Yayın Tarihi
24 Nisan 2026
Bu içeriği Yapay Zekâ ile özetleyin

Madalyon Psikiyatri Merkezi olarak, okullarımızda art arda yaşanan şiddet olaylarını derin bir endişe ve üzüntüyle takip ediyoruz. Öncelikle hayatını kaybeden öğrencilerimize ve öğretmenimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyoruz.Bu tür olayları yalnızca bireysel bir davranış bozukluğu olarak görmek,  buzdağının altındaki asıl nedenleri gözden kaçırmamıza neden olabilir. Çünkü şiddet çoğu zaman tek bir anın değil, uzun süreli psikolojik, ailesel ve toplumsal süreçlerin bir sonucudur. Bu eylemleri gerçekleştirenlerin çoğunlukla ergen yaştaki öğrenciler olması, konunun psikolojik ve sosyal boyutlarını göz ardı edemeyeceğimizi göstermektedir.Ergenlik yani 12-20 yaş aralığındaki insanın gelişim aşamalarından biri ve en kırılgan olanıdır. Bu dönemde kişi kendini önce aile, sonra da toplumda var etmeye çalışır.  Ergenlik; yoğun duygular, aidiyet ihtiyacı, çabucak beliren kırılganlıklarla karakterizedir. Dışlanma, zorbalık, değersizlik hissi ve ifade edilemeyen öfke, zamanla yıkıcı davranışlara dönüşebilir. Bu tür olaylar genellikle anlık değil, uzun süre fark edilmeyen duygusal süreçlerin bir sonucudur. Çözüm; cezalandırıcı yaklaşımlardan çok okullarda psiko-sosyal destek sistemlerinin güçlendirilmesi, Okul-aile işbirliğinin bilimsel temellere oturtulması, şiddeti besleyen toplumsal dilin dönüştürülmesiyle mümkündür.

Çocuk ve ergenlerde görülen bu tür davranışlar;

  • Duygusal ihmal,
  • Çocuk ve ergenlerin gerek evlerinde, gerekse sosyal ortamlarda şiddet görmesi ya da şiddete tanık olması yani şiddetin normalize olduğu ortamlar,
  • Aidiyet eksikliği,
  • Yoğun öfke ve dışlanmışlık hissi gibi birçok faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkabilir.

Bu noktada sorulması gereken soru şudur;

“Bir çocuk, bu noktaya gelene kadar neler yaşadı ve bu süreçte neler gözden kaçtı?”

Randevunuzu Birlikte Oluşturalım

Size uygun uzmanı birlikte seçelim.

Toplum olarak yalnızca sonucu değil, süreci de konuşmaya ihtiyacımız var.

  • Ailelerin, çocuklarının duygusal dünyasını daha yakından takip etmesi, çocuklarını yargılamadan dinleyebilen bir ilişki geliştirebilmesi, onlardaki ufak da olsa değişimleri fark edebilmesi
  • Ailelerin ve öğretmenlerin risk işaretlerini tanıyabilmesi,
  • Okullarda psikolojik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, öğrencilerin bir araya geleceği “okul tiyatrosu, edebiyat kolu, spor etkinlikleri, birlikte yapılan kutlamalar” gibi faaliyetlerin geliştirilmesi,
  • Öğrencilerin kendilerini ifade edebileceği güvenli alanların oluşturulması bu tür olayların önlenmesinde kritik rol oynamaktadır. Unutmamak gerekir ki, önleyici ruh sağlığı çalışmaları, en az güvenlik önlemleri kadar hayati bir öneme sahiptir.

Şiddeti önlemek sadece kontrol etmekle değil; anlamak, erken fark etmek ve desteklemekle mümkündür ve her aşamada eğitim, şifanın ve iyiliğin anahtarıdır.

Madalyon Psikiyatri Merkezi olarak;

Çocukların ve gençlerin duygusal ihtiyaçlarının görünür kılınmasının ve erken müdahalenin önemini bir kez daha vurguluyoruz.

Toplum olarak daha güvenli bir gelecek, ancak anlayan, fark eden ve zamanında müdahale eden bir yaklaşımla mümkündür. 

Madalyon Psikiyatri Merkezi

Uzman Makaleleri

Podcastler