Çocuklarda Görülen Kronik Hastalıklar Nelerdir?
Kronik hastalıkların çocuk psikolojisine etkisi, yetişkinlerde olduğundan daha farklıdır. Çocukların hastalığa direnci yetişkinlere göre daha düşük olabilir. Tedavi sürecinde sürekli kan alımı, iğne ve serum uygulamaları çocuklarda korkuya yol açar. Hastaneye gitme düşüncesi onlar için korkutucu bir hal almaya başlayabilir. Çocuklarda kronik hastalıklar söz konusu olduğunda doğru uzmana danışmak ve çocukla durumu hakkında açıkça konuşmak bu süreci daha iyi yönetmenizi sağlayabilir.
Çocuğun korkularını ve kaygılarını gidermek için yaşadığı durumu olabildiğince açık şekilde anlatmak gerekir. Nelere dikkat etmesi, nasıl bir hayat sürmesi gerektiği yönünde bilgilendirme yapmak onun da kendine daha özenli davranmasını sağlar.
Her hastalığın seyri ve dikkat edilmesi gereken hususlar değişiklik gösterir. Çocuklarda görülen kronik rahatsızlıklar arasında: diyabet, astım, obezite, epilepsi, kas distrofisi gibi hastalıklar yer alır. Bu hastalıkların, çocuğun metabolizmasına etkisini anladıktan sonra kullanması gereken ilaçları, beslenme düzenini sıkı bir şekilde takip etmek gerekir.
Bütün bu hastalıklar, çocuğun ve ailenin yaşam kalitesini büyük oranda düşürebilir. Bu durumu iyi şekilde yönetebilmek adına sağlıklı beslenme düzeni, egzersiz programı ve düzenli uyku rutinlerine önem vermek gerekir. Bu süreçte hem diyetisyen hem de uzman doktor iletişiminde kalarak çocuğun hayat kalitesini yükseltmek mümkündür. Bunun yanında bir de psikolojik destek alınması, hastalık sürecinde moral bozukluğunu gidermeye katkı sağlayabilir. Bunun için çocuk psikolog ile iletişime geçerek randevu oluşturabilirsiniz.
İlginizi Çekebilir: Çocuk Psikolog
Kronik Hastalık Nedeniyle Çocuğun Otonomi Duygusu Nasıl Etkilenir?
Kronik hastalıkların çocuk psikolojisine etkisi, birey olma sürecini kötü etkileyebilir. Çocuk sürekli tedavi ve hastane süreci nedeniyle otonomi duyusu geliştirmekte zorlanabilir. İçe kapanık ve sessiz bir yapıya bürünebilir. Çocuklar normalde 2-3 yaşlarından itibaren benlik ve bireysellik duygularını geliştirmeye başlarlar. Ebeveynlerine itiraz ederek kendi iradelerini ortaya koymaya çalışırlar.
Çok küçük yaştan beri tedavi süreci yaşayan çocuklar, kendi istekleri ve iradeleri dışında gerçekleşen müdahaleler nedeniyle bağımsızlık kaybı yaşayabilirler. Bu durum onları evden çıkmama isteğine, özgüven eksikliğine sevk edebilir. Diğer insanlardan özellikle de yaşı kendinden büyük ve yetişkin olan kişilerden korkma eğiliminde olabilirler. Bu durumu aşabilmek ve çocuğun sosyal izolasyon ortamından kurtulmasını sağlamak için aile faktörü son derece önemlidir.
Kronik Hastalığın Aile İçindeki Etkileri Nelerdir?
Kronik hastalığı bulunan çocuklar, aile içinde her zaman daha denetim altında olurlar. Yaşıtları gibi koşup oynayamayabilirler. Astım gibi yaşam kalitesini büyük oranda bozan bir rahatsızlık söz konusuysa çocuk genellikle arkadaşlarının bulunduğu birçok ortamdan kısıtlanır. Aile stresi çocuğun iyileşme sürecini olumsuz yönde etkileyebilir.
Ailenin çocuğu fiziksel acıdan koruma içgüdüsü farkında olmadan onu psikolojik bir acıya sürükleyebilir. Bu durumu kontrollü ama çocuğun da mutlu olacağı bir ortam oluşturarak takip etmek gerekir. Arkadaşlarını eve çağırarak ya da tozun bulunmadığı ortamlarda arkadaşlarıyla bir araya gelmesini sağlayarak çocuğu sosyal ortama adapte edebilirsiniz.
Kronik rahatsızlıkların kardeşler arası ilişkiler üzerinde de belli bir etkisi bulunur. Kardeşlerden bir tanesi yaşından önce alması gerekenden fazla sorumluluk almak zorunda kalabilir. Küçük kardeş abi ya da abla rolünü üstlenmiş olabilir. Bu durum aile içi dinamiklerde kardeşler arasında kıskançlığa yol açabilir. Ebeveyn yükünü hafifletmek isteyen aile bireyleri yani diğer kardeş ya da kardeşler, yardımcı bir rol üstelenebilirler. Burada ailenin bütün çocuklar arasında sevgi ve ilgi açısından eşit bir bağ kurduğundan emin olması gerekir.
Evdeki herkesin hasta olan kardeşe uygun şekilde hareket etmesi destekleyici kardeş ilişkilerinin gelişmesine de yardım edebilir. Diyabet hastası bir kardeşin yanında tatlı yiyeceklerin tüketilmemesi, hasta olan çocuğun daha dengeli bir yaşam sürmesine yardım edebilir. Evde sağlıklı tatlı alternatiflerinin yapılması, diyabet hastalığının daha kontrollü şekilde takip edilmesine yardım edebilir. Çocuğa şekerin ve karbonhidratın zararları anlatılarak beslenme düzenine okulda ve dışarıda da dikkat etmesi gerektiği öğretilebilir. Bu yaşam alışkanlıkları diğer kardeşi ya da kardeşleri de sağlıklı beslenme davranışına yönelterek onların da bu düzene alışmasına yardım eder.
Kronik Hastalıkların Çocukların Eğitimine Etkisi Nedir?
Astım, kas distrofisi gibi hastalıklar çocuğun hareketlerini büyük oranda kısıtlar. Özellikle kas hastalıkları zamanda hareket etmeyi büyük oranda zorlaştırır. Bu da onların eğitimde devamlılık sorunlarına yol açabilir. Kas hastalığı herkeste farklı şekillerde seyredebilir. Kasları destekleyen bir beslenme düzeniyle ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla hastalar, uzun yıllar çok ağır semptomlar olmadan yaşayabilirler. Bu durum, hastalığın türüne ve etkilediği kaslara göre değişiklik gösterir.
Bunun dışında diyabet hastası olan çocuklarda ani kan şekeri düşmeleri okul performansını büyük oranda olumsuz etkileyebilir. Çocuğun hastalığından öğretmenin haberdar edilmesi, sınıfta meyve suyu ya da kesme şeker gibi kan şekerini yükseltmeye yardımcı yiyeceklerin ve içeceklerin bulunması sağlık risklerini azaltabilir. Çocukların okulda yaşadıkları semptomlar derslerdeki performanslarını etkileyebilir. Bunun dışında bir de hastalık nedeniyle beyin etkileniyorsa ya da çocukta odaklanma sorunu varsa akademik gerilik yaşanabilir.
Bazı durumlarda çocuklar için özel eğitim ihtiyaçları doğabilir. Çocuğun yaşam kalitesi çok büyük oranda bozulmuyorsa sosyal hayatına normal şekilde devam etmesi tavsiye edilir. Okulda ciddi sağlık problemleri yaşayan çocuklar için evde eğitim ve özel eğitim koşulları düşünülebilir.
Kronik Hastalığı Olan Çocuklarda Sağlıklı Yaşam Alışkanlıkları
Sağlıklı yaşam alışkanlıkları, aslında kronik bir rahatsızlık olmadan da hayatın içine dâhil edilmesi gereken adımları içerir. Bir de kronik rahatsızlığı bulunan çocuğunuz varsa bu durumda beslenme düzeni ve fiziksel aktivite arasındaki denge daha da önemli hale getir. Çocuğun uyku düzeni, onun sağlıklı yaşam kalitesini önemli ölçüde belirler.
Kronik hastalığa uyum sürecinde çocuğun sağlığına katkı sağlayacak, yeme düzeni ve sportif aktiviteler desteklenmelidir. Hem zihinsel süreçleri hem kas yapısını hem de ruh durumunu dengeleyen spor, çoğu çocuğun fiziksel anlamda rahatlamasını sağlar. Kas hastalığı bulunan kişilerde kasların ve dokuların daha güçlü bir yapıya kavuşmasına yardım eder. Kendini iyi hissettiğinde kronik hastalıkların çocuğun psikolojisine etkisi önemli ölçüde azalır. Olumsuz etkileri en aza indirmek için sağlıksız abur cuburlardan ve hareketsizlikten uzak durmak gerekir.
Astımdan muzdarip bir çocuk için yaşanan ortamın tozdan arındırılması önemlidir. Okul ortamında rahatsızlık hissettiği durumda çantasında sürekli bulunan bir inhalatör, gerekli müdahaleyi yapmayı sağlar. Çocuğa bunu ne durumda ve nasıl kullanması gerektiği anlatıldığında astım atakları kısa sürede son bulabilir.
Epilepsi hastası olan çocuklarda da karbonhidrat ve rafine şeker tüketimine dikkat edilmesi gerekir. Beslenme düzeninde bu gıdalar yerine doğal ve taze gıdalara yer vermek daha doğrudur. Çocuğun hastalığına ve genel sağlık durumuna uygun olarak bir diyetisyen desteği almak, onun yaşam kalitesini daha da artırmaya yardım eder.
Hangi kronik rahatsızlık olursa olsun, yaşanan etkiler, çocuklar için ağır olabilir. Bu durumda, çocuğun hastalığı kabullenmesi ve daha sağlıklı bir yaşam için ne yapması gerektiğini öğrenmesi, karamsarlığa kapılmasını engelleyebilir. Bu konuda çocuk psikolojisi alanında uzman kişilerden destek alabilirsiniz.
Aileler İçin Kronik Hastalığa Uyum Sağlama Yolları
Kronik hastalıkların çocuk psikolojisine etkisi, ailenin tutumuyla da yakından ilgilidir. Hastalık sürecine alışma döneminde yapılması gerekenler iyi bir şekilde öğrenilmelidir. Çocuğun daha sağlıklı bir yaşam için hangi ilaçları kullanması, nasıl beslenmesi, takviye olarak ne alması gerektiği araştırılmalıdır. Bu noktada herkesin söylediklerine kulak vermek yerine doktorun tavsiye ettiği tedavi yöntemine uyum sağlamak önemlidir. Hastalıkla nasıl mücadele edileceği anlaşıldıktan sonra bunu günlük hayata adapte etmek kolaylaşır.
Aile destek programları sayesinde çocuğun günlük beslenme, uyku ve egzersiz düzenini takip etmek daha kolay hale gelir. Etkili iletişim sayesinde çocuğun günlük yemesi gereken besinleri öğrenmesi, uyku düzenine uyum sağlaması mümkün olur. Günlük egzersiz rutinine alışması için onunla birlikte spor salonuna yazılmak etkili yöntemlerden biridir. Bütün bunları yaptığınızda çocuğun sosyalleşmesi de mümkün hale gelir. Hastalığa karşı psikolojik olarak dayanıklılığı artar. Düzenli olarak sağlık takibi yapılmasını sağladığınızda çocukların kendi rutinlerini oluşturmalarını kolaylaştırabilirsiniz. Bu konuda ebeveyn eğitimi de son derece önemlidir.
Öncelikle siz çocuğunuz için en iyi olan alışkanlıkları ve günlük yaşam rutinlerini benimsemelisiniz. Bunu yaptığınızda çocuğun da hastalığa karşı daha pozitif bir tutum geliştirmesine yardım edebilirsiniz. Psikolojik açıdan zorlandığınızı hissediyorsanız aile terapisi alarak kronik rahatsızların çocuk psikolojisi üzerine etkisi konusunda daha fazla bilgi edinebilirsiniz.