EMDR Terapi ve Tekniği

EMDR Terapi ve Tekniği

EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden Yapılandırma) metodu çözümlenmemiş anıların rahatsız edici etkilerini ortadan kaldırmaya yönelik olarak 1991 yılında Psikolog Francis Shapiro (1991) tarafından geliştirilmiştir.Shapiro, bireyin kendini iyileştirebilme yeteneğine ve mekanizmalarına ilgi duyan bilişsel bir terapisttir. Sağlı sollu göz hareketlerinin, bazı anıların getirdiği duygusal stresi azalttığını fark ettiğinde bunun bilimsel dayanaklarını merak ederek sayısız araştırmanın öncülüğünü yapmıştır. EMDR tekniği, rahatsız edici/ travmatik içerikli bir bilginin doğru işlenmediği takdirde bazı fiziksel ve psikolojik semptomlara yol açabileceğini vurgulayan teorik bir bilgi işleme modeline dayanmaktadır. Aynı nedenle, rahatsız edici nitelikteki anıların doğru bir şekilde işlenmesi ve diğer anılarımızla bütünleşmiş bir şekilde zihnimizde yeniden yapılandırılması sonucunda mevcut semptomların azalması beklenir.

EMDR Tekniği

Bu anlattığımız müdahale tekniği, bilişsel tedavilerde sıkça kullanılan bir tedavi tekniğidir. EMDR’a özgü olan şey, ister işitsel, ister dokunsal ister göz hareketleri yoluyla olsun, ikili uyarımların beynin bilgi ve duygu işleme sürecine yardımcı olmasıdır(Shapiro, 1989, Montgomery & Ayllon, 1994; Lipke, 1996; Sharpley et al.1996; Wilson, 1996). Sağlıklı bir bilgi işleme sürecinde beynin sol ve sağ yarımküreleri etkileşim içindedir. Travmatik bir anı meydana geldiğinde birey kendini savaşması veya kaçması gereken bir durum içinde bulur. Bazen sadece saniyeler süren ( örneğin 40 saniyelik bir deprem) bu durumda beyin aldığı bilgileri işlemeyi erteler ve “savaş veya kaç” komutuna öncelik verir. Bu travmatik olayın anlamına dair bilgi ise işlenmemiş veya yanlış işlenmiş bir şekilde zihinde varlığını sürdürür. EMDR sırasındaki göz hareketlerinin travmatik anıların rahatsız ediciliğini azalttığına ve kognitif süreçlerde değişikliğe yol açtığına dair bir çok nörobiyolojik çalışma mevcuttur (Antrobus, 1973; Antrobus, Antrobus, & Singer, 1964; Siegel, D.J. 2002; Stickgold, R., 2002; van der Kolk, B.A., 2002).Christman, Garvey, Propper and Phaneuf (2003) ikili uyarımların hatırlanan anıların sayısını arttırdığını vurgulayan araştırmacılar arasındadır.

EMDR, APA ( American Psychiatric Association) tarafından, bilişsel tedavilere ve ilaç tedavilerine denk bir travma müdahale tekniği olarak kabul edilmiştir. Çocuklukta halleşilmemiş her türlü anının gözden geçirilmesini ve var olan negatif benlik algısının yeniden yapılandırılmasını gerektiren her türlü patolojide tek başına veya diğer yöntemlerle entegre bir biçimde kullanılabilir.

Panik Atak Tedavisinde EMDR Terapi Nasıl Uygulanır?

Panik atağı deneyimlemiş olan kişiler bunun ne kadar ciddi bir rahatsızlık verdiğini bilirler. Eğer kişinin o anda yaşadığı sıkıntıya 1 ile 10 arasında bir puan verirsek ve 10 en yoğun sıkıntıya ifade etse, çoğu panik atak hastası o anda yaşadığı gerginliğe 9 veya 10 vermektedir. Atak esnasında kendileri hakkındaki olumsuz düşünceleri ise “ben ölüyorum” ya da “kalp krizi geçiriyorum” olmaktadır.Panik atak hastaları o kadar yoğun bedensel belirtiler yaşarlar ki bu düşünceleri tamamıyla doğruymuş gibi hissederler. Genelllikle bu atakları “iyisin, bir şeyin yok ” cümlesini duymak için yapılan acil servis ziyaretleri izler. Buna bağlı olarak çoğu panik atak hastası arkadaşlarıyla buluşma yerlerini bir hastaneye yakın olması koşuluyla belirler. Yıllardır bu sıkıntı nedeniyle şehir dışına çıkmamış hastalar vardır.

EMDR ( Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırme ve Yeniden Yapılandırma ) tekniği, panik bozukluk tedavisinde üç boyutta ele alınır.

  1. İlk olarak hastanın geçirdiği ilk panik atak deneyimleri travmatik deneyimler olarak ele alınır ve hasta bu deneyimlerine karşı duyarsızlaştırılıncaya kadar ve o anları hatırladığında rahatsız olmayana kadar EMDR tekniği ile çalışılır. Pek çok hasta ilk bir kaç atak deneyimini bu teknikle çalıştıktan sonra günlük hayatta daha güvenli ve daha kontrolde hissettiklerini ve artık geçmiş konuları çalışmaya hazır olduklarını ifade etmişlerdir. Bu ilk aşamada kişinin gözönüne getirdiği bir sahne (atak belirtilerini hissettiği an) , bu sahne ile ilgili olumsuz bir düşünce (genellikle kişinin kendine verdiği değeri azaltan nitelikte bir düşüncedir) ve bedende hissedilen bir duyguyla birlikte ele alınır. Hastadan buna dair veriler alındığında ikili uyarımlar yardımıyla duyarsızlaştırma çalışması başlar ve hasta o anı hatırlayıp bedeninde veya düşünsel olarak bir rahatsızlık hissetmeyene kadar devam edilir. Yani hastalar verilen ikili uyarımlar eşliğinde bu anıları bilişsel ve duygusal olarak işlerler.Duyarsızlaşma ile birlikte hastanın panik nöbetine dair inandığı yanlış düşünceleri bırakması ( deliricem, aklımı kaybediyorum, ölücem, bir doktora görünmeden başa çıkamam) ve panik duygusunun sadece bir adrenalin tepkisi olduğu, bu tepkinin sonsuza kadar süremeyeceği, eninde sonunda geçeceği gibi olumlu inançları benimsemesi sağlanır. Bir sonraki aşamada hastanın tekrar panik duygusu yaşaması halinde baş etmesini kolaylaştıracak gevşeme teknikleri ve telkin yöntemleri yine EMDR eşliğinde yerleştirilir. Hastanın geçmişte baş edebildiği diğer zor durumlar veya kendine güvendiği başka alanlardan faydalanıldığı için bu aşamaya Kaynak Yerleştirme denmektedir. Yani hastada zaten var olan bazı kaynakların zenginleştirilmesi ya da panik halinde aktif hale getirilmesi hedeflenir. Hastanın kendine güvendiği alanlardaki becerilerini ve düşünce biçimini panik anına transfer etmesini sağlayan bir güven yükleme aşaması diyebiliriz.
  2. Daha önce de bahsettiğimiz gibi hasta her ne kadar ataklara karşı kendini daha güçlü hissetse de atakları şekillendiren geçmiş yaşantılar çalışılmadan atakların tamamen yok olması beklenemez. Bu anlamda yine EMDR prosedürüne bağlı olarak kişinin geçmişte olumsuz etkilendiğini ya da duygusal olarak zorlandığını düşündüğü bazı anılar ele alınır. Bu anı çalışması dinamik terapinin serbest çağrışım tekniğinden faydalanmaktadır. İkili uyarımlarla birlikte bu çağrışımların sadece hızlandırıldığı söylenebilir.
  3. Son aşama ise hastanın günlük hayatında bulunması gereken ve panik duygusunu tetikleyebilecek ortamlara ve durumlara karşı duyarsızlaştırılmasını amaçlamaktadır ki bu prosedüre Gelecek Yerleştirme denmektedir. Hastalar bu süreçte kendilerini uçak, otobüs, metro, toplantı vs. ortamlarda hayal ederek ikili uyarımlar yardımıyla panik duygusu ile baş edebilecek şekilde hazırlarlar.

EMDR panik bozukluk tedavisinde hastaların geçmiş öykülerinin farklılığına bağlı olarak 6 ile 8 seanslık bir tedavi sürecini kapsamaktadır. Bunun yanında klasik terapi süreci devam eden hastalarla süreci hızlandırmak ve ilk panik ataklarına karşı duyarsızlaşmalarını sağlamak amacıyla 2-3 seanslık bir uygulama da destekleyici olabilmektedir.

Hayat, yakalayamayacağımız kadar hızlı geçen, içinde bulunduğumuz şu an dışında, anılardan ibarettir. (Tennesse Williams). EMDR (eye movement desensitization and reprocessing / göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden yapılandırma ) tekniği, 1987’de alternatif bir terapi biçim olarak kullanılmaya başlanmış ve klinik çevrelerde büyük ilgi görmüştür.

EMDR tekniği ikili uyarımlar yoluyla bireylerin zihinlerine hapsolmuş ve şu anki yaşantılarını etkileyen rahatsız edici anıları ortaya çıkararak, bu anılara dair duyarsızlaşmanın sağlanmasını amaçlamaktadır. Duyarsızlaştırma süreci, trafik kazası, taciz, deprem vs. gibi travmatik olaylar için olabildiği kadar, kendimizi değersiz, çirkin, yetersiz, kusurlu, aptal hissetmemizi sağlayan çocukluk anıları da olabilmektedir. Yapılan araştırmalar insanların geçmişlerine dair akıllarında kalan olayların çoğunun, olumsuz içerikli olduğunu göstermektedir. Bir kaza geçirmek kadar ilkokul öğretmenimizden duyduğumuz bir söz de yaşantımızı travmatik biçimde değiştirebilir. Her bireyin bu rahatsız edici anıları deneyimleyişi ve baş etme gücü farklıdır.

Duyarsızlaştırma aşamasını, bireyin olumsuz yaşantılar sonucu bozulmuş kendilik algısının yeniden yapılandırılması aşaması izlemektedir. Değerli olma, sevilebilir olma, güvende olma, hayatının kontrolünü elinde bulundurma, kararlarına güvenebilme, başarılı olmaya dair bir çok inanç yeniden yapılandırılır. Bu süreci yeni ve daha işlevsel davranış biçimlerinin ortaya çıkmasının cesaretlendirilmesi izler.

EMDR psikodinamikbilişsel, davranışçı, danışan merkezli yaklaşımlar gibi farklı yaklaşımların öğelerini bir araya getiren bir tekniktir (Shapiro, 2001). Ülkemizde 1999 depreminden sonra travmatize olmuş çocukların ve yetişkinlerin ruh sağlıklarını düzeltmek ve korumak amacıyla kullanılmıştır. Zaman açısından diğer psikoterapi seanslarına göre avantajlı olmakla birlikte, bireylerin sahip olduğu rahatsız edici anıların çokluğuna göre terapi süresi uzayabilmektedir. Travma sonrası stres bozukluğu, panik- atak, fobiler, özgüven eksikliği, performans geliştirme gibi konular için uygunluğu ispatlanmıştır.

EMDR uygulamacısının, EMDR Insititute tarafından açılan iki düzey sertifikalandırılmış eğitimi tamamlamış ve süpervizyon çalışmalarına katılmış olması gerekmektedir. EMDR egitimcisi David Grand’in Türkçe’ ye çevrilmiş kitabı “Işık Hızında İyileşme-EMDR” kitabından faydalanabilir ve bu çalışma için psikologlarımızdan randevu alabilirsiniz.

Güncel Psikoloji Yayınlarımız

Yardıma ihtiyacınız var mı? Size ulaşalım.