No.1

Yayın Tarihi
19 Şubat 2024

Bülten Konu Başlıkları

Madalyon bülten artık yayında, okumak için şimdi tıklayın.

Merkez Başkanımız Dr. Gülseren Budayıcıoğlu'ndan Mesaj

Merhaba sevgili Madalyon Dergisi okurları, Dergimizin ilk sayısının, ilk makalesini yazarken öncelikle her birinize çok selam ve sevgilerimi ileterek başlamak istiyorum. Madalyon Psikiyatri Merkezini kurmak, meslekte biraz tecrübe kazandıkça benim en büyük hayalim olmuştu.

Devamını Oku…

Psk. Naz MEYDAN;

Psikoterapi, bireylerin günlük hayatta baş etmekte zorlandıkları sorunlar ile baş etmelerine yardımcı olmayı amaçlayan; bireylerin duygu, düşünce, davranışlarına odaklanarak zihinsel sağlıklarını iyileştirmelerine yardımcı olan bir tedavi yöntemidir. Psikoterapinin temel amacı, bireylerin günlük hayatlarında yaşadıkları sorunları ve bu sorunlar sebebiyle hissettikleri duyguları anlamak, bireylerin baş etmekte zorlandığı sorunların altında yatan sebepleri bulmak ve bireylere bu sorunlar ile baş etme becerisi kazandırarak yaşam kalitesini artırmaktır

Devamını Oku…

Psk. Sibel AYYILDIZ

Yaşanılan olumsuz olay karşısında zihnimizden geçen düşüncelerin duygularımızı harekete geçirmesi, hissettiğimiz duyguların şiddetine bağlı olarak bedenimizde olan etkiyi fark etmek ve buna bağlı olarak davranışımızın oluşması saniyeler içerisinde gerçekleşir. Güncel sorun karşısında davranışlarımızın oluşmasını sağlayan düşünceyi bulmak, duygularımızın farkına varmak bilişsel davranışçı terapinin hedefleridir.

Devamını Oku…

Psk. Eda AYDIN YILMAZ

EMDR (Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme Terapisi) 1980’lerin sonlarında Dr. Francine Shapiro tarafından geliştirilmiş olan bir psikoterapi modelidir. Ruhsal yaralanmalara neden olan travmatik olayların tedavisinde bilimsel olarak geçerlilik kazanmış özgün bir tedavi protokolüdür. EMDR terapisi, Adaptif Bilgi İşleme (AIP) Modeline dayanmaktadır. Tüm deneyimlerimiz beynimizdeki ilgili bellek ağlarında düzenlenir. Yaşamda ilerledikçe, önemli deneyimlerimiz beynimizde benzer anılarla birlikte, metaforik olarak ‘dosyalar’ içinde depolanır.

Devamını Oku…

Psk. Nida DAL İDİKUT

Kendimize zarar verecek kadar fedakar olmak… En küçük bir başarısızlıkta bile yetersiz hissetmek… Hep olayların olumsuz taraflarına odaklanmak… Sevdiklerimizin bir anlık ilgisizliğine karşı değersiz hissetmek… Çoğumuza göre ne kadar tanıdık hisler, davranışlar değil mi? Dünyaya geldiğimiz andan itibaren zihnimizi boş bir defter olarak hayal edelim. Aslında zihnimiz doğduğumuzda tüm bilgi ve inançlardan yoksundur.

Devamını Oku…

Psk. Eren Melike ŞEN

Psikodinamik psikoterapi, psikanalitik kavram ve yöntemlerden yararlanılarak biçimlendirilmiştir. Temelleri Sigmund Freud tarafından oluşturulmuş ve ardından gelen teorisyenler tarafından şekillendirilerek çağdaş düşünceye uyarlanmıştır. Psikodinamik yaklaşım; dürtü-çatışma kuramına, psikoseksüel gelişime, kişiliğin temeline, nesne ilişkileri ve kendilik tasarımlarına, libidoya ve psikanalitik teoriye dayanmaktadır.

Devamını Oku…

Psk. Elif ÇALIŞKAN

Psikodrama spontanlığı, yaratıcılığı ve eyleme geçmeyi temel alan grup terapisi ekolüdür. Kişi, psikodramada grubun içerisinde gerçek yaşantısında yaşadığı sorunlarını oynamaktadır ve grubun diğer üyelerinde rol vererek onları da sürece dahil etmektedir. Burada grupta ele alınan sorun birlikte sahnelenmektedir. Böylece grup üyeleri rol alarak kendi yaşantıları, duygu ve düşünceleri ile birlikte farkındalık geliştirmeye başlamaktadır. Psikodramanın iyileştirme süreci de tam olarak burada başlamaktadır.

Devamını Oku…

Psk. Merve SAVAŞKAN

İlk kez çift terapisine gitmek hem merak hem de kaygı içerebilir. Çift terapisine dair duyduklarınızı kafanızın bir kenarından teyit ederken “Acaba bu bize göre mi? İyi gelir mi? Zaten kavga ediyoruz orada ne konuşacağız? Yoksa meseleleri açmamak mı daha iyi?” gibi düşünceler zihninizden geçebilir. Çift terapisi en temelde; ilişkisel durumları tümüyle incelemek, evlenmek, boşanmak, sevgili olmak ve flört etmek gibi ilişkinin her evresinde ilişki kalitesini artırmak amacıyla ilişkiye yönelik çözümlemek istenilen konuları ele alan bir terapi yöntemidir. 

Devamını Oku…

Psk. Pelin KAYMAN

Cinsel terapi, yetişkin bireylerin cinsel sorunlarının etkili şekilde tedavisine odaklanan bir psikoterapi biçimidir. Bilişsel/davranışsal müdahaleleri, çift müdahalelerini ve bazen de psikodinamik/psikanalitik müdahaleleri içerir. Cinsel doyum için vazgeçilmez değişken olan cinsel etkileşimin davranışsal boyutuna ve bilişsel anlamına bakar. Bireylerin ve çiftlerin cinsel tatminini etkileyen tıbbi, psikolojik, kişisel veya kişiler arası faktörlerden kaynaklanan sorunları ele alarak fiziksel ve duygusal zorlukları aşmalarına yardımcı olmayı amaçlayan bir psikoterapi türüdür.

Devamını Oku…

Psk. Elif ÇALIŞKAN

Oyun terapisini son zamanlarda çok sık duymaktayız. Anne ve babalar oyun terapisinin nasıl olduğunu ve ne şekilde işe yaradığını sıkça sormaktadırlar. Bu konuda da sıklıkla araştırmalar yapmaktadırlar. Bu yazıda, oyun ve oyuncaklarla terapinin nasıl olduğuna ilişkin detaylı bilgi vermek amaçlanmaktadır. Landreth’e (2002) göre oyun, çocuğun dili, oyuncakları ise çocuğun dünyasıdır. Çocuklar gerçek hayatta kendi oyununu oynamaktadır. Bundan dolayı çocuk için hayatın her anı oyundur

Devamını Oku…

Psk. Meltem TURAN KADER

İnsan davranışlarının çeşitliliğinden bahsederken kalıtım ve çevrenin birlikte rol aldığını söyleyebiliriz. Bir diğer deyişle, hepimiz genel olarak benzer nöral bir mimariye sahip olsak da nöral sistemlerin birbirleriyle nasıl organize olduğu, iletişim kurduğu, koordine ettiğine dair kesin ayrıntılar özellikle çocukken yaşantıladığımız deneyimlere bağlıdır. Yeterince iyi bir çocuklukta, bakım veren kişilerden stres korku ve diğer duyguları nasıl yöneteceğimizi öğrenmemiz, geliştirmemiz ve keşfetmemiz için bize güvenlik sağlayan sakinlik, beslenme ve güvence kaynaklarıdır.

Devamını Oku…

Psk. Deniz YILDIZ

Hayallerini gerçekleştirmek için bir yol arayan dört farklı insanın bağımlılıklarının esiri olmalarının ve her şeylerini kaybedişlerinin öyküsü. Film bir bağımlılık anlatısı şeklindedir. Eşini kaybetmiş televizyon bağımlısı bir kadın Sara Goldfarb ve bu kadının uyuşturucu bağımlısı oğlu Harry Goldfarb, filmin ana karakterleridir. Sara, bütün gününü televizyonda yayınlanan bir programı izlemekle geçiren ve eşi öldüğünden beri yalnız hisseden bir kadındır.

Devamını Oku…

Uzman Makaleleri

Videolar

Podcastler