“Hiperaktivite bozukluğu nedir?” diye merak edenlerin kafasındaki algı genellikle aşırı hareketlilik olarak bu rahatsızlığı tanımlamak yönündedir. Ancak sadece aşırı hareketlilikle bu sağlık sorununu tanımlamak mümkün değildir. Hareketli bireylerin hepsi hiperaktif olmayabilir. Kesin tanı için uzman değerlendirmesi gerekir. Aşırı hareketliliğin yanı sıra dikkat eksikliği gibi farklı sorunlar da hiperaktivitesi olan bireylerde görülebilir.
Hiperaktivite, DEHB kapsamında yer alan bir davranış bozukluğudur. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olarak adlandırılan rahatsızlığın farklı türleri vardır. Bazı hastalarda dikkat eksikliği daha baskın bir şekilde kendini gösterir. Bazılarında ise hiperaktivite kaynaklı belirtiler daha baskındır. Ayrıca hem dikkat eksikliğinin hem de hiperaktivitenin bir arada olduğu hastalar da vardır.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), dikkat dağınıklığı, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik (düşünmeden hareket etme) şeklindeki belirtileriyle bireyin akademik, sosyal ve mesleki yaşamında olumsuz etkileri bulunan nörogelişimsel bir bozukluktur.
Okul öncesi dönemde hareketlilik ile hiperaktiviteyi ayırt etmek zor iken, özellikle ilkokul döneminde yaşanan zorluklarla Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu belirgin şekilde kendini göstermeye başlar.Çocukluk döneminde, verilen ödev ve görevlerden çabucak sıkılma, hayallere dalma, dinlemiyormuş gibi görünme, eşyaları kaybetme, oturduğu yerde uzun süre kalamama, kurallara uymama, sıra bekleyememe, çevreden gelen uyaranlarla kolayca dağılma gibi belirtiler gözlenirken; yetişkin dönemde dikkat eksikliği, odaklanma sorunları, karar almada ve sürdürmede zorluk, yapılacakları ve zamanı organize etmede güçlük yaşama gibi belirtiler ön plandadır.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunda, Dikkat Eksikliği baskın tip, Hiperaktivite baskın tip ve birleşik tip olmak üzere üç ayrı kategoriden bahsedilmektedir:
Dikkat Eksikliği baskın tipte; odaklanma güçlüğü, dalıp gitme, herhangi bir işi sürdürmekte zorluk, dağınıklık ve dezorganize davranışlar söz konusudur.
Hiperaktivitenin baskın olduğu tipte; yerinde duramama, tez canlılık, huzursuzluk, aşırı hareketlilik, ortamla uyumlu şekilde davranamama davranışları gözlenir. Düşünmeden konuşma, kendine ve çevreye zarar verici tarzda davranış sergileme, doyumu erteleyememe gibi davranışlar ise dürtüsellik belirtisi olarak görülmektedir. Dürtüsel bireyler, başkalarının sözünü kesme, uzun vadede sonuçları düşünmeden hareket etme eğiliminde olmaktadır. Bu alt tipte süreğen bir huzursuzluk da eşlik etmektedir.
Birleşik tipte ise hem dikkat hem de hiperaktivite ve dürtüsellikle ilgili güçlükler yaşanmaktadır.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun Belirtileri
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu özellikle çocuğun okul dönemine başladığı zaman diliminde tanılanmaktadır. Akademik ve sosyal ilişkilerin arttığı evrede genellikle okulda, öğretmenler tarafından fark edilen uyum güçlükleri farklı şekillerde kendini gösterebilir. Bazı durumlarda yalnızca dikkat eksikliği ile ilgili sorun yaşanırken; bazı durumlarda ise hiperaktivite baskındır.
“TV başında hiç hareket etmeden çizgi film izleyebiliyor. Bilgisayarda oyun oynarken dikkati hiç dağılmıyor, ama dersin başına oturmuyor” şeklindeki yorumlar, başvuru sırasında en sık duyulan cümleler arasında gelir. TV programları ve bilgisayar içerikleri; sınırları belirlenmiş, odaklanma ve üzerinde aktif olarak çalışma gerektiren, yalnızca görsel değil işitsel olarak da çocuğun sürekli dikkatini gerektiren okul aktivitelerinden pek çok yönden farklılaşmaktadır. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunda çocuk, ketleyici ya da çeldirici uyaranları devre dışı bırakıp okulda ondan beklenen görevleri yerine getirmekte zorlanmaktadır. Bu sebeple, sürekli dikkat gerektiren işlerden hoşlanmayabilir ve kaçınma eğiliminde olur.
Dikkat Eksikliği baskın tipte, en az altı ay süreyle olmak üzere; dikkati toparlamakta güçlük çekme, detayları kaçırma, okulla ilgili görevlerde özensiz olma, biri konuşurken başka şeylerle ilgilenme, herhangi bir konuşmayı, oyunu, görevi sürdürememe, odaklandığı sırada çabucak dağılma, sürekli dikkat gerektiren görevlerden kaçınma ya da hoşlanmama, sık sık eşya kaybetme (kitap, defter, kalem, silgi, cüzdan, anahtarlık gibi), sakarlık, ilgisiz düşünce ve uyaranların varlığında hızlıca dağılma, gündelik görev ve sorumlulukları unutma şeklinde belirtiler gözlenmektedir.
Hiperaktivite ve dürtüselliğin baskın olduğu tipte ise yerinde duramama, sürekli kıpırdanma, hareket halinde olma, özellikle okul ortamında sandalyede oturmama, yerinden kalkma, dolaşma, uygun olmayan şekilde hareketli olma, herhangi bir oyun ya da uğraşı sebat ederek sürdürememe, durmaksızın konuşma, düşünmeden konuşma, sorunun tamamını dinlemeden ya da karşıdaki kişinin konuşmasını bitirmeden araya girip konuşma, sırasını beklerken sabırsız olma, başkalarının konuşmasını ya da oyununu izinsiz bölme gibi belirtiler gözlenmektedir.
Hiperaktivite belirtileri arasında en çok öne çıkan aşırı ve kontrolsüz bir şekilde hareket etmektir. Bunun yanı sıra farklı belirtiler de görülebilir:
- Hiperaktivite belirtileri gösteren bireyler hareketsiz durmamaları gereken iş, okul gibi ortamlarda bile kendilerini kontrol edemezler.
- Düşünmeden hareket etmek onlar için yaygın bir davranıştır. Uygun olmayan bir ortamda koşmak, zıplamak gibi ciddi tepki çekecek hareketler yaparlar.
- Hiperaktif belirtileri gösterenler sessiz bir şekilde iş yapabilme konusunda başarısızdırlar. Bağırarak, çığlıklar atarak işlerini yapabilirler.
- Sohbet sırasında konudan konuya atlarlar ve karşılarındaki kişinin bir şeyler anlatmasına fırsat vermezler.
- Hiperaktivitesi olan bireylerle konuşurken onların sizi umursamadığını düşünebilirsiniz. Çünkü dikkatlerini toplamakta zorlandıkları için sizin ne dediğinizi anlamakta güçlük çekerler.
- Çocukluk döneminde derslere ve ders dışı aktivitelere karşı ilgi göstermezler.
- Eşyalarını kaybetmek gibi sıkıntılar yaşarlar.
- Unutkanlık da hiperaktivitesi olan bireylerde yaygın bir davranıştır.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivitenin Görülme Sıklığı
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun çocuklarda görülme sıklığı %5 civarı iken yetişkinlerde yaklaşık %2,5 oranında görülmektedir. Ancak son yıllarda özellikle 2-17 yaş arası çocuk ve ergenlerde görülme sıklığının arttığına dair (%9-10 civarı) araştırma bulguları bulunmaktadır. Erkeklerde görülme sıklığı, kadınlara oranla daha fazladır; kadınlarda ise daha çok dikkat eksikliği baskın tip görülmektedir.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğuna, pek çok olguda öğrenme ile ilgili güçlükler, davranım problemleri, kaygı bozuklukları ve madde kullanımı gibi durumlar da eşlik etmektedir.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivitenin Nedenleri ve Risk Faktörleri
Odaklanamama, uygun olmayan tepkiyi ketleyememe gibi belirtilerle ortaya çıkan Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, beyinde hem yapısal hem de nörokimyasal düzeyde yaşanan farklılıklar nedeniyle ortaya çıkan nörogelişimsel bir bozukluktur.
DEHB‘in ortaya çıkışında biyolojik ve çevresel faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Gebelik sürecinde sigara ve alkol kullanımı, gebelikte toksik maddelere maruz kalma, düşük doğum ağırlığı, beyin hasarı gibi durumlar risk faktörleri arasında sayılmaktadır.
Genetik aktarım ise bir diğer değişken olarak görülmektedir. Aile öyküsünde, DEHB belirtisi gösteren ebeveynin varlığı önemli bir yordayıcı olmaktadır. Erken çocukluk döneminde şekerli beslenme, uzun süre TV/bilgisayar ekranına maruz kalma gibi durumlar, yaygın olarak bilinenin aksine DEHB’nin nedeni değildir.
Çocuklarda Belirtileri
Çocuklarda hiperaktivite belirtileri hem aşırı hareketlilik boyutuyla hem de dürtüsellik boyutuyla değerlendirilmelidir. Çocuklar, hiperaktivitenin yol açtığı dürtüsel bozuklukla baş etmekte zorlanırlar. Bu nedenle arkadaşlarıyla sorun yaşarlar. Oyun sırasında sakinliklerini koruyamamaları, diğer çocuklara adapte olmakta güçlük çekmeleri; yaşadıkları sorunların nedenleri arasındadır. “Hiperaktivite nedir?” diye merak edenler, bu rahatsızlık söz konusu olduğunda, şöyle belirtilerin de ortaya çıkabileceğini bilmelidir:
- Hiperaktivitesi olan çocuklar, kısa süre içerisinde oyundan çıkmak isterler.
- Otururken bile el ve ayakları hareket halindedir.
- Kontrolsüz bir şekilde koşabilir ve zıplayabilirler. Bu nedenle kendilerine zarar verme ihtimalleri, diğer çocuklara göre daha yüksektir.
- Oyuncaklarını, okul malzemelerini kaybedebilirler.
- Aralıksız konuşma davranışı görülebilir.
Yukarıda sıralanan durumlar, zaman zaman hiperaktivitesi olmayan çocuklar için de söz konusu olabilir. Ancak hiperaktif çocuklarda bu tür davranışlar, süreklilik gösterir. Söz konusu davranışlar çocuk kadar ailenin de hayatını zorlaştıracağı için bir an evvel psikolojik destek almakta fayda vardır.
Yetişkinlerde Belirtileri
Yetişkinlerde hiperaktivite belirtileri çocuklardakine benzer şekildedir. Aşırı hareketlilik, doğru tedavi uygulanmadığı takdirde yetişkinlik döneminde de devam eder. Aynı zamanda sürekli konuşmak ve başkalarının sözünü kesmek de yetişkinlerde görülen belirtiler arasındadır. Başkalarının hareketlerine ve davranışlarına müdahale, hiperaktif yetişkinlerin davranışları arasındadır. Eğer bireyde dikkat eksikliği de varsa günlük hayatta yaşanan zorluklar daha da artar. Bu nedenle bir an evvel tedavi için alanında uzman bir psikiyatriste başvurulmalıdır.
Hiperaktivite Nedenleri ve Risk Faktörleri
Hiperaktivite için kesin olarak bir neden belirtmek güçtür. Ancak belli faktörlerin hiperaktivite riskini artırdığı bilinmektedir:
- Genetik yatkınlığa bağlı olarak hiperaktivite gelişebilir.
- Annenin gebelik sırasında sigara, alkol ve uyuşturucu madde kullanması riski artıran faktörler arasındadır.
- Yapılan araştırmalar kurşun maruziyeti söz konusu olduğunda riskin arttığını gösterir.
- Annenin hamileyken kullandığı çeşitli ilaçlar riski artırabilir. Özellikle anti depresan olarak kullanılan ilaçların böyle bir etkisi olabilir.
Hiperaktivite Tedavi Yöntemleri
Çocuk psikiyatrisi uzmanları tarafından hiperaktivite tanısı konulabilir. Ancak kesin tanı için okul dönemini beklemek gerekir. Belirtilerin altı aydan uzun süredir devam ediyor olması hiperaktiviteden şüphelenmek için gereklidir. Hiperaktivite testleri olan ve bu şekilde teşhis edilen bir rahatsızlık değildir. Hiperaktivite testi olarak nöropsikolojik testlerden yararlanılır. Hastanın nörolojik olarak incelenmesi de gerekir. Ayrıca çeşitli kan tahlillerine de ihtiyaç vardır. Teşhis için EEG uygulaması yapılabilir.
Hiperaktivite tedavisi ile hastanın yaşadığı sıkıntılar büyük ölçüde giderilir. Tedavi sürecinde psikolojik terapilerin yanı sıra hiperaktivite ilaçları kullanılması da gerekebilir. Davranışçı tedavilerin etkileri yeterli olmadığı takdirde ilaç kullanımına başlanır. DEHB İlaçları, hiperaktiviteye bağlı olarak ortaya çıkan aşırı hareketlilik, dikkat dağınıklığı gibi belirtileri kontrol altına almakta son derece etkilidir. Belirtileri ciddi boyutlarda olan hastalarda ise psikostimülanlar kullanılır.
Aileler ilaç kullanımı konusunda genellikle çekingen davransa da hekimin tavsiyelerini dinlemek ve uzmanlığına güvenmek, olumlu sonuçlar elde edilmesi açısından önemlidir. Tedavi sürecinde ilaçlar ve terapiler kadar aile desteği de önemlidir.
Çocukluk çağında tedavi edilmeyen hiperaktivite, yetişkinlik döneminde günlük hayatı olumsuz bir şekilde etkilemeye devam eder. Eğer çocukluk döneminde etkin bir tedavi sağlanmadıysa yetişkinlik döneminde tedavi sürecine başlanmalıdır. Yetişkin psikiyatrisi alanında uzman hekimlere başvurarak bu konuda bir tedavi desteği alınmalıdır.
Hiperaktivite ile Yaşam
Hiperaktivite ile yaşam hem hasta için hem de ailesi için belli zorluklar barındırır. Hiperaktif bireyler ve ailelerine eğitimde destek verilmelidir. Aile desteği olmadan sadece psikolojik tedavi ve ilaç tedavisi ile sürecin yürütülmesi zorlaşır. Aile ne denli bilinçli ise belirtilerin ortadan kalkma ihtimali de o kadar artar.
Hiperaktiviteye iyi gelen aktivitelere yönlendirilen çocuklar, olumsuz belirtilerle daha az karşılaşır. Özellikle sporla uğraşmak, hiperaktif bireylere iyi gelir. Ancak takım sporları yerine daha çok bireysel spor dalları tercih edilmelidir.
Hiperaktif bir bireyle yaşarken şu detaylara dikkat etmekte fayda vardır:
- Belirsizlik yerine her zaman net kurallar koyarak hareket etmelisiniz. Kuralları yazılı olarak sunmak ve herhangi bir esneklik tanımamak önemlidir.
- Olumlu davranışları teşvik edebilmek için ödüllendirme yoluna gitmelisiniz.
- Sürekli konuşarak bir şeyleri yapmasını ya da yapmamasını istemek yerine kendi hareketlerinizle örnek olmaya çalışmalısınız.
- Sabırlı olmak, sinirlenmemek bu süreçte dikkat etmeniz gereken en önemli detaylardır.
Hiperaktivite ve Dikkat Eksikliği
Hiperaktivite ve dikkat eksikliği aynı sağlık sorununun farklı türleri olarak değerlendirilebilir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) farklı türleri olan bir rahatsızlıktır. Bazı kişilerde dikkat eksikliği görülür. Bazılarında ise hiperaktivite belirtileri vardır. Ancak kimi hastalarda hem dikkat eksikliği hem de hiperaktivite belirtileri mevcuttur. Hiperaktivite ve dikkat eksikliği arasındaki bağlantı bu şekilde ifade edilebilir.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Tedavisi
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite için tanı koyma aşamasında çocuk ve ebeveynler ile yapılan görüşme sonucunda ilgili ruh sağlığı uzmanı (psikolog/psikiyatrist) çocuğu değerlendirir. Gerekli görüldüğü takdirde nöropsikolojik değerlendirme maksatlı çeşitli testler uygulanır. Çocuk/ergen hakkında daha detaylı bilgi sahibi olabilmek amacıyla okuldan (öğretmen, rehber öğretmen) alınan bilgi oldukça önemlidir. Tüm bu değerlendirmelerin sonucunda psikiyatrist tarafından Dikkat Eksikliği Hiperaktivite tanısı konur.
Tedavi sürecinde psikoterapi ve medikal tedavi Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu için önerilen en etkili yaklaşımlar arasında yer almaktadır. Özellikle çocukluk döneminde aile, okul, doktor ve psikolog işbirliği içerisinde sürdürülen uygulamalar çocuğun işlevselliğini arttırmakta, uyum becerilerini güçlendirmektedir.
Psikoterapi sürecinde, akademik ve sosyal beklentilerin karşılanabilmesi için çocukla sosyal beceri eğitimi çalışılmaktadır. Bilişsel Davranışçı Terapi odaklı uygulamalar ile akran iletişimi, davranış kontrolü, öfke yönetimi, hareketlilik ve dürtüselliğin azalması yönünde müdahalelerde bulunulmaktadır. Çocuğun olumlu yöndeki davranışı pekiştirilerek özdenetim kurması amaçlanmakta; aile ile psikoeğitim uygulamaları gerçekleştirilmektedir.
Psikoterapinin yanı sıra medikal tedavinin eşlik ettiği olgularda çocuğun uyum becerilerinin ve işlevselliğinin arttığı, akademik ve sosyal ilişkilerinin düzenlendiği görülmektedir. Bu sayede çocuğun akranları tarafından kabulü, akademik beklentileri yerine getirebilmesi, sosyal ilişkilerinin düzenlenmesi sağlanmaktadır.
Aileler tedavi sürecinde bazen alternatif yollara yönelmektedir. Neurofeedback ya da beslenme düzeniyle (özel diyetler) ile ilgili uygulanan tedavi yöntemleri kanıta dayalı olmamakla birlikte çocuğun psikolojik iyilik hali açısından mutlaka bir psikiyatri uzmanı tarafından takibi önerilmektedir.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Tedavisi için Kullanılan İlaçlar Çocuğuma Zarar Verir mi?
Aileler, çocukları için ilaç kullanımı söz konusu olduğunda endişelenmektedir. İlacın yan etkileri pek çok aileyi korkutur. Ebeveynler, ilaçların çocuk üzerinde kalıcı bir etki bırakmasından kaygı duyar.
DEHB tedavisi için kullanılan ilaçların da tıpkı diğer ilaçlar gibi yan etkileri bulunmaktadır. İştahsızlık, uyku problemi gibi yan etkiler en sık görülen belirtiler arasındadır. Ancak bu gibi durumlarda doktor takibinde olmak ve yan etkileri doktorla paylaşarak uygun dozun ayarlanması oldukça önemlidir. Psikiyatri uzmanı, çocuğun kilosu ve gelişimini göz önünde bulundurarak uygun doza karar verir. Çocuk ve ailenin şikayetleri doğrultusunda hangi ilacın ne sıklıkta ve hangi dozda kullanılacağının bilgisi aile ile paylaşılır. Dolayısıyla, doktor takibinde ilaç kullanımı bu süreçte en önemli kriterdir.
İlaç kullanımı, çocuğun akademik ve sosyal olarak yaşıtlarıyla uyumlu şekilde gelişimini sürdürebilmesi için çocuğu destekleyici bir tedavi yöntemidir. DEHB, özellikle okul döneminde pek çok uyum güçlüğünü beraberinde getirdiği için çocuğun akranları tarafından dışlanmasına, etiketlenmesine ve sürekli eleştiriye maruz kalmasına neden olur. Çocuk, sevilmediğini ve değer görmediğini hissedebilir; özgüven eksikliği yaşayabilir.
Hareketlerini kontrol etmekte zorlanan ve dürtüsel davranışları bulunan çocuklar yalnızca akademik süreçte değil sosyal ilişkilerinde de zorluk yaşar. Odaklanma sorunları, gelişim dönemine uygun şekilde performans sergilemesine engel olur. Akademik başarısı düşen çocukta başarısızlık ve yetersizlik hisleri ortaya çıkabilir.
DEHB çocukta yarattığı olumsuz etkiler düşünüldüğünde, tedavi sürecinde ilaç kullanımının çocuğun yararına olduğu görülmektedir.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu için Ailelere Öneriler
Çocukla birlikte sabah uyandığı andan akşam yatana kadar belirli bir rutin belirleyin ve bu düzeni takip edin. Okul ve ev içinde uyulması gereken kuralları belirleyin ve bir tablo oluşturun. Yatağını toplamak, çantasını yerleştirmek, ödevlerini yapmak gibi. Çocuğun odasına/görebileceği bir alana bu tabloyu yerleştirin. Ders çalışırken önemli yerleri renkli kalemlerle işaretleyin ya da altını çizin. Yerine getirilen kurallar için çocuğu ödüllendirin (yapışkanlı çıkartma, gülen yüz gibi).
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan yetişkinler, yukarıda bahsedilen önerileri kendileri için uyarlayabilir. Zorluk yaşadıkları alanlarda, belirli bir düzen oluşturmak ve gündelik işleri organize edebilmek için bir tablo oluşturulabilir. Rutin oluşturmak, görevi küçük adımlara bölerek tamamlamak ve yapılan işlerden sonra kendini ödüllendirmek çocuklarda olduğu gibi yetişkinler için de oldukça işlevsel olacaktır.
Hiperaktivite ile İlgili Yanlış Bilinenler ve Gerçekler
Halk arasında hiperaktivite ile ilgili yanlış bilinen pek çok konu vardır. Özellikle DEHB’ li bireylerin tamamında hiperaktivite olduğu konusunda bir yanılgı mevcuttur. Hâlbuki bazı DEHB’ li bireylerde hiperaktiviteye dair bir belirti olmaz. Hiperaktif çocukların ve yetişkinlerin davranışları şımarıklık, yaramazlık olarak değerlendirilmemelidir.
Hiperaktif bireyler, kontrol edemedikleri dürtüler nedeniyle toplumdan dışlanmalarına yol açacak davranışlar sergileyebilir. Ancak bunu isteyerek yapmazlar. Hiperaktivitenin sadece çocukken görülen bir rahatsızlık olduğunu düşünmek de yanlıştır. Eğer gerekli tedavi sağlanmazsa yetişkinlik döneminde de hiperaktivite problemleri baş göstermeye devam eder.