Kategori: <span>blog</span>

Özgüven Eksikliği Nedir Nasıl Oluşur

Özgüven Eksikliği Nedir, Nasıl Oluşur?

Özgüven Hareketleri Önce, Özgüven Hissi Sonra Gelir!

Özgüven, kişinin hayatında iletişim kurma ve kendini ifade etme becerileri için önemli bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Kişinin kendisi hakkındaki değerlendirmelerini içerir. Özgüven, kişinin ilişki kurma biçimlerini etkileyerek tutum ve davranışları üzerinde etkiye yol açar. Kişi günlük hayatında diğer insanlarla ilişki kurma ve sürdürme, uygun ortamda ihtiyaç ve beklentilerini ifade etme, öğretmen/patron ya da akranlarıyla ilişkileri düzenleme becerilerine ihtiyaç duyar. Özgüven eksikliği hissettiğinde ise bu konularda kişinin zorlandığı ve sıkıntı yaşadığı bilinmektedir.

Duygu, düşünce ve davranışlarımız birbirini etkiler ve birbirinden etkilenir. Özgüven eksikliği olduğunu hissetmek kendi yeterliliğimizle ilgili düşüncelerimizi ve kendimize ilişkin algımızı olumsuz yönde etkiler. Kendimize ilişkin bu algı ise sosyal ortamlarda kendimizi göstermekten kaçınma, geri çekilme  şeklinde davranışlarımıza yansıyabilir. Bu düşünme ve davranma şekli ise özgüven eksikliği hissini besleyip, tetikleyerek bir kısır döngüye yol açabilir. Dolayısıyla özgüven eksikliği hissetmek, kişinin benlik algısını olumsuz etkileyerek sosyal ilişkilerinde ve okul/iş yaşantısında problem yaşaması ile kendini gösterebilir.

Özgüven Eksikliği Neden Kaynaklanır?

Özgüven eksikliği temel güven duygusu ile ilişkili bir kavramdır. Güven duygusu, kişinin kendisine, diğer insanlara ve geleceğe dair düşüncelerini içeren inançlar bütünüdür. İnsanlara duyulan güveni, insanlığın doğası ile ilgili inançları, dünyanın güvenilir bir yer olup olmadığına ilişkin değerlendirmeleri, kişinin kendisine yönelik algısı ve yeterliliğini içerir. Çeşitli yaşantılar sonucu temel güven duygusunda yaşanan zedelenme, kişinin kendisine ilişkin güven duygusunu da olumsuz yönde etkileyerek kendi yeterlilik inancını sarsıp özgüven eksikliği hissetmesine yol açabilir. Özgüven eksikliğinin tetikleyicileri ise; aşırı büyük beklentiler, sert kişisel yargılamalar, korkularla aşırı meşgul olmak (başarısızlık, yetersizlik, değersizlik vb.), tecrübe ve beceri eksikliği olabilir.

Özgüven Eksikliği İle Nasıl Çalışılır?

Bahsedildiği gibi özgüvenimize dair yaptığımız olumsuz değerlendirmeler davranışlarımız ve duygularımız ile etkileşime girerek bir döngü oluşturur. Bu döngüyü devam ettiren, sürdüren temel şey davranışlarımızdır. Özgüven eksikliği hissini ve düşüncesini besleyen davranışlar yerine bu döngüden çıkmamızı sağlayacak davranışlar ve beceriler geliştirmemiz mümkün.

Bir şeyi yapar hale gelip, özgüven hissini sağlamak istiyorsanız öncelikle eksik olduğunuz konuda hangi beceriyi geliştirmeye ihtiyaç duyduğunuzu tespit edip bunu pratiğe dökmeli yani bu beceriyi prova etmelisiniz. Sonrasında bu beceriyi etkili şekilde günlük hayatta uygulamak, uygulamanın sonuçlarını değerlendirerek, işe yarayan ya da geliştirilmesi gereken yerleri belirleyip yeniden düzenleyerek yeni beceri ve davranış örüntüleri oluşturabilirsiniz. Yani önce beceri geliştirmeli, bu becerileri davranışa dökmeli ve sonrasında özgüvenli hissetmeyi beklemelisiniz.

Örneğin, sınıf ya da toplantı ortamında söz almaya çekinen biri, özgüven eksiliği dolayısıyla kendi fikirlerini ifade edemiyor olabilir. Bu kişi topluluk önünde konuşma ve kendini ifade etme becerilerini geliştirmek için provalar yapıp, kendisini topluluk önünde konuşurken hayal ederek gözde canlandırma teknikleri gibi teknikler uygularsa zamanla bu beceriyi geliştirmeye başlayacaktır. Sonrasında bu provayı günlük hayatında sergileyerek ve kendisini değerlendirip geliştirmesi gereken noktaları belirleyerek davranış repertuvarını genişletebilecektir.

Kaynakça

Harris, R. (2020). Özgüven Boşluğu. Diyojen Yayıncılık, İstanbul.

Uzm. Psk. Cansu ŞAHİN

Anne Olmak

Anne Olmak

Anne olmak, insan yaşamında bütün duyguları aynı anda yaşatabilen en özel süreçtir. Birçok kadın bu süreci planlayıp duygusal olarak anne olmaya hazırlanabiliyorken, birçok kadın için ise annelik sürpriz bir durumdur. Her iki durumda da merak ve endişelerle doludur. Annelik, kocaman bir sevgi ve endişe halidir. Birdenbire değişen bir hayat, uykusuz geceler, 2-3 saatte bir yaşanan emzirme seansları, minicik bir beden ve yepyeni bir hayat. Kadın, bu süreçte bilmediği yeni bir hayata başlar ve her yenilik belirsizliklerle gelir insan hayatına. Bu belirsizlik durumu ise, çoğu zaman kaygıyı da beraberinde getirir. İşte tam da bu noktada anne adayları yeterince iyi anne olabilecek miyim, bebeğimi besleyebilecek miyim, onu anlayabilecek miyim gibi sorular ile baş etmeye çalışır. Annelik duygusal yükü ağır bir süreçtir. Devamı

Evlilikten mi Kendimizden mi Korkar Olduk

Evlilikten mi Kendimizden mi Korkar Olduk?

Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de son yılda evlenme oranı yüzde on gibi ciddi bir düşüşte. Yıllar önce insanların en büyük hayali evlenip yuva kurmak ve çocuk sahibi olmak iken nasıl oldu da bu kadar evlenmekten korkar olduk. Devamı

Boşanma Psikolojik Bir Bakış

Boşanma: Psikolojik Bir Bakış

Ebeveynlerin çocukları için danışmanlık veya terapi hizmeti almak istedikleri konuların en yaygın olanlarından biri boşanma süreçleridir. Anne baba ilişkilerinde istenmeyen bir durum olan boşanmalar her aile yapısı için farklı etkilere yol açabilir. Devamı

Çocukluk Dönemi Oluşan Bağlanma Yetişkinlik Dönemini Nasıl Etkiler

Çocukluk Dönemi Oluşan Bağlanma Yetişkinlik Dönemini Nasıl Etkiler?

Bağlanma, “iki insan arasındaki yakın duygusal bağ” olarak tanımlanabilir. Bağlanma hayatın ilk anlarında başlar. Yaşamın ilk 3 yılında bakım veren ile kurulan bağ, kişinin ilerleyen yaşlarda da kuracağı duygusal ilişkiler için kritik öneme sahiptir. Duyarlı bakım ve fiziksel rahatlık sayesinde bebekte güven duygusu oluşur ve bu güven duygusu bağlanmanın temelini oluşturur. Devamı

Takıntı Zorlantı Bozukluğu OKB Nedir

Takıntı – Zorlantı Bozukluğu “OKB” Nedir?

(Obsesif Kompulsif Bozukluk)

Takıntı-zorlantı bozukluğu, kişinin obsesyonlarının, kompulsiyonlarının ya da ikisinin birden olduğu ve kişinin işlevselliğini önemli ölçüde bozan bir ruhsal bozukluktur. Bu ruhsal bozuklukta, zorlayıcı, girici düşünceler ve zorlantılar, tekrarlayıcı davranışlar, düşünsel uğraşlar görülür. Devamı

Mahşerin Dört Atlısı

Mahşerin Dört Atlısı

Çiftler arası iletişimde bazı kalıpların yıkıcı etkileri olduğu belirtilmektedir. Yıkıcı iletişim kalıpları John Gottman tarafından mahşerin dört atlısı olarak adlandırılmaktadır. Çiftler arasında bu iletişim kalıpları ortaya çıktığında fark edilmesi ve durdurulmaya çalışılması ilişkiye olumlu şekilde yansımaktadır. Devamı

İlişkilere Dair Mitler

İlişkilere Dair Mitler

John Gottman 40 yıla yakın süren çift araştırmaları yapmış bir araştırmacıdır. Evlilik ve ilişkilerle ilgili 190 makalesi ve 40 kitabı bulunmaktadır. Gottman çiftler ile yaptığı araştırmalar sonucunda %96 doğruluk oranı ile çiftlerin evliliklerinin başarılı olup olamayacağını değerlendirebilmektedir. Devamı

Pandemi Sürecinde Çocuklarda Ekran Bağımlılığı Ve Online Eğitimin Dengesi

Pandemi Sürecinde Çocuklarda Ekran Bağımlılığı Ve Online Eğitimin Dengesi

Ekran bağımlılığı

Ekranların çocuklar üzerindeki etkisi özellikle de şu sıralar büyük önem taşımakta. Pandemi öncesinde koyulan kurallar evde kaldığımız sürenin uzamasıyla etkisini yitirdi. Uzaktan eğitim sürecinde mecburi hale gelen telefon, tablet, bilgisayar kullanımı devamında bağımlılıkları da oluşturdu. Devamı

Psikiyatride İlaç Kullanımları

Psikiyatride İlaç Kullanımları

Toplumumuzda genellikle tıbbi ilaçlara karşı olan aşırı bir eğilimin var olduğunu söyleyebiliriz. Çoğu zaman, bir doktor tarafından reçete edilmese bile, vücutta oluşan semptomlardan yola çıkılarak ilaç kullanılması yaygındır. Devamı

psikoloğa ne zaman gitmeliyim

Psikoloğa Ne Zaman Gitmeliyim?

Psikoterapi nedir?

Psikoloji en geniş tanımıyla ‘insan davranışının ve zihinsel süreçlerin bilimi’ olarak bilinmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ‘bilim’ sözcüğüdür. Psikologlar her ne kadar davranışlar ve zihinsel süreçlere odaklansalar da bu konuların altında yatan nedenlere ve sonuçlara bilimsel bir temele dayandırarak açıklama getirmektedirler. Devamı

Oynayarak Büyümek – Oynadım, Oynuyorum, Oynayacağım

Oynayarak Büyümek – Oynadım, Oynuyorum, Oynayacağım!

Gelişimsel Perspektifte Oyunun Önemi ve Oyun Basamakları

“Yaşlandığımız için oyun oynamayı bırakmayız, oyun oynamayı bıraktığımız için yaşlanırız”

George Bernard Shaw

Oyun, bir çocuğun yaşantısında en önemli vakit geçirme kaynağı, içinde bulunduğu çevreyi ve dünyayı tanıma aracı ve en önemlisi yaşadıklarını ve öğrendiklerini tekrar deneyimleme alanıdır. Devamı

‘’Bencil İnsan’’ Değil, ‘’Benci İnsan’’ Olabilmek Sağlıklıdır

‘’Bencil İnsan’’ Değil, ‘’Benci İnsan’’ Olabilmek Sağlıklıdır

Önce kendimizi düşünmeyi, istemediğimiz şeylere hayır diyebilmeyi, sevmediğimiz durumları belirtmeyi bencillik görürüz. Kimseyi üzmemeyi, kendi isteklerimizi ertelemeyi ve ötekinin kendimizden üstün tutmayı vazife edinmezsek bencillik ve nankörlükle suçlarız kendimizi. Oysa bu bencilik kavramının bunlarla pek alakası yoktur. Devamı

Psikolojinin Bedene Yansımsaı - Bedensel Belirti Bozukluğu

Psikolojinin Bedene Yansıması: Bedensel Belirti Bozuklukları

Bedensel belirti bozuklukları veya bir diğer adlandırılışı ile somatoform bozukluklar herhangi bir tıbbi karşılığı olmamasına rağmen bedensel belirtilerle veya kişinin sağlığı ile ilgili aşırı bir uğraş içerisinde olmasıdır. Bu bozukluklar, bedensel belirti bozukluğu (somatizasyon), hastalık kaygısı bozukluğu (hipokondriyazis), dönüştürme bozukluğu (konversiyon) ve yapay bozukluk gibi sınıflandırmalar içeren geniş bir çeşitliliğe sahiptir. Bedensel belirtilere veya hasta olmaya dair düşünceler bireylerin gerek kişilerarası ilişkilerine gerekse gündelik yaşantıdaki ve mesleki hayatındaki işleyişine zarar verebileceğinden rahatsızlık verici olabilmektedir. Devamı

Online Sınıf Çocukları

Online Sınıf Çocukları

Covid-19 Sürecinde Online Eğitim

Pandemi, dünya üzerinde birçok sistemi değiştirdi veya sistemlerin baştan yaratılmasına ve tüm kuralların tekrar yazılmasına sebebiyet verdi. Eğitim sistemi, pandeminin üzerinde belki de en etkili olduğu kollardan birisi. Bulaş riskinin çok olmasıyla eğitimin yüz yüze gerçekleştirilememesi, farklı alternatifler aranmasına ve nihayetinde eğitimin online olarak devam ettirilmesine vesile oldu.  Devamı

Önce Terapötik İlişki

Önce Terapötik İlişki

Terapistle danışan arasında kurulan bağ, diğer kurduğumuz tüm bağlardan farklıdır. Çünkü terapi danışanın en saydam ve en şeffaf olduğu yerdir. Kendimizle ve diğerleriyle olan ilişkimizle yüzleştiğimiz, çözemediğimiz, fark edemediğimiz açıların manzarasını görebildiğimiz bu yer için bazı kurallar esastır. Bu yerin oluşması için kişiye uygun koşulları sağlamak önce onunla doğru ilişkiyi kurabilmekten geçer. Devamı

Ruhumuza Atılan Tokatlar; Psikolojik Şiddet

Ruhumuza Atılan Tokatlar; Psikolojik Şiddet

En sevdiklerim ya da en yakınlarım dediğimiz kişiler şiddetle birlikte en çok uzaklaşmak istediğimiz kişilere dönüşebilir. Çünkü şiddetin her türlüsünün içinde sağlıklı bir sevgi bağının olmadığını iliklerimize kadar hissederiz. En çok da bedenimize atılan tokatları, yumrukları, saldırıları fark ederiz ve onları kapatmamız için uğraşır dururuz. Morluklar, yaralar, kızarıklar, izler aman görünmesin hemen geçsin diye sürülmedik krem, kapatıcı kalmaz. Devamı

Olgun Çocuklar- İçselleştirilmiş Semptomları Olan Çocuklar

“Olgun Çocuklar”: İçselleştirilmiş Semptomları Olan Çocuklar

Çoğu yetişkin, çocuklarının/öğrencilerinin “olgun olması” konusunda beklentilere sahiplerdir. Hatta, yaygın olarak birden fazla çocuğa sahip olan anne/babalar çocukları üzerinden tanımlama yaparken bile birinin ötekinden “daha olgun” olduğu konusunda kıyaslamaya giderler. Yetişkinlerden, çocuklarının sahip olmasını istedikleri “olgunluk” kavramını detaylandırmaları istendiğinde “sakindir, saygılıdır, sözümden çıkmaz, her sorumluluğunu yerine getirir, başarılıdır, öğretmenleri çok sever, hiç zorluk çıkarmaz vb.” gibi tanımlamaların sıklıkla kullanıldığını görürüz. Devamı

Şizofreni Yazıları II: Şizofrenide Psikoterapinin Rolü Var Mıdır? İnsan, Anlam ve Bütüncül Bakış

Şizofreni Yazıları II: Şizofrenide Psikoterapinin Rolü Var Mıdır? İnsan, Anlam ve Bütüncül Bakış

Şizofreninin “beyin hastalığı” olarak ele alınması; kimileri tarafından hastaların psikiyatrist gözetimi ve ilaç tedavisi ile sınırlandırılmasının temel çıkış noktası olarak görülmektedir. Oysa insan hayatta kalmanın ötesinde “varolma” ve varoluşuna tanık arama ihtiyacında bir canlıdır. Nitekim insan türünü diğer canlılardan ayıran temel fark da bu niyetli ve muhakeme içeren üst düzey bilişsel aktivitelerdir. Devamı

Şizofreni Yazıları I Şizofreni ve Damgalama

Şizofreni Yazıları I: Şizofreni ve Damgalama

Şizofreni Nedir?

Şizofreniyi, en temelde kişinin gerçeklik algısında görülen bozulmalarla seyreden; beyinde dopamin adlı nörotransmitterin artışı ile karakterize kronik bir hastalık olarak tanımlayabiliriz. İleri beyin görüntüleme teknikleri ile incelendiğinde şizofreniye sahip bireylerin frontal korteksin (kısaca ön beyin) aktif rol aldığı işlevlerinde (karar verme, muhakeme, ketleme vb. beceriler) bozulmalar olduğu görülmüştür.

Devamı

Online Terapi Nedir? Online Terapi Öncesi Bilinmesi Gerekenler

Online Terapi Nedir? Online Terapi Öncesi Bilinmesi Gerekenler

1980’lerden itibaren teknoloji ve internet kullanımının tüm dünyada yaygınlaşması bazı hayat pratiklerinin de değişmesine ve dönüşmesine neden oldu. Birçok hizmete internet üzerinden erişilmesi hem sadece yaşadığımız yerdeki imkanlarla sınırlı kalmamamızı hem de zaman kaybetmememizi sağladı. 2020 yılının başından itibaren tüm dünyada yaşanan pandemi dolayısıyla da internet üzerinden kullanılabilen her hizmet hayati bir önem taşımaya başladı. Devamı

Özgüven Eksikliği Nedir Nasıl Oluşur

Özgüven Eksikliği Nedir, Nasıl Oluşur?

Özgüven Hareketleri Önce, Özgüven Hissi Sonra Gelir! Özgüven, kişinin hayatında iletişim kurma ve kendini ifade …

Anne Olmak

Anne Olmak

Anne olmak, insan yaşamında bütün duyguları aynı anda yaşatabilen en özel süreçtir. Birçok kadın bu süreci planlayıp …

Evlilikten mi Kendimizden mi Korkar Olduk

Evlilikten mi Kendimizden mi Korkar Olduk?

Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de son yılda evlenme oranı yüzde on gibi ciddi bir düşüşte. Yıllar önce …