Gündem

Sınav Kaygısı Nedir?

Sınav Kaygısı Nedir?

Sınav kaygısı öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili biçimde kullanılmasını engelleyen ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygıdır. Bazı öğrenciler yaklaşan sınavdaki başarı düzeyini genelleyerek, bunu kişiliğinin başarı ya da başarısızlığı olarak değerlendirebilir. Bu durum değerlendirilme korkusuna ve sınavın sürecinden çok sınavın sonucuna odaklanmaya neden olur. Devamını Oku

Stres İçin Öneriler - Madalyon Psikiyatri Merkezi

Stres İçin Öneriler

Stres yaşamın bir gerçeğidir ve stressiz bir hayat mümkün değildir. Stresin nedenleri kadar her birimizin stresli durumlarda ne yaptığı önemlidir. Stres gündelik hayatta karşılaşılabilecek bir durum, bir olay sürecidir. Stres ile ilgili stres nedir, stresin nedenleri ve belirtileri, iş stersi ve stres yönetimi ile ilgili önemli bilgiler. Devamını Oku

Psikoterapi Nedir? - Madalyon Psikiyatri Merkezi

Psikoterapi Nedir? Hangi Yöntemler Uygulanır?

Psikoterapi nedir? dendiğinde birçok kişinin aklında bir divana uzanıp, çocukluğunuzu anlattığınız ya da terapistin size akıl verdiği bir resim canlanmaktadır. Peki gerçekte psikoterapi nedir, ne değildir? Psikoterapi, gerekli eğitimleri almış bir uzman eşliğinde duygularınızı, düşüncelerinizi, kendiniz ve diğerleriyle ilgili inançlarınızı, kişisel yaşantılarınızı güvenli bir biçimde keşfetme sürecidir. Devamını Oku

Çocuk Cinsel İstismarı Nedir? Çocukları Koruyabilmek İçin Neler Yapabiliriz?

Çocuk Cinsel İstismarı Nedir? Çocukları Koruyabilmek İçin Neler Yapabiliriz?

Çocukları derinden sarsan, kısa ve uzun vadedeki etkilerinin çok önemli sayıldığı, saptanması diğer istismar türlerine göre çok daha zor olan “çocuk cinsel istismarı”, dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaşanmaya devam ediyor. İnsanlar için bu konuda konuşmak zor olsa da, yetişkinler olarak bilgilenmenin ve çocukları da doğru şekilde bilgilendirmenin hayati önem taşıdığı bir gerçek. Çünkü, çocukları cinsel istismardan koruyabilmenin yolu, bu konu hakkında bilinçlenmekten geçiyor.

Devamını Oku

Şizofreni Yazıları I Şizofreni ve Damgalama

Şizofreni Yazıları I: Şizofreni ve Damgalama

Şizofreni Nedir?

Şizofreniyi, en temelde kişinin gerçeklik algısında görülen bozulmalarla seyreden; beyinde dopamin adlı nörotransmitterin artışı ile karakterize kronik bir hastalık olarak tanımlayabiliriz. İleri beyin görüntüleme teknikleri ile incelendiğinde şizofreniye sahip bireylerin frontal korteksin (kısaca ön beyin) aktif rol aldığı işlevlerinde (karar verme, muhakeme, ketleme vb. beceriler) bozulmalar olduğu görülmüştür.

Devamını Oku

İlişkilere Dair Mitler

İlişkilere Dair Mitler

John Gottman 40 yıla yakın süren çift araştırmaları yapmış bir araştırmacıdır. Evlilik ve ilişkilerle ilgili 190 makalesi ve 40 kitabı bulunmaktadır. Gottman çiftler ile yaptığı araştırmalar sonucunda %96 doğruluk oranı ile çiftlerin evliliklerinin başarılı olup olamayacağını değerlendirebilmektedir. Devamını Oku

Mahşerin Dört Atlısı

Mahşerin Dört Atlısı

Çiftler arası iletişimde bazı kalıpların yıkıcı etkileri olduğu belirtilmektedir. Yıkıcı iletişim kalıpları John Gottman tarafından mahşerin dört atlısı olarak adlandırılmaktadır. Çiftler arasında bu iletişim kalıpları ortaya çıktığında fark edilmesi ve durdurulmaya çalışılması ilişkiye olumlu şekilde yansımaktadır. Devamını Oku

Narsist Bir Eş ile Evlilik Nasıl Sağlıklı Kalır

Narsist Bir Eş ile Evlilik Nasıl Sağlıklı Kalır?

Narsist Kimdir?

Narsist kavramı özsever kelimesi ile tanımlanmaktadır. Kendi özünü sevmek ve sevgiyi de beraberinde getiren kendine saygı duymak her insanın yaşamını psikolojik sağlamlık ile sürdürebilmesi için vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Narsisistik kişilik ise genel olarak kendilik saygısını dış dünyadan temin etmek durumunda kalan bir kişilik yapılanması olduğu gibi içerisinde farklı tipten yapılanmaları barındırmaktadır. Devamını Oku

Tek Başına Yaşamak, Yalnızlık Mıdır Yalnızlık

Tek Başına Yaşamak, Yalnızlık Mıdır? Yalnızlık

Yalnızlık, yalnız olma durumu ve kimsesizlik kavramlarıyla karşılık bulmaktadır. Kişilerin var olan ilişkileri ile arzuladığı sosyal ilişkileri arasındaki farklılık sonucu yaşanılan, hoş olmayan bir duygu durumudur.

Yalnızlığın hissettirdiği duyguların kişilerde ortaya çıkmasının birçok sebebi olabilmektedir. Yakınlarını kaybeden kişiler kendilerini yalnız hissedebilmektedir. Sosyal iletişimde bulunmamak veya bulunamamak kişilerde kimsesizlik ve yalnızlık hissi doğurabilmektedir. Duygusal ilişkilerde yaşanan tatminsizlik ve ilişkilerde kendini değersiz hissetme kişilerin kendilerini yalnız hissetmesine sebep olabilmektedir. Devamını Oku

Zevk Alamama Hastalığı Anhedoni

Zevk Alamama Hastalığı: Anhedoni nedir ?

‘’Anhedoni ’’ genel olarak ‘isteksizlik’ veya ‘zevk alamama’ olarak tanımlanmaktadır. Anhedoni, çoğu zaman bir depresyon belirtisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bireyin, hayatında normal bir zamanda zevk alarak yapacağı bir etkinliğin artık zevk vermemesi durumu olarak da belirtilebilmektedir. Anhedoniye sahip kişi, bir döngü içine girmektedir. Eskiden ona zevk veren ve yapmaktan hoşnut olduğu rutinlerin artık kişide isteksizlik uyandırması ise zamanlar kişinin kendisini mutsuz hissetmesine sebep olabilmektedir. Devamını Oku

Aklımda Hiçbir Şey Tutamıyorum

Aklımda Hiçbir Şey Tutamıyorum

Hafıza/Bellek

Hafıza/bellek yaşananların, tecrübelerin ve yaşam boyunca öğrenilen bilgilerin kaydedilmesi, saklanması ve geri çağırılması yeteneği olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca öğrenilen bilgilerin ve yaşananların geçmişle ilişkisini bilinçli bir şekilde zihinde saklama gücü olarak da ifade edilmektedir. Devamını Oku

Psikologların Kişilik Özellikleri, Merak Edenlere

Psikologların Kişilik Özellikleri, Merak Edenlere

Psikoloji bilimi alanındaki gelişmeler ve yapılan araştırmalar günümüzde önem kazanmaktadır. Bu araştırmalar ve gelişmeler sayesinde psikoloji biliminden eski yıllara oranla daha çok haberdar olunmaktadır. Günümüzde her gün gelişmekte olan teknoloji sayesinde, geleneksel ve sosyal medya aracılığıyla psikologların ve psikolojinin önemi konusunda oluşan farkındalık ile bu alana duyulan güven ve ilgi artmaktadır. Bu gelişmeler sonucunda da psikologların kişilik özellikleriyle ilgili çalışmalar ve araştırmalar yapılmakta, psikologların kişilik özellikleri ilgi ve merak konusu olmaktadır. Devamını Oku

26 Ekim Dünya Hasta Hakları Günü

26 Ekim Dünya Hasta Hakları Günü

26 Ekim Dünya Hasta Hakları Günü

Hasta Hakları Günü Kutlu Olsun!

Madalyon Psikiyatri Merkezi Hasta Hakları Birimi yasaların öngördüğü şartları ve hizmetleri yerine getirmekte aynı zamanda danışanlarına ve hastalarına TSE tarafından belgelendirilmiş kalite yönetim sistemleri ile hizmet vermektedir. Ankara ve İstanbul kliniklerimizde her geçen gün danışan memnuniyetimiz artmakta, yapılan sosyal medya analizlerindeki memnuniyet oranımız  neredeyse % 100’e yaklaşmaktadır.

Web sayfamıza gelen, kat sekreterliklerine ulaşan, çağrı merkezimize iletilen, internet üzerinden çeşitli forumlarda dile getirilen tüm öneri, istek ve şikayetler cevaplanmaktadır. Kurum içinde her katta, geri bildirim formlarımız en görünen yerlerde bulundurulmakta ve tüm bildirimler tek tek incelenip derhal işleme konarak gereği yerine getirilmektedir.

En önemlisi hasta mahremiyeti ve psikiyatrinin çok önemli etik kuralları yüzde yüz uygulanmaktadır.

Bu arada Hasta Hakları nedir diye kısa bir bilgilendirme de yapalım;

Hasta hakları ile ilgili ilk çalışmaların Amerika Birleşik Devletleri’nde 1900’lü yılların başında hastaların hastanelere karşı açtığı çok sayıda davalar nedeniyle başladığı kabul edilir. 1972’de Amerika Hastaneler Birliği’nin “Hasta Hakları Bildirgesi’ni yayınlamasıyla ilk somut gelişmeler gündeme gelmiştir. Ülkemizde de 01.08.1998 tarihinde 23420 sayılı Resmi Gazete ’de, hasta haklarını somut olarak göstermek, sağlık hizmetinin verildiği her yerde, sağlık hizmetini alan herkesin faydalanmasını, hak ihlallerinden korunmasını, gerekirse hukuki yollara başvurabilmesini sağlamak amacı ile Hasta Hakları Yönetmeliği yayınlanmış, daha sonraki yıllarda da revize edilmiş ve yönergelerle desteklenmiştir. Hasta Hakları Yönetmeliği, düzenlediği kuralları, yönetmeliğin ilk maddesinde şöyle tarif eder:

Temel insan haklarının sağlık hizmetleri sahasındaki yansıması olan ve başta Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda, diğer mevzuatta ve milletlerarası hukuki metinlerde kabul edilen “hasta hakları” nı somut olarak göstermek ve sağlık hizmeti verilen bütün kurum ve kuruluşlarda ve sağlık kurum ve kuruluşları dışında sağlık hizmeti verilen hallerde, insan haysiyetine yakışır şekilde herkesin “hasta hakları” ndan faydalanabilmesine, hak ihlallerinden korunabilmesine ve gerektiğinde hukuki korunma yollarını fiilen kullanabilmesine dair usul ve esaslar.

Hasta Haklarını, bir sağlık kurumunun verdiği hizmet içinde hastaya sağlaması gereken imkanlar olarak da düşünebiliriz. Bunlar: Hizmetten Genel Olarak Faydalanma; Bilgilendirme ve Bilgi İsteme; Sağlık Kuruluşunu ve Personelini Seçme ve Değiştirme; Mahremiyet; Rıza; Güvenli Ortamda Sağlık Hizmeti Alma; Dini Vecibelerini Yerine Getirebilme; Saygınlık Görme ve Rahatlık; Ziyaretçi ve Refakatçi Bulundurma ve Şikayet ve Dava Hakkı’dır.

Hastaların sağlık hizmeti aldığı kuruma karşı sorumlulukları da aynı derecede önem taşır. Bunlar da: Başvurduğu sağlık kurum ve kuruluşunun kural ve uygulamalarına uygun davranma ve katılımcı bir yaklaşımla teşhis ve tedavi ekibinin bir parçası olduğu bilinciyle hareket etme; Yakınmalarını, daha önce geçirdiği hastalıkları, gördüğü tedavileri ve tıbbi müdahaleleri, eğer varsa halen kullandığı ilaçları ve sağlığıyla ilgili bilgileri mümkün olduğunca eksiksiz ve doğru olarak verme; Hekim tarafından belirlenen sürelerde kontrole gelme ve tedavinin gidişatı hakkında geri bildirimlerde bulunma; Randevu tarih ve saatine uyma ve değişiklikleri ilgili yere bildirme; İlgili mevzuata göre öncelik tanınan hastalar ile diğer hastaların ve personelin haklarına saygı gösterme; Personele sözlü ve fiziki saldırıya yönelik davranışlarda bulunmama; Haklarının ihlal edildiğini düşündüğünde veya sorun yaşadığında hasta iletişim birimine başvurma hakkıdır.

Keşke hiç hastalıklar olmasa,

Sağlık, mutluluk ve neşe dolu günler dileğiyle

TELE SEANS (Telefon Terapi)

TELE SEANS (Telefon Terapi)

Telefon terapisi randevusu sayesinde Türkiye’nin neresinde olursanız olun doktorunuz veya psikologunuz ile telefon aracılığı ile 30dk veya 45dk görüşme yapabilirsiniz.

Bizzat gelerek doktor veya psikologu ile görüşme imkanı olmayan ve merkezimize daha önce en az bir kere gelmiş olan ve halen tedavisi devam eden hastalarımız için Merkezimiz “Telefon Randevusu” hizmetini başlatmıştır.

Telefon Terapi Randevusu nedir?

Telefon randevusu sayesinde Türkiye’nin neresinde olursanız olun doktorunuz veya psikologunuz ile telefon aracılığı ile 30dk veya 45dk görüşme yapabilirsiniz.

Telefon Terapisi Randevusu’nu nasıl alabilirim?

Telefon Randevusunu kullanmak çok basit, yapmanız gereken;

4448590

numaralı telefonumuzu arayarak sekreterimizden randevu için gerekli bilgileri alınız.

IBAN: TR53 000 62 000 324 0000 629 8782 Madalyon Sağlık Hiz. Ltd. Şti. hesabına doktorunuzun veya psikologunuzun görüşme ücretini yatırınız ve açıklama bölümüne TC kimlik numaranızı ve size ulaşabileceğimiz telefon numarasını yazdırınız.

Banka işleminin ertesi günü randevu saatinizi belirlemek üzere sekreterlerimiz sizi arayacaktır.

Randevu günü kliniğimiz sizi arayacak ve sizi randevu aldığınız doktor veya psikolog ile görüştürecektir.

Telefon Terapisi Randevusu hangi durumlarda avantajlıdır?

Kliniğimiz her zaman yüz yüze yapılan görüşmeleri önermektedir, telefonla randevu hizmeti sadece mecbur kaldığınız durumlar için bir seçenektir;

  • Yüz yüze konuşmaktan çekindiğiniz durumlarda.
  • Ankara veya İstanbul dışında bulunduğunuz durumlarda.
  • Yalnız bırakamayacağınız kişilerin olduğu durumlarda.
  • Merkezimize ulaşmanızın zor olacağı her durumda.

Telefon Terapisi Randevusu ne değildir?

Telefon Randevusu sizin doktor veya psikologunuza ulaşmanızı engellemez. Dilediğiniz zaman doktor veya psikologunuza telefon ile ücretsiz olarak danışabilirsiniz.

Sosyal Medya ve Phubbing

Sosyal Medya ve Phubbing

Madalyon Psikiyatri Merkezi Medya ve İletişim Uzmanı Hande Cesur, sosyal medyadan hayatımıza sızan ‘phubbing’ kavramına açıklık getirerek, bu çılgınlığın tehlike çanları çaldığının altını çizdi. Hande Cesur, ‘Sosyal medyanın nimetlerinden yararlanan biri olarak bu çılgınlık beni korkutuyor’ diyerek şunları dile getirdi:

‘Phubbing (fabing), ‘phone ve snubbing’ yani; ‘telefon ve küçük görme’ kelimelerinden türetilmiş bir kelimedir ve henüz Türkçeleştirilmediği için ülkemizde de bu haliyle kullanılıyor. Yanınızda insanlar varken sadece telefonunuzla ilgilenerek çevrenizi küçük görme, aslında ‘görmezden gelme’ anlamına geliyor. Konuşulanları dinlemiyor ve sürekli sosyal hesaplarınızda yazanları takip ediyor, telefona bakıp kendi kendinize gülüyorsanız, siz de phubber (fabır) oluyorsunuz.

Fabing, kelime olarak hayatımıza yeni girmiş olmasına rağmen, kavram olarak uzun zamandır var. Örneğin; ailenizle yemek yiyor ve sohbet etmeye çalışıyorsunuz ancak; çocuklarınız masanın altından telefonlarıyla ilgileniyor. Muhtemelen akşam yemeğinde, sinema arasında, özel günlerde, sıradan günlerde birlikte olduğunuz kişilerle diyalog kurmanız gittikçe güçleşti. Bir arada olduğunuz kişilerden en az biri sürekli sosyal medyayı gözlüyor.

Sosyal medyanın, doğru kullanıldığı sürece yararlı bir paylaşım alanı olduğunu tabii ki kabul ediyoruz ancak; alışkanlıklarınız sizi ‘sosyal’ çevreniz içinde ‘asosyal’ hale getirmeye başladıysa tehlike çanları çalıyor demektir.

Buradaki tehlikeyi iki boyutta değerlendirebiliriz. Birincisi çevreye karşı yapılan saygısızlığın ilişkileri bozabilme ihtimali, ikincisiyse yüz yüze paylaşımların değerinin azalmaya başlamış olması gerçeği. Sosyal bir varlık olan insanın sosyalliği elinden alınırsa geriye ne kalır? İnsanlar birbirlerine olan ihtiyaçlarının sadece maddi dünyada geçerli olduğunu düşünmeye başladı. Oysa, göz göze gelmenin, konuşarak iletişim kurmanın hayatımızda hala çok önemli bir yeri var. Duygu durumunuzla ilgili yazdığınız bir durum güncellemesi yüzlerce beğeni alabilir fakat gerçek olan, mutsuz zamanınızda size destek olmak için kapınızı çalan kimse olup olmadığıdır. Sanal yaşamınızla gerçekleriniz arasındaki fark ne kadar büyükse, o kadar büyük bir travmadan bahsedebiliriz. İşte sırf bu yüzden; sizi dinleyen ya da dinleyebileceğiniz kişilerle bir araya geldiğiniz zaman akıllı telefonları bir kenara bırakmakta fayda var. Eskiden ‘hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa anlaşır’ derdik; ne yazık ki günümüzde bu geçerli olmamaya başladı.’

Hande Cesur’a göre modern çağın yeniliklerine ayak uydurmak konusunda özgür olan insanoğlu, kaybetmeye başladığı değerlerin farkında değil gibi gözüküyor. Fabing’e nasıl önlem alınabileceği konusunda da bir önerisi var:

‘Nasıl ki beden sağlığınız için diyet yapmanız gerekiyor, sosyal ve ruhsal sağlığınız için de kendinizi internet diyetine sokabilirsiniz, bu tabii ki kişisel bir karardır. Yine de fabing’e önlem olarak güzel bir uygulama var. Arkadaşlarınızla yemeğe gittiğinizde tüm telefonları üst üste koyup, yemek sonuna kadar elinize almıyorsunuz. Kim dayanamaz ve telefonunu alırsa hesabı ödemek zorunda kalıyor. Aynı şekilde farklı ortamlarda da bu uygulamayı geliştirebilirsiniz. Bu aslında bize ‘gerçek’ sosyalliği öğreten bir oyun.’

SGK Anlaşmamız Vardır

SGK Anlaşmamız Vardır

Madalyon Psikiyatri Merkezi bünyesinde SKG Anlaşması vardır. 

Size en uygun Psikiyatrist yada Psikologlarımızı Kadro sayfasından  seçebilir ve hızlı randevu alabilirsiniz.

Sağlık Turizmi Çalışmalarımız

Sağlık Turizmi Çalışmalarımız

Gündem - Madalyon Psikiyatri Merkezi

Madalyon Sağlık Hizmetleri A.Ş. olarak, 2005 yılından beri Ankara’da, 2013 yılından beri de İstanbul’da, “Madalyon Psikiyatri Merkezi” ticari markası adı altında faaliyet gösteren bir sağlık kuruluşuyuz. Uzman kadromuz içinde, başta İngilizce, Farsça, Arapça, Hollanda’ca olmak üzere, kendi uzmanlık konusunda yabancı dilde hizmet veren Psikiyatrist, Psikolog, Çocuk Psikiyatristi ve Test Psikoloğu bulunmaktadır.

Kurulduğumuz günden beri, gerek yurt içinde yerleşik yabancı danışanlara, gerekse yurt dışında yaşayan yerli ve yabancı danışanlarımıza hizmet vermekteyiz. Terapi hizmetlerimizin, merkezimiz uygulamalarından “TELE SEANS Telefon İle Terapi” ve “GÖRÜNTÜLÜ SEANS Skype Whatsapp İle Terapi” yöntemleri ile takip edilebilir olması, özellikle yurt dışında yaşayan danışanlarımız için bir avantaj olarak görülmektedir.

Bu konudaki yeterliliğimiz nedeniyle, ülkemizin sağlık turizmine yönelik programları kapsamında biz de kurum olarak hizmet vermeye talip olduk ve Ekonomi Bakanlığı tarafından müracaatımız uygun görülerek Sağlık Turizmine Hizmet Veren Kuruluşlar arasında yerimizi aldık.

Verdiğimiz hizmetler, Türkiye’nin döviz kazandırıcı hizmet sektörlerinin uluslararası rekabet gücünün geliştirilmesi, hizmet gelirlerinin artırılması, dış pazarlara açılması ve markalaşması amacıyla, Türkiye’de yerleşik şirket ve kuruluşların gerçekleştirdikleri faaliyetler arasında sayıldığından, İMMİB İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri’ne Hizmet İhracatçısı olarak üyeliğimizi gerçekleştirdik.

Madalyon Psikiyatri Merkezleri Ankara ve İstanbul kliniklerinde, TSE Kalite Yönetim Sistemlerini uygulamakta ve hizmette kalite anlayışı ile hizmet kalitemiz her geçen gün evrensel düzeye taşınmaya çalışılmaktadır.

Merkezimiz Kurucusu Dr.Gülseren Budayıcıoğlu Yeni Kitabı

Merkezimiz Kurucusu Dr.Gülseren Budayıcıoğlu Yeni Kitabı

Gündem - Madalyon Psikiyatri Merkezi

Merkez kurucumuz Psikiyatrist Dr.Gülseren Budayıcıoğlu’nun dördüncü kitabı “Kral Kaybederse” 14 Şubat günü kitapseverlerle buluştu.

Kitabın raflarda yer aldığı günün Sevgililer Günü olmasının çok anlamlı olduğunu söyleyen Budayıcıoğlu’nun bu kitabı da yaşanmış, gerçek bir hikayeden oluşuyor.

Avına av olan bir avcının hikâyesi…

İnsanoğlu ilk çocukluk yıllarına yaşadıklarından çok etkilenir. Henüz tam ortaya çıkmamış bir heykel gibidir o; hayat da onu ince ince şekillendirmeye çalışan usta bir heykeltıraş… Alır eline keskiyi, usul usul oyar. Ama bazen keskiyi öyle bir savurur ki, bir parça kopuverir ve o parçayı bir daha kimse yerine koyamaz.

Kendini hep dorukta görüyor ve asla aşağı düşmeyeceğini sanıyordu. Ama bir gün hayat elindeki keskiyi ona da savuruverdi ve onun d koptu yüreği…

Oysa pek çok kadının gönlüne taht kurmuş bir kraldı o…

Uzun süre ne kendi inandı tahttan indiğine, ne de kadınlar. Ama bir şeylerin değiştiğini yine de ilk hisseden kadınlar oldu; ona yıllarca köle gibi itaat eden kadınlar…

Psikiyatrist Dr. Gülseren Budayıcıoğlu Kral Kaybederse romanında, doruklardan aşağı inmeyeceğini sanan bir avcının avına av olup yuvarlanışını, kendini sevilmeyeceğine inandırmış mutsuz bir kadının da trajik hayatı içinde avken nasıl avcı olduğunu anlatıyor.

Karne Günü Anne Babalara Tavsiye

Karne Günü Anne Babalara Tavsiye

Sevgili anne babalar yorucu bir dönemin daha sonuna geldiniz. Çocuklarınız okul sıralarında emek verirken sizler de onlarla beraber bu serüvene eşlik ettiniz. Kimi zaman zorlu bir yol oldu kimi zaman akıcı bir süreç. Sonuna gelinen bu dönemi karne alarak kapatmanın vakti de gelmiş oldu elbet.

Karne dönemleri anne babalar için sürpriz olmaması gereken zamanlardır aslında. Okul dönemi boyunca çocuğunu takip eden bir aile gelecek karne ile ilgili de fikir sahibi olmaktadır. Süreci takip etmeden, sadece bir sonuç göstergesi olan karneler üzerinden çocuklarınızı cezalandırmak ve aşırı ödüllere boğmak doğru bir yaklaşım olmamaktadır. Kıymetli olan çocuğunuzun dönem boyunca gösterdiği emeği, çabası, başarma motivasyonudur. Süreci göz ardı ederek tek bir bilgi üzerinden ebeveyn-çocuk ilişkinizi zedelemeyiniz. Elbette çocuğunuzun başarı göstermekte zorlandığı alanlar olabilir. Ancak bu alanları bilerek, öğrenerek çözüme yönelik adımlar atmak çocuğunuz için daha yapıcı bir çözüm sunacaktır.

Çocuğunuzu karne hediyelerine yönelik koşullamayınız. Zira bu durum sadece o ödüle ulaşıncaya kadar sürecek geçici bir motivasyon sağlayacaktır. Üstelik çalışmak ve başarmanın hazzını tatmaktan da mahrum kalacaklardır. Geçen yorucu bir dönemin ardından çocuklarınıza ayıracağınız özenilmiş her an, her oyun onlar için en kıymetli hediyeler olacaktır. Unutmayın çocuğunuz karnedeki birkaç rakamdan daha değerlidir! Tüm velilerimize çocuklarıyla keyifli bir karne ve tatil dönemi geçirmelerini diliyorum.

HASTA_DANIŞAN VE PERSONELİMİZ DİKKATİNE

Hasta/Danışan Ve Personelimiz Dikkatine

HASTA_DANIŞAN VE PERSONELİMİZ DİKKATİNE

MADALYON PSİKİYATRİ MERKEZİ OLARAK, COVİD-19 VİRÜSÜ İLE İLGİLİ GELİŞMELERİ YAKINDAN TAKİP ETMEKTE, GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALMAKTA VE SAĞLIK BAKANLIĞI TARAFINDAN ÇIKARILAN YÖNETMELİKLERE TİTİZLİKLE RİAYET ETMEKTEYİZ.

MERKEZİMİZ, İNSAN SAĞLIĞINA ZARARSIZ KİMYASALLAR KULLANILARAK DÜZENLİ OLARAK DEZENFEKTE EDİLMEKTEDİR. DEZENFEKSİYON İŞLEMİ, “TÜMER LOGO İLAÇLAMA” TARAFINDAN, UZMAN DANIŞMANLAR KONTROLÜNDE, SAĞLIK BAKANLIĞI TARAFINDAN RUHSATLANDIRILMIŞ, ZARARLI BAKTERİ VE VİRÜSLERE KARŞI ETKİLİ “VENANDİN” İSİMLİ BİOSİDAL ÜRÜN KULLANILARAK YAPILMAKTADIR. TÜM KAPI KOLLARI, REZERVUAR BUTONLARI, ARMATÜRLER ASANSÖR KORKULUKLARI VE BUTONLARI, AYRICA ELLE TEMAS EDİLEN YÜZEYLER HER GÜN KISA ARALIKLARLA DEZENFEKTE EDİLMEKTE, PASPASLAMA İŞLEMİNE ÇAMAŞIR SUYU DA İLAVE EDİLMEKTEDİR. TÜM KATLARIMIZDA TIBBİ EL DEZENFEKTANI BULUNMAKTADIR.

MERKEZİMİZ İÇİNDE, SAĞLIĞINIZI GÜVENCE ALTINA ALMAK İÇİN HER TÜRLÜ ÖNLEM DİKKATLE TAKİP EDİLMEKTEDİR.

BİLGİLERİNİZE SUNAR, SAĞLIKLI GÜNLER DİLERİZ.

MADALYON PSİKİYATRİ MERKEZİ

Dr. Gülseren BUDAYICIOĞLU'nun Yeni Kitabı "CAMDAKİ KIZ" Çıktı

Dr. Gülseren BUDAYICIOĞLU’nun Yeni Kitabı “CAMDAKİ KIZ” Çıktı

Madalyon Psikiyatri Merkezi Kurucusu, Psikiyatrist Dr. Gülseren BUDAYICIOĞLU’nun beklenen kitabı çıktı.

CAMDAKİ KIZ

“Küçükken çekilen acıların ateşi kolay sönmüyor, kolay unutulmuyor ve izlerini hayatımız boyunca üstümüzde taşıyoruz.”

Aşk yakıyor
Ayrılık kavuruyor
Aldatılmaksa hep çok acıtıyor…

Bize çocukluk acılarını tekrar yaşatacak kişileri gözünden tanır, başkasına değil, ona âşık oluruz. Hayat onu kendi ellerimizle buldurur bize.

Kaderimiz aslında doğduğumuz evlerde yazılır. Yine o evlerde yaralanır, o yaralarla büyür, sonunda o yaraların bizi götürdüğü yere gideriz. Ancak mutluluk her zaman o yolda değildir…

“Bu kitapta her zamanki gibi gerçek bir yaşam hikâyesi anlatacağım sizlere. Hep lüks içinde yaşamış ama kaderi daha baştan kötü yazılmış Camdaki Kız ile bir varoş çocuğunun aşk hikâyesi bu.”

– Dr. Gülseren Budayıcıoğlu

Okula Hazırlık

Okula Hazırlık

Eylül ayı geldiğinde pek çok aile telaşlı bir hazırlığa girer, kırtasiyelerden okul araç gereçleri ve okul üniformaları alınır, öğretmen ve okul seçimleri tamamlanır. Özellikle okula ilk kez gidecek olan çocuklar ve aileleri için yeni bir deneyimin  Devamını Oku

Üniversite Sınavlarında Ebeveyn Tutumu

Üniversite Sınavlarında Ebeveyn Tutumu

Ülkemizde 2013 yılında meslek seçimlerini yapmak üzere 1 milyona yakın genç üniversite sınavına hazırlanmaktadır. Sınav zamanı yaklaştıkça gençlerin yorgunluk, stres ve kaygı düzeyleri de artmaktadır. Bir yıldır yoğun olarak hazırlandıkları bu maratonda anne baba ve yakın çevre tutumları da zaman zaman gençlerin yaşadığı bu kaygı ve stresi arttırabilmektedir. Devamını Oku

Güncel Psikoloji Yayınlarımız

Yardıma ihtiyacınız var mı? Size ulaşalım.