Uzman Makaleleri

Depresyonun Gençler Üzerindeki Etkileri ve Ergenlik Döneminde Destek

Depresyonun Gençler Üzerindeki Etkileri ve Ergenlik Döneminde Destek

Ergenlik; gençlerde ani ve hızlı değişimlerin olduğu, hormonal değişikliklerle birlikte bu kişilerin kendi kimliklerini aradıkları bir dönemdir. Buna bağlı olarak ergenlik döneminde gençlerin hayata ilişkin sorgulamalarının da arttığı gözlemlenmektedir. Ergenlik döneminde ergenler sıklıkla mutsuzluk, yalnızlık ve çaresizlik hissedebilirler. Gençlerin öfkelerini kontrol etmede ciddi sorunlar yaşadıkları görülmektedir. Bu hızlı duygu değişimlerine uyku ve iştah problemleri de eşlik edebilir. Hatta çoğunlukla kendileriyle baş başa kalmayı isteyebilir ve gün içerisinde enerjileri oldukça düşük olabilmektedir. Bu gençler gün içerisinde enerji düşüklüğüne bağlı olarak çoğunlukla hiçbir şey yapmak istemeyebilirler. Aynı zamanda yapmaları gereken bir işe uzun süre konsantre olmaları oldukça zor olabilir. Gençlerde bu durumların görülmesi depresyon belirtilerinin varlığına işaret edebilmektedir. Depresyon belirtilerine ek olarak olumsuz beden algısı, düşük öz saygı, kendine zarar verme ve intihar etme düşünceleri de eşlik edebilmektedir. Genellikle geçmişte yaşadıkları olaylara ve yaptıkları ya da yapamadıkları davranışlara aşırı derecede takılı kalabilmektedirler.

Gençlerde görülen depresyon kişisel sorunlara sebep olabildiği gibi, gençlerin ilişkilerinin de olumsuz etkilenmesine sebep olabilmektedir. Çoğunlukla aile ve arkadaşlık ilişkilerinden uzaklaştıkları görülmektedir. Akademik anlamda okuldaki performanslarının düşmesi söz konusu olabilmektedir. Çevresindeki bireylerin kendilerine yönelik yaptıkları yorumlarda aşırı hassas davranışlar gösterebilir, bu yapılan yorumlara ilişkin kendilerini suçlu hissedebilirler. İlişkilerde bir grubun içerisine ait olmadıklarına yönelik düşüncelere sahip olabilirler. Ait olmadıklarına yönelik düşüncelere aynı zamanda ilişkilerinde reddedilme ve terk edilme korkuları da eşlik edebilir. İlişkilerinin içinde kendi değerlerini sorgulayabilmekte ve kendilerini değersiz görebilmektedirler.

Ergenlerde depresyonun görülme oranı %4.7 olarak bildirilmiştir (Kashani, Carlson ve Beck, 1987). Depresyonun görülme sıklığı yaş, cinsiyet, ve ekonomik düzeyi açısından gençlerde farklılık göstermemektedir. Gençlerde depresyonun görülme sebeplerinde hem kalıtımsal hem de çevresel faktörlerin etkili olması söz konusudur. Gençlerin ebeveynlerinde depresyonun görülme durumu kendilerinde görülme sıklığını artırabilir. Aynı zamanda çocukluk yaşantılarında ihmal ve istismara maruz kalmaları, olumsuz ebeveyn tutumları, maruz kaldıkları akran zorbalığı, yas süreçleri ve tıbbi problemleri depresyon riskini artırabilmektedir. Bütün bunlara ek olarak depresyonun eşlik ettiği gençlerde beyinlerinde serotonin düzeyinde düşüşün varlığı da söz konusu olabilmektedir.

Bütün bu belirtilere ve sebeplere bakıldığında ergenlik döneminde özellikle erken müdahale oldukça önemlidir. Çünkü erken müdahale edilmezse gençlerin yetişkinlik döneminde de benzer sorunlar yaşaması söz konusu olabilmektedir. Bu durumun önüne geçebilme açısından ergenlik döneminde müdahale edilmesi bireylerin sonraki yaşantılarına da etkilenmemesi açısından önemlidir. Ergenlik döneminde depresyon belirtileri söz konusuysa profesyonel destek ihmal edilmemelidir. Ergenlerin göstermiş olduğu belirtilerin ergenlik döneminden kaynaklı duygu değişimi mi yoksa depresyondan mı kaynaklı belirtiler olduğu profesyonel yardım alarak belirlenmelidir. Buradaki en önemli belirleyici faktör, ergenlerin gösterdiği belirtilerin sıklığı ve süresidir. Birçok ergen yaşamının bir döneminde kendini depresif hissedebilir. Eğer bu belirtiler gencin kendi günlük yaşantısını etkilemeye başlamışsa depresyon riski psikolojik ve psikiyatrik değerlendirmeler ile ele alınmalıdır. Böyle bir durumda psikoterapi ve ilaçlarla ile tedavi planı gerçekleştirilmelidir. Ergen bazen tedaviyi reddedebilir ya da tedaviye gelmek için bile kendinde enerji hissedemeyebilir. Böyle bir durumda gencin ailesi ile çalışarak tedavi planlanabilir. Bunun yanı sıra tedaviye sıcak bakan ergenlerin var olan olumsuz duygu ve düşüncelerine bilişsel ve davranışsal müdahalelerde bulunulabilir ve günlük işlevselliğini artıracak sosyal beceriler ve aktiviteler kazandırılmaya çalışılabilir.

 

Kaynak:
Kashani J.H., Carlson G.A. ve Beck N. (1987) Depression, depressive symptoms and depressive mood among a comunity sample of adolescents. Am J Psychiatry, 144, 931-934. doi: 10.1176/ajp.144.7.931

Uzman Bilgisi

Psk. Elif ÇALIŞKAN
Klinik Psikolog
  • Üniversite : Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Psikoloji (Yüksek Şeref Öğrencisi), 2016, Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji (Yan Dal), 2016
  • Uzmanlık : Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimler Enstitüsü, Disiplinler Arası Aile Danışmanlığı (Yüksek Şeref Öğrencisi), 2021, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji (Yüksek Şeref Öğrencisi), 2021

Yazıları

Güncel Psikoloji Yayınlarımız

Yardıma ihtiyacınız var mı? Size ulaşalım.