Sınav Kaygısı

Kaygı, heyecan hayatın içinde olan doğal ve kaçınılmaz duygulardır.  Aşırı düzeye çıkmadığı ve kişinin performansını olumsuz etkilemediği sürece  bizi hedefe yönlendiren, motive eden bir  güçtür. Baş edilemez  düzeye çıktığında  ise insan hayatını olumsuz etkileyen, birçok alanda performansı azaltan bir engel halini alır. 

Sınav kaygısı; sınavdan günlerce hatta aylarca önce başarılı olup olunmayacağı  konusunda aşırı kaygı yaşanması ile kendini gösterir. Bu kaygı belirtileri sınava çalışma motivasyonunu etkileyebileceği gibi uyku, yemek, sosyal ilişkiler gibi günlük aktiviteleri de olumsuz düzeyde etkileyebilmektedir. Bununla birlikte sadece sınav öncesi değil  sınav sırasında da aşırı heyecan ve bu heyecanın getirdiği bazı duygusal ve fiziksel belirtiler  sınav  performansını etkileyerek başarı düzeyini düşürebilir.

Sınav sırasında ya da sınavın düşünüldüğü durumlarda  çarpıntı, düzensiz kalp atışları, karın bölgesinde huzursuzluk ya da ağrı, soğuk terleme ve baş ağrıları, düzensiz solunum, ellerde uyuşma, titreme, vücutta ateş basması ve bayılma hissi, baş dönmesi, bir şey düşünemiyormuş hisleri,  kas yorgunlukları sınav kaygısının fiziksel belirtileri arasında sayılabilir.

Sınav zamanlarının korkulu bir rüya gibi görünmesi, başarısız olursam korkusu ve bunun getirdiği yetersizlik düşünceleri ve başarılı olamayacağım yargıları, panik hissi,aşırı sinirlilik, ağlama, iyi çalışmaya rağmen hiçbir şey hatırlamadığını ve hiçbir şey bilmediğini düşünmek ve konsantrasyon güçlüğü, huzursuzluk, aşırı yorgunluk hissi, sıkıntı, bunaltı, aşırı hareketlilik,  sınav sırasında zihninizin donduğunu, bulanıklaştığını ve tam olarak düşünemediğini hissetme ve soruları heyecandan okuyamama gibi belirtiler duygusal belirtiler arasında sayılabilir.

Bütün bu belirtilere ek olarak, yeterince çalışmadığı için  kendini suçlama, kendini yetersiz hissetme, sınav sonrasının felaket olacağı, kimsenin yüzüne bakamayacağı, çevresini hayal kırıklığına uğratacağı şeklinde düşünceler ortaya çıkmakta  ve bu negatif düşünceler öğrencide akademik ortamdan uzaklaşıp, ders çalışmaya karşı ilgisizlik, isteksizlik, endişe ve tedirginlik duygularının yoğunlaşmasına neden olmaktadır.  Bu durum, öğrencide sınavla ilgili bu kaygıyı yaşamaktansa sınava girmeme, kendini uzaklaştırma yoluna ya da daha ağır psikiyatrik bozukluklara girmesine zemin hazırlamaktadır.