Travma Beden

Travma Beden

“Derin duyguları yaşamayı ve bunlara tahammül edebilmeyi öğrenmek travmadan iyileşmek için esastır” (Beden Kayıt Tutar, Bessel A. Van Der Kolk).

Travma, kişinin ruhsal ve bedensel sağlığına zarar veren her türlü deneyim olarak ifade edilebilir. Dolayısıyla, bazen travma ani ve beklenmedik şekilde gerçekleşen korku, üzüntü, acı veren bir olay iken; bazen ise, çocukluk çağında sevgi ve güven gibi duygusal ihtiyaçların karşılanmadığı ebeveynler ile büyümenin sonucunda oluşan deneyimler olarak değerlendirilebilir

Peki bu travmalar yaşandığı dönemde kalır ve etkisini kaybeder mi?

Bazen travmalar yaşayan kişi tarafından savunma mekanizmaları nedeniyle gömülerek unutulduğu düşünülebilir ancak kişiyi yetişkin yaşamında şekil değiştirerek etkilemeye devam eder. Böylece kişinin hayatını olumsuz etkilemeye devam edebilir. Çünkü bastırılmış travma ve olumsuz yaşantılarımız beden tarafından kayıt altına alınmaktadır.

Travma yaşayan insanlar üzerinden uzun yıllar geçse de yaşananları ifade etmekte zorlanırlar. Ancak bedenleri yaşadıkları korkuyu, öfkeyi, çaresizliği çok taze şekilde kayıt altında tutar ve travmayı hatırlatan ufacık tetikleyiciye karşı bile anı yeniden canlanabilir.

İfade edilemediğinde travma beyinde işlenmez. Bunun sonucu olarak rahatsız edici görüntüler, geriye dönüşler (flashbackler) ve kabuslar olarak geri döner. Travma deneyiminin üzerinden uzun yıllar geçse de; işlenmemiş travma beyin aktivasyonunu olayın yaşandığı ilk gün ki ele geçirir.

Travma yaşayan insanlar, geçmişteki olumsuz olayı hatırladıklarında, duygulardan sorumlu olan beyinlerinin sağ tarafı sanki olay o anda yeniden oluyormuş gibi aktif ve canlıdır.

Bununla birlikte, mantık ve akıl yürütme becerilerinden sorumlu olan beynin sol tarafı ise oldukça pasif durumdadır. Kişi yoğun ve acı verici duyguları o an hissederken, travma kaynaklı hissedilen yoğun duygular olduğunun farkında değildir. Şimdiki zamanda yaşadığı sorunu çözme konusunda ise yetersiz kalabilir. Bunun sonucunda tetikleyici karşısında korku, acı gibi travmayı hatırlatan durumlarda duyguları yeniden aynı yoğunlukta hissedebilirler.

Örneğin, çocukluk çağında araba kazası yaşamış biri, gelecek yaşamında arabaya bindiği zaman araba kullanmayı bilse bile yine de benzer korkuyu hissederek panik ve korku duygularını yaşayabilir. Ya da çocukluk çağında cinsel istismara uğramış biri yetişkin yaşamında cinsel deneyiminde sorunlar yaşayabilir.

Çünkü bu travmalar işlenmemiştir. Yani, ifade edilmediği ve tedavi edilmediği için beyin tarafından anı olarak kaydedilmemiştir. Bunun sonucunda ise, şimdiki zamanda etkisini sürdürür. Böylece travmayı hatırlatan her türlü tetikleyici (hatırlatıcı), kişinin geçmişte yaşadığı olumsuz deneyiminde hissettiği duyguyu taze şekilde yeniden hissetmesine yol açabilir. İşlenmeyen travmalarda, beden tehdidi kaydeder ve kişinin beyninde sürekli tehlike alarmları çaldığı için daima stres hormonları aktiftir. Bu nedenle travma geçmişte yaşanmış olsa bile, kişinin şu anki yaşamında sürekli korku ve kaygı içinde yaşamasına neden olur.

Bazen kişiler yaşadığı acı deneyimi bugün ki yaşamında azaltmak için ilaçlar, alkol, ya da aşırı yeme gibi olumsuz başa çıkma yöntemlerine başvursada bu durum dayanılmaz olan duygularını sadece geçici olarak azaltır. Çünkü, duygular bastırıldığı sürece BEDEN KAYIT TUTMAYA DEVAM EDER!”

İfade edilemediğinde travmanın üzerinden yıllar geçse de ilk gün ki gibi beyinde aktif şekilde durur.

Travmaların ifade edilmeyerek bastırılması sonucunda;

  • Rahatsız edici görüntüler, geri dönüşler (flashbackler), kabuslar,
  • Fizyolojik kaynaklı olmayan hastalıklar,
  • Ağrılar,
  • Ani irkilme, tedirginlik, huzursuzluk,
  • Odaklanma, uykuda güçlük,
  • Yoğun kaygı, panik ve öfke olarak şimdiki yaşamınızda ve bedeninizde şekil değiştirerek yaşamaya devam

Bu nedenle travmaların profesyonel destek alınarak tedavi edilmesi gerekmektedir.

Yazan: 

Psk. Nagihan KUTLU

Comments for this post are closed.
vajinismus

VAJİNİSMUS

Vajinismus ülkemizde yaygın olarak görülen cinsel işlev bozukluklarından biridir. Tanım olarak vajinismus, vajina …

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

DEHB, kişinin “kolayca ulaşılamayacak bir hedefe varmak için kullandığı kendini düzenleme becerileri” olarak …

Histrionik Kişilik Bozukluğu Nedir

Histrionik Kişilik Bozukluğu Nedir?

Psikoloji biliminin en eski araştırma konularından biri olan histrionik kişilik bozukluğunun bir diğer adı da histeridir. …