Terapi Nedir

Terapi Nedir?

Terapi nedir? sorusu sorulduğunda pek çok insanın aklına filmlere konu olmuş şekilde divana uzanmış ve sürekli konuşan bir danışan/hasta ile hemen divanın başında duran, dinleyici konumunda bir doktor ya da psikolog gelir. Danışan, aklına geldiği şekilde anlatmaya devam ederken doktor ya da psikolog notlar alır, nadiren soru sorar ya da yorum yapar. İzlenen sahne, psikoterapi türlerinden biri olan Psikanaliz sahnesidir. Terapi ile en çok özdeşleştirilen bu sahne, psikodinamik yönelimli terapinin uygulama alanını içerir. Oysa günümüzde, psikanaliz dışında pek çok terapi türü kullanılmaktadır.

Psikoterapi Nedir?

Psikoterapi ya da yaygın kullanılan adıyla terapi, ruh sağlığı alanında uzmanlığını yapmış (psikiyatrist, psikolog) profesyoneller tarafından uygulanan; danışanın/hastanın düşünce, duygu ve davranış düzeyinde değişimini amaçlayan, farkındalığı arttırmak ve ihtiyaç duyulan değişimi gerçekleştirmek üzere kişinin yaşamındaki bir tür keşif sürecidir. Bu keşif sürecinde psikoterapist, danışana eşlik eder ve ihtiyaç duyduğu değişimi gerçekleştirmesi destek olur.

İçgörü, psikoterapi sürecinde yeni bir bakış açısı kazanma ile ilgili en önemli terimlerden biridir. Bireyin içinde bulunduğu sürece ve yolunda gitmeyen kısımlara dair farkındalığı; düşünce, duygu, davranışları arasındaki bağlantıyı kurabilmesi ve değişime dair motivasyonu içerir.

Psikoterapi, etkililiği bilimsel araştırmalarca kanıtlanmış araç ve yöntemleri kullanarak bireyin hayatında farkındalık oluşturmaya ve sorunların çözümüne dair müdahaleleri içeren ilişki kurma sanatıdır.

Psikoterapist Kimdir?

Psikoterapist ya da yaygın kullanılan adıyla terapist, ilgili olduğu psikoterapi türü ile ilgili uzun eğitimlerden geçmiş, ilgili terapi türünü kuramsal ve teorik olarak bilen, terapi eğitimiyle ilgili süpervizyon almış ve terapi içerisinde kullanılan teknik ve yöntemleri uygulama yetkinliğine sahip ruh sağlığı uzmanıdır.

Psikoterapi eğitimleri uzun soluklu eğitimlerdir. Bazıları 3-4 yıl boyunca devam eden eğitimleri içerir. Psikoloji lisans eğitimi üzerine klinik psikoloji alanında yüksek lisans yapmış bireyler, uzmanlık süreci boyunca çeşitli terapi ekollerini öğrenerek mezun olurlar. Ardından ilgi duyulan terapi türündeki uzmanlıklarını desteklemek amacıyla örgün olmayan eğitim/enstitü ve kuruluşlardan terapi eğitimleri almaya devam ederler. Bu uzun soluklu yolculuk hem uzmanın hem de danışanın yüksek yararı için sürdürülen oldukça meşakkatli bir süreci içerir. Bu sebeple ilgili terapi türünü uygulama yeterliğine sahip uzmanlardan terapi hizmeti almak fayda sağlayabilmek adına oldukça önemlidir.

Psikoterapiye Ne Kadar Süre Devam Edilmelidir?

Pek çok birey, psikoterapiye başladığında ne kadar süreceğini merak eder ve yine pek çok birey hemen sonuç almak ister. Çoğunlukla ilk seansta hemen öneri alma ya da çözüm yolu bulma beklentisi ile başvurur; oysa ilk görüşme kişinin başvuru sebebiyle ilgili bilgi ve aile öyküsünün alındığı değerlendirme görüşmesidir. Modern tıpta kullanılan görüntüleme ve tahlil yöntemleri, psikoterapi sürecinde yerini testlere ve ölçeklere bırakır. Aynı zamanda klinik gözlem, bireyden/aileden alınan bilgi ve kullanılan farklı değerlendirme yöntemleri aracılığıyla kişinin başvuru sebebi ve yaşadığı zorluklar doğrultusunda ona yardımcı olacak uygun yöntem/teknikler keşfedilir. Her görüşme, kendi içinde bir tür değerlendirmeyi içerir; bu sebeple psikoterapi bir süreçtir ve görüşmelerin belirli/düzenli aralıklarla devamı oldukça önemlidir. Bireyin yaşamında yolunda gitmeyen kısımlara dair farkındalık oluşturması, içgörü kazanması ve çözüm yolları arayıp bunu hayatına geçirebilmesi için zamana ihtiyaç vardır.

Psikoterapiye devam süresi; bireyin ihtiyacı, temel yakınması ve kullanılan terapi türü doğrultusunda değişkenlik kazanır. Danışanın yaşı, içgörü düzeyi, yakınmanın içeriği, ne kadar zamandır devam ettiği, gönüllü olarak terapi sürecine başlayıp başlamadığı, ailedeki psikopatoloji öyküsü, kullanılan terapi yöntemi gibi pek çok değişken terapiye devam süresini şekillendirir.

Örneğin, Bilişsel Davranışçı Terapide öngörülen süre yaklaşık olarak 10-12 seans iken bazı dirençli olgularda (obsesif kompulsif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, kişilik bozuklukları, madde bağımlılığı, yeme bozukluğu gibi) bu süre uzayabilir. Psikanaliz gibi terapilerde ise birey, yıllarca devam edecek bir terapi sürecine adım atar.

Unutulmaması gereken en önemli husus şudur ki, psikoterapi her birey için biriciktir. Bireyin içgörüsü, farkındalığı, sorun alanı, sorunun devam etme süresi, aile öyküsü gibi etkenler psikoterapi için devam edilmesi gereken süreyi etkilemektedir.

Psikoterapinin Sonlanması

Psikoterapiye başlamak kadar bitirmek de bireyin hayatındaki önemli kararlardan birini oluşturur. Psikoterapiye başladıktan bir süre sonra danışan, gözle görülür şekilde olumlu değişimler fark edebilir ya da çevresi bu yönde geribildirim verebilir. İyilik hali yakalandığında pek çok danışan terapi sürecini sonlandırma eğilimindedir. Ancak uzman (psikolog, psikiyatrist) ve danışanın ortak kararıyla başlanan terapi sürecinin yine uzman ve danışanın ortak kararıyla sonlandırılması oldukça önemlidir. Bazı olgularda sorun alanıyla ilgili güçlüklerin geri döndüğü (relaps) gözlendiğinden kişinin gerçek anlamda sağaltımını sağlamak ve relapsı önlemek psikoterapinin amaçlarından biridir. Danışanın, terapi sonlandıktan sonra kendi kendinin terapisti olabilmesini sağlamak pek çok terapi türünün gayesini oluşturur. Kendi kendini terapisti olmak, bireyin yaşamında karşılaştığı güçlüklerle baş edebilmesi ve psikolojik iyilik halini koruyabilmesi anlamına gelir. Bu becerinin kazanımı için ise belirli bir zamana ihtiyaç vardır.

Psikoterapi Türleri Nelerdir?

Günümüzde kullanılan yüzden fazla terapi türü olduğu bilinmektedir. Ancak bunlardan yalnızca bazıları, etkililiği onaylanmış, kanıta dayalı yöntemleri oluşturur. Bireyin yaşadığı sorun, ne kadar süredir devam ettiği, içgörü düzeyi gibi değişkenler göz önünde bulundurulur ve bireye uygun terapi türü seçilerek hareket edilir. Aşağıda en sık kullanılan terapi türlerinden bazıları yer almaktadır:

Bilişsel Davranışçı Terapi

Günümüzde en sık kullanılan terapi türleri arasındadır. Temel olarak, düşünce tarzının değişimi amaçlanır. Olay-düşünce-duygu-davranış arasında bağ kurarak bireyin yaşamını olumsuz yönde etkileyen inanç tarzını değiştirmeye odaklanır. Görece kısa süreli ve hedef yönelimli bir terapi türüdür. Terapist ve danışanın bir ekip gibi ortak çalışmasını içerir. Süreç sonunda bireye, baş edebilme becerileri kazandırılır.

Şema Terapi

Günümüzde kullanım sıklığı artmaya başlayan bir diğer terapi türüdür. Erken çocukluk döneminde karşılanması gereken temel ihtiyaç alanlarından (temel güven, sevgi, şefkat, özerklik, oyun gibi) biri ya da birden fazlası karşılanmadığında “şema” adı verilen uyum bozucu inanç tarzının oluştuğu ve bireyin sonraki yaşamını olumsuz yönde etkilediği düşüncesini benimser. Terapi sürecinde, çekirdekleşmiş uyum bozucu şemalar ele alınır ve erken çocukluk döneminde karşılanmamış temel ihtiyaçlar üzerinden hareket edilir. Bu sayede bireyin kendine yardım edebilmesi ve işlevselliğini kazanması amaçlanır. Görece uzun soluklu bir terapi türüdür.

Aile/Çift Terapisi

Aileyi bir bütün olarak ele alır. Aile içindeki her birey, aile sistemini oluşturan parçalardan biridir. Aileler, yaşam boyu gelişim sürecinde çeşitli evrelerden geçerler, bu geçiş sürecinde gözlenen uyum güçlüğü; ailenin işlevini olumsuz yönde etkiler. Aile üyelerinden birinin ortaya çıkardığı semptom, aslında tüm ailenin semptomudur. Ailenin yaşadığı zorluk alanlarına müdahale ederek ailenin baş etme becerilerinin güçlenmesi amaçlanır. Bu sebeple tüm aile üyeleriyle bir arada görüşülür.

Psikodinamik Terapi

Haftada bir (bazen birden fazla) olmak üzere görüşmelerin sürdürüldüğü, uzun soluklu bir terapi türüdür. Serbest çağrışım gibi yöntemler kullanarak bilinçdışı çatışmaların, bireyin bugünkü yaşamı üzerindeki etkileri üzerinde durur. Bireyin farkındalığının artması ve bilinçdışı malzemenin bugünkü zihinsel süreçlerle bağının kurulması amaçlanır.

Varoluşçu Terapi

Varoluşçu psikoterapi; kendilik farkındalığı, bireyin hayatındaki anlam arayışı ve bu arayışın değişimine dair keşfi içeren bir psikoterapi türüdür. Görece uzun soluklu bir terapi türüdür.

Oyun Terapisi

Çocuklar, yeni öğrenmeleri ya da onları zorlayan yaşam olaylarını oyun sırasında işlemler. Koşulsuz olumlu kabul sınırları içerisinde çocuğun kendini özgürce ifade edebileceği bir terapi türüdür. Çocukluk döneminde gözlenen korku, kaygı ya da davranışlar güçlüklere müdahale alanında kullanılır. Çocuğun yaşı, sorun alanı doğrultusunda terapiye devam süresi değişmekle birlikte seanslar arası bağ kurabilmesi adına öngörülen görüşme sıklığı haftada bir (bazen birden fazla) olarak planlanmaktadır. Çocuğun, oyun aracılığıyla duygularını ifade edebilmesi, çatışmayı açığa çıkarabilmesi ve bu sayede sağaltım amaçlanır.

Grup Terapisi

Grup terapisi, bireysel psikoterapinin grup ile sürdürülen türünü içerir. Grup terapisinde bir ya da birden fazla psikoterapist sürece eşlik edebilir. Grup, yaklaşık olarak 5-15 kişiden oluşur ve belirli aralıklarla bir araya gelir. Herkesin yargılanmadan kendini ifade edebilmesi, başkaları yönelimli düşünebilme, benzer güçlük alanı ile ilgili yalnız olmadığını bilme ve empati kurabilme gibi kısımlar grup terapisinin önemli dinamiklerini oluşturur. Kaygı, bağımlılık ya da travma gibi farklı konularda grup bir araya gelebilir ve bireylerin yaşam becerilerini desteklemek amaçlanır.

Geştalt Terapi

Bireyin yaşamında bireyi merkeze koyarak bugünü anlamaya çalışan terapi türüdür. Kişinin onu olumsuz etkileyen ve mutsuz eden düşünce örüntüleri hakkında farkındalık kazanmasını amaçlar.

Yazar:

Uzm. Psk. Ayşenur Güngör

Comments for this post are closed.
ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI NEDİR? ÇOCUKLARI KORUYABİLMEK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?

Çocuk Cinsel İstismarı Nedir? Çocukları Koruyabilmek İçin Neler Yapabiliriz?

Çocukları derinden sarsan, kısa ve uzun vadedeki etkilerinin çok önemli sayıldığı, saptanması diğer istismar türlerine …

Irkçılık Olgusunun Günümüze Yansımaları Yeni Irkçılık

Irkçılık Olgusunun Günümüze Yansımaları : Yeni Irkçılık

Irkçılık, on sekizinci yüzyılın sonlarında özellikle siyasal alanda ortaya çıkan ve kapitalist ideolojinin yanı …

Bitkisel ürünler mi ilaçlar mı

Bitkisel ürünler mi ilaçlar mı?

Bitkisel ürünler, gıda takviyesi kapsamındadır ve Tarım Bakanlığından onay alınarak piyasaya verilirler. Ancak …