psikoloğa ne zaman gitmeliyim

Psikoloğa Ne Zaman Gitmeliyim?

Psikoterapi nedir?

Psikoloji en geniş tanımıyla ‘insan davranışının ve zihinsel süreçlerin bilimi’ olarak bilinmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ‘bilim’ sözcüğüdür. Psikologlar her ne kadar davranışlar ve zihinsel süreçlere odaklansalar da bu konuların altında yatan nedenlere ve sonuçlara bilimsel bir temele dayandırarak açıklama getirmektedirler. Psikoterapi kavramı kesin bir dille tanımlanamamakla birlikte, iki kişi arasındaki sözel etkileşime ve psikoterapötik ilişkiye dayalı bir süreç olarak bahsedilebilmektedir. Amaç; iki kişiden birinin (danışan) bilişsel, duygusal veya davranışsal işlevlerindeki bozukluklar nedeni ile oluşan sorunların giderilmesidir. Anlama, konuşma, düşünme ve ilişki kurmaya dayalı bir süreç olan psikoterapi; danışanın ihtiyaçlarına ve kullanılan terapi ekolüne göre şekillenebilmektedir.

Kişinin yaşadığı sıkıntılar psikoterapi veya danışmanlık süreçleri ile çözüme kavuşturulabilmektedir. İki kavram arasındaki temel farklar; süre ve hedeftir. Danışmanlık süreci psikoterapi sürecine göre daha spesifik bir sorunu hedef almakta ve çok daha kısa sürmektedir. Psikoterapi süreci; uzun soluklu olmasının yanı sıra, kişiyi merkeze koyar ve kişiye kendi düşünce, duygu ve davranışlarının altında yatan nedenler ve örüntüler hakkında farkındalık yaratmayı amaçlatmaktadır.

Psikolojik Destek Almak Bana Ne Sağlar?

Psikoloji alanı sadece bu alanda uzman olan kişilerin değil, temel düzeyde; toplumdaki tüm bireylerin az çok bilgi sahibi olması gereken bir bilim haline gelmektedir. Psikolojinin temel kavram ve süreçleri hakkında bilgi sahibi olan birey; kendi düşünce, duygu ve davranışlarını daha iyi bir şekilde anlamaktadır. Burada bahsedilen her davranışın veya her düşüncenin arkasındaki nedeni bir dedektif gibi araştırmak değildir. Böyle bir düşünce örüntüsü zamanla yorucu olabilmektedir. Burada dikkat çekilmek istenen nokta, bir bilinçlenme sürecidir. Bilinçlenmek; hayatın bireye getirdiği olumlu veya olumsuz yaşam olaylarını deneyimlerken bunların her birinin farkında olması, keyif alması, plan yapması ve kendi psikolojik sağlamlığını koruyabilmesidir. Bu da kişinin iş hayatında, sosyal ilişkilerinde, ebeveyn olduğunda veya ölüm, hastalık, kaza gibi zor yaşam olayları ile karşılaştığında kendini daha iyi ortaya koyabilmesi ve kendisi için en etkili baş etme yöntemlerini kullanabilmesi demektir.

Hangi Durumlarda/ Ne Zaman Psikoloğa Gitmeliyim?

Hayatın her aşamasında psikolojik destek almayı gerektirebilecek durumlarla karşı karşıya kalınabilmektedir ancak psikolojik destek almak için mutlaka ‘olması gerekli’ koşullar diye bir şeyden bahsetmek yanlış olacaktır. Öte yandan psikolojik desteğin yararlı olabileceği durumlardan bahsedilebilmektedir.  Örneğin ‘ilerleyen’ veya ‘akut’ olarak değinebileceğimiz sorunlar nedeni ile kişi, psikolojik destek alabilmektedir. Bu sorunlar; kaygı, tekrarlayan düşünce ve davranışlar, bir travma sonrası ortaya çıkan rahatsız edici durumlar, iştah veya uyku düzeninde meydana gelen değişiklikler vb. sıralanabilmektedir. Bununla birlikte uzun süredir devam eden, neredeyse kişilik özelliği haline gelmiş ancak kişiyi rahatsız eden durumlar nedeni ile psikolojik destek alınabilmektedir. Bunlar genel olarak kişiliğe atfedilen, durum ve koşullara göre yapılandırılamayan, esnek olmayan düşünce ve davranışlardır. Örneğin mükemmelliyetçi düşünceler buna örnek oluşturabilmektedir.

Yukarıda bahsedilenlere ek olarak kişinin kendisi ve hayat ile ilgili bir anlam arayışı içinde olduğu ‘varoluşsal’ problemler de psikolojik destek almayı gerektirebilecek bir durum olarak görülmektedir. Yaşam, yaşamak ve insan olmaya dair cevabını aradığımız sorular hayatın her aşamasında aklımızı kurcalayabilmektedir. Bu varoluşsal sorulara bizi ikna edebilecek bir cevap bulamadığımızda kendimizi duygusal anlamda kötü ve hatta boşlukta hissedebilmekteyiz. Buna benzer durumlarda bir uzman desteği, yararlı olmaktadır.

Psikolojik destek almak, kişinin hayatında illaki ciddi bir sorun olması demek değildir. Tekrarlayan durumlar haricinde kişi, kendi bilişsel ve davranışsal süreçlerinin farkına varabilmek ve durum, koşul, kişi ve olayları bütüncül bir şekilde alternatif düşünceler ile birlikte değerlendirebilme becerisini edinebilmek için de bir uzmandan destek almak isteyebilmektedir. Bazı durumlarda sadece kişi kendisi, düşünce süreçleri ve duygularını daha iyi anlamak, düzenlemek, organize etmek ve işlevsel hale getirebilmek için de psikoloğa gidilebilmektedir. Kendi davranışlarımızın iç ve dış kaynaklarını araştırıp bulabildiğimizde hem duyguları hem de davranışları düzenleme becerimiz günden güne gelişecektir.

İşlevsellik; koşullara uygun düşünebilme, uygun duygulanım ve aynı şekilde uygun davranışları beraberinde getirmektedir. Hayat boyu bazı dönemlerde işlevselliğimizi yitirdiğimizi düşünebilir ve kendimizi tanıdığımız tüm insanlardan farklı bir konumda veya ‘garip’ hissetmeye başlayabiliriz. Bu noktada sakin kalabilmek, kendimize vakit tanımak ve bir uzman psikolog ile birlikte düşünsel ve duygusal süreçlerimizi incelemek faydalı olmaktadır.

Genel olarak kişilerin; ‘’Ben üstesinden gelirim.’’ veya ‘’Kimseye ihtiyacım yok.’’ gibi düşünceleri ve etiketlenme korkusu psikoloğa gitmenin ve destek aramanın önündeki en büyük engel haline gelmektedir. Duygu, düşünce veya davranış örüntülerinde her zamanki hale göre farklılıklar mevcutsa ya da duygusal açıdan kötü hissediliyorsa, uzun denebilecek bir süredir aynı şikayetler devam ediyorsa psikoloğa gidilebilmektedir. Bazı durumlarda yaşanılan sıkıntıların kronik bir hal alması ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Kişi kendini bir çıkmazın içinde hissediyorsa bir uzman desteğinin faydalı olabileceğinin farkında olması gerekmektedir.

Hayat boyu her yaş grubu için psikoterapi; etkili bir tedavi yoludur. Kişi, bir destek ya da yardım arayışı içerisindeyse ve kendini hazır hissediyorsa herhangi bir sıkıntısını çözebilmek için psikoloğa başvurabilmektedir.

 

Yazan;

Uzm. Klinik. Psk. Saime Begüm Dinç

Comments for this post are closed.
Çocukluk Dönemi Oluşan Bağlanma Yetişkinlik Dönemini Nasıl Etkiler

Çocukluk Dönemi Oluşan Bağlanma Yetişkinlik Dönemini Nasıl Etkiler?

Bağlanma, “iki insan arasındaki yakın duygusal bağ” olarak tanımlanabilir. Bağlanma hayatın ilk anlarında başlar. …

Takıntı Zorlantı Bozukluğu OKB Nedir

Takıntı – Zorlantı Bozukluğu “OKB” Nedir?

(Obsesif Kompulsif Bozukluk) Takıntı-zorlantı bozukluğu, kişinin obsesyonlarının, kompulsiyonlarının ya da ikisinin …

Mahşerin Dört Atlısı

Mahşerin Dört Atlısı

Çiftler arası iletişimde bazı kalıpların yıkıcı etkileri olduğu belirtilmektedir. Yıkıcı iletişim kalıpları …