Blog

Patolojik Kumar Oynama ve Aile Üstündeki Etkileri

Kumar oynama günlük hayatımızda giderek daha çok kabul gören bir davranış haline gelmektedir. Televizyonda at yarışı kanallarının varlığı, her gün oynanabilen loto türü oyunlar, bahis bayilerinin ardı arkasına açılması kumarı daha ulaşılabilir hale getirmiştir. Ülkemizde kumar işletmeleri yasaklanmasına rağmen bu tarz yerlerin varlığını sürdürmesi tam olarak engellenememiş, ek olarak internet üzerinden oynanan kumar hayatımıza girmiştir. Birçok yeni türüyle bizlere sunulan kumar sektörü her geçen gün büyümektedir.

Çoğu insan için kumar oynama sosyal ve eğlendirici bir etkinlikken bazıları için yaşam kalitesini bozan, aile ilişkilerine, arkadaşlıklara ve kariyere zarar veren bir hastalıktır. Bu yazıda patolojik kumar oynamayı ve bu durumun aile içi şiddetle bağlantısını gözden geçireceğiz. Fakat bundan önce her kumar oynama davranışının bir alışkanlık ya da hastalık olarak nitelendirilemeyeceğini bilmek gerekir. Bu nedenle “patolojik kumar oynama”yı tanımlamadan önce “ düşük riskli kumar oynama davranışı”nın ne olduğuna bakalım; Düşük riskli kumar oynamanın başlıca karakteristikleri şu şekilde özetlenebilir:

Düşük Riskli kumar Oynayanın Özellikleri;

  1. Düşük riskli kumar oynayanlar zamanla hemen hemen herkesin kaybedeceğini bilir. Genellikle arkadaşlarla beraber olma, eğlenme, heyecan duygusu yaşama gibi amaçlarla oynarlar.
  2. Bu tip kumar sosyal çevrede, arkadaş ve aileyle veya meslektaşlarla oynanır ve yemek gibi başka aktiviteler de oyuna eşlik eder.
  3. Kısıtlı bir zaman süresinde ve sıklığında oynanır.
  4. Her zaman kabul edilebilir bir kaybetme limiti vardır.

Aileye olumsuz etkilerini incelediğimiz Patolojik Kumar Oynama ise kişinin sürekli ve yineleyici biçimde kişisel, ailevi ve mesleki işlevselliğini bozacak kadar yoğun kumar oynama davranışı şeklinde tanımlanmaktadır. Psikiyatrik sınıflandırma sistemleri göz önüne alındığında kişinin patolojik kumarbaz olduğunu belirlemede aşağıdaki tanı ölçütlerinin en az beşinin bir arada görülmesi gereklidir:

 

 

Patolojik Kumarbaz Olduğu Nasıl Anlaşılır;

 

 

  1. Sürekli kumarla meşguliyet
  2. Arzulanan heyecanı duymak için artan miktarlarda para ile kumar oynama gereksinimi
  3. Kumar oynamayı kontrol altına alma, azaltma ya da bırakma yönünde başarısız çabalar
  4. Kumar oynamayı azaltma ya da bırakma girişimlerinde huzursuzluk ya da irritabilite
  5. Sorunlarından kaçmak için ya da disforik bir duygu durumundan kurtulmak için kumar oynama
  6. Parayla kumar oynayıp kaybetmenin ardından bir başka gün kaybettiklerini yerine koymak için çoğu kez geri gelme (kişinin kaybettiklerini “kovalaması”)
  7. Ne denli kumar oynadığını saklamak için aile üyelerine, terapistine ya da başkalarına yalan söyleme
  8. Kumar oynamak için gereken parayı sağlamak üzere çeşitli yasa dışı eylemlerde bulunma
  9. Kumar oynama yüzünden önemli bir ilişkisini, işini ya da eğitiminde/ mesleğinde başarı kazanması ile ilgili bir fırsatı tehlikeye atma ya da kaybetme
  10. Kumar oynama nedeniyle içine düştüğü çaresiz parasal durumdan kurtulmak için para sağlamak üzere başkalarına güvenme

Yapılan araştırmalar kumar oynayan kişilerde alkol ya da uyuşturucu bağımlılığının da eşlik edebildiğini göstermiştir. Patolojik kumar oynama bozukluğunun madde bağımlılıkları ile benzer özellikleri dikkat çekmektedir. Bazı araştırmalar patolojik kumarbazların yaklaşık yarısının alkol ya da başka bir maddeye bağımlı olduklarını ileri sürmektedir. Patolojik kumarda şu belirtiler görüldüğünde kumar oynama artık bir bağımlılık halini almış sayılır:

Patolojik Kumar Bağımlısının Gösterdiği Özellikler;

  1. Öngörülenden daha büyük bahisler konulduğunda
  2. Kumar oynamayı azaltmak için sürekli girişimler olduğunda
  3. Kaybedilenleri yerine koymak amacıyla sürekli kumar oynandığında
  4. Kumar bireyi sosyal ve mesleki diğer aktivitelere katılmaktan alıkoyduğunda

Patolojik kumar oynamanın kişinin yakın ilişkilerini, özellikle aile içi ilişkilerini ve ailenin bütünlüğünü olumsuz etkilediği bilinmektedir. Patolojik kumarbazlarda aile içi şiddet sıklıkla karşılaşılan bir sorundur.

Aile içi şiddet eşlerden birinin diğer eşe, çocuklara ya da evde yaşayan diğer aile üyelerine veya ev halkını oluşturan bireylerden birinin diğerlerine yönelik tehdit baskı ve kontrol içeren, fiziksel, cinsel, ekonomik veya psikolojik zarar veren her türlü davranışı olarak tanımlanabilir. Patolojik kumar oynama sorunu olanlarda olmayanlara göre aile içi şiddet eğiliminin daha yüksek olması, hastanın dürtü kontrolünün zayıflığı, engellenme toleransının düşüklüğü, eşlik eden kişilik bozukluğu, madde bağımlılığı ya da diğer psikiyatrik hastalıkları olmasıyla ilişkili olabilir.

Patolojik kumar oynayanlarda boşanma oranlarının anlamlı olarak daha yüksek olduğunu, patolojik kumarbazın aile bireylerinin acil servislere ya da kolluk güçlerine şiddet mağduru olarak daha sık başvurduğunu gösteren çok sayıda çalışma mevcuttur. Patolojik kumarbazlar, şiddeti;  kumar oynama davranışı üzerinde kuramadıkları kontrolü, durumu düzeltmeye ve bir anlamda onu kumar oynama davranışından alıkoymaya çalışan aile üyeleri üzerinde kontrol kurmanın bir yolu olarak da görebilmektedir.

Hastanın, ekonomik kayıpların getirdiği sorumluluktan kaçışı yine kumar oynamakta bulur, “büyük kazanç” hayaliyle daha büyük oynar, kayıplardan ders al(a)maz ve giderek daha da fazla kumar girdabının içine hem kendisini hem ailesini sürükler. Bu rahatsızlıktan muzdarip bir danışanım görüşmemizde “ Yıllardır biriktirdiğimiz tüm parayı kaybedip birde tonla borca girdikten sonra aileme olanları anlatmak zorunda kaldım. Herkes perişan oldu. Aile büyükleri yardımcı oldu ve borcumu ödediler. Eşim tekrar oynamayacağıma söz verdirtti ve bu süreci atlattık. Ancak aileme yaptığım bu ayıbı temizlemem gerek diye düşündüm. Suçluluk duygusu beni içten içe kemirdi. Bir süre kumardan uzak kalsam da tekrar oynayarak ve kazanarak aileme olan borcumu ödeyebileceğime olan inancım gün geçtikçe arttı.

Tekrar oynamaya başladım, gizliden gizliye. Şimdi yine borç içindeyiz ve ben uyumak için her gece içiyorum.” diyerek hem patolojik kumar oynama durumunu hem de buna ikincil ortaya çıkan alkol bağımlılığı ve depresyonu arasındaki bağlantıyı özetlemiştir. Görüldüğü üzere patolojik kumar oynama sadece oynayan kişiyi değil ailesini de olumsuz etkilemektedir. Aile üyelerinin kumarı engelleme çabaları boşa çıktıkça ve tartışmalar büyüdükçe şiddete maruz kalma riski de artar. Aile üyeleri, kumarın aile birikimlerini yok etmesi, geleceklerinin ipotek altına alınması gibi ekonomik alanda ve tüm bu sürecin getirdiği psikolojik alandaki sıkıntılarla baş etmek zorunda kalır. Kaybettikçe depresyona giren kişi kadar bu yüke isteği dışında ortak edilmiş diğer aile üyeleri de ruhsal bunalımlarla tanışmaya başlayabilirler. Kaybedilen bir ev veya yüklü miktarda para kadar, eğer varsa çocukların da geleceğine darbe vurulmuş olması, her an yeni bir borç veya ekonomik kayıp haberinin endişeli beklentisi aileyi yıprattıkça, tartışmalar ve kavgalarda günlük rutin yaşanan olaylar haline dönüşmeye başlar.  Bu konu beyaz perde de birçok filme konu olmuştur. Kumarı tek bir kişi oynarken olumsuz sonuçları tüm aileyi etkisi altına alır. Yeşilçam’da da birçok örneğine rastlarız. Zengin hayattan bir anda sefalete girme, aile üyelerinin yaşadığı zorluklar ve sonunda da ailenin parçalanması… Çocuklar bu durumdan belki de en çok etkilenenlerdir. Alıştıkları çevre ve yaşam standardından maddi kayıplar nedeniyle koparılmak, okulun değiştirilmesi, alışılagelmiş ekonomik düzeyin olumsuz yönde değişmesi ve harçlıkların kesilmesi hatta hiç verilmemesi, ihtiyaçlarının karşılanamaması ve sürekli ev içindeki olumsuz hava, kavgalar, fiziksel şiddet gittikçe içe kapanmaya ve bunalıma yol açabilmektedir.

Kumar oynayacak kaygısıyla hastayı kontrol etmeye çalışma kavgayı da beraberinde getirebilir. Sürekli kontrol etmeye çalışmanın çiftlerin yaşantısını çekilmez bir hale getireceği aşikardır. Her gün;” acaba bugün oynadı mı?”, “ne kadar kaybetti?” vb gibi sorularla yaşamak karamsarlık ve çaresizliği arttırır ve hayatı cehenneme çevirir. Aile üyeleri sürekli söz verilip kumarın bitirilmemesi sonucu öfke biriktirmeye başlar. Patolojik kumar oynamanın tedavisinde diğer bağımlılık tedavilerinde olduğu gibi sadece hastanın tedavisi yeterli olmamakta, hem tüm aile üyelerinin maruz kaldıkları sürecin olası ruhsal etkilerinin tedavi edilmesi, hem de aileye bir bütün olarak kumarla başa çıkmanın yollarının öğretilmesi hedeflenmektedir.

Kaynakça;

  1. Lesieur HR, Rosenthal RJ: Pathological gambling: a review of the litarature (prepared for The American Psychiatric Association Task Force on DSM-IV Committee on Disorders of Impulse Control Not Elswhere Classified). J Gambling Stud 1991; 7:5.
  2. Clinical Manual of Impulse-Control Disorders, Eric Hollander, M.D., Dan J. Stein, M.D., Ph.D.,American Psychiatric Pub,  2006
  3. The Effect of Pathological Gambling on Families, Marriages, and Children, Martha C. Shaw, BA, Kelsie T. Forbush, MA, Jessica Schlinder, BA, Eugene Rosenman, MD, and Donald W. Black, MD, CNS Spectr. 2007;12(8):615-622
Comments for this post are closed.