Blog

Türsel Mutluluk Ortaklıkla Mümkündür

Bilinç: Bilinç,  kişinin kendisine, yaşantılarına, çevresine, öteki kişilere ve bir bütün olarak içinde yaşadığı evrene ilişkin farkındalığıdır. Peki bizler ‘bilinci açık’ bireyler olarak kendimizin, çevremizin ve yaşadığımız evrenin gerçekten farkında mıyız? Devamı

Kanser

Kanser ölümü ve yaşam üzerindeki kontrolün sınırlılığını sembolize eden kronik bir hastalıktır. Devamı

Hiç Büyümeyen Mutsuz Bir Çocuk : Peter Sellers

Sinema salonuna girdiğimiz andan itibaren 7. sanatın büyülü atmosferi içerisinde yeni bir dünyaya adım atmış oluruz. Salonun kapısında günlük yaşam kavgaları geride kalır ve koltuğa oturup, film başladığı andan itibaren, bambaşka hayatların içinde buluruz kendimizi. Kendi yaşantımızda zengin, fakir, aşık ya da nefret dolu olabiliriz bunun bir önemi yoktur, o koltukta oturduğumuz sürece artık beyaz perdedeki karakter ‘Kim’ ise ‘O’ oluruz. O karakterle sevinir, üzülür, aşık olur ya da nefret ederiz. Devamı

Depresyon Nedir? Belirtileri Nelerdir? Tedavisi Nasıldır?

‘Depresyon’  terimi gündelik hayatta en çok kullanılan tıp terimlerinden biridir,  bu sebepledir ki; bir çok yanlış anlaşılma ve yanlış inanışın konusu olmuştur.   Hemen hemen herkesin hayatının bir döneminde ağzından : ‘ Bu aralar depresyondayım.’ cümlesini duymak kuvvetle muhtemeldir. Peki acaba her üzgün hissetme hali, her keyifsizlik,  depresyon mudur? Depresyon nedir?  Ne değildir?  Nasıl tedavi edilir? Bu soruların cevaplarına beraber bakalım: Devamı

Bir Psikiyatristin Nefret Günlüğü

Şehrin beti benzi atmış hastalıklı rengi, insanın içindeki yaşama isteğini azaltıyordu. Aslında dışarıdan gelenler kasvetli havanın bu şehre çok yakıştığını söylerler. Burada yaşayanlar için çok da fark etmiyor aslında. Her gün, birbirinin aynı hayatlarından, şikayet etmeden günü akşam ediyorlar. Benim de farklı geçmiyor günlerim senin yokluğunda. Devamı

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

Psikoterapi; bireylerin, bilişsel, duygusal ve davranışlar sorunlarının, bu konuda eğitim almış bir profesyonel eşliğinde sözel görüşmeler yoluyla çözümünü ve bireylerin ruh sağlıklarının korunmasını ve geliştirilmesini amaçlayan tekniklerin genel adıdır. Psikiyatri tarihi boyunca çeşitli dönemlerde o dönemin şartlarına göre şekillenmiş değişik psikoterapi türleri geliştirilmiştir. Bütüncül, dinamik, , bilişsel davranışçı, varoluşçu, Geştalt ve kişilerarası psikoterapi, psikoterapi türlerinin başlıcalarıdır.

Devamı

Bağlanmanın Psikolojisi “Ben Sensiz Yaşayamam”

Ben onsuz yaşayamam, biz birbirimizi tamamlıyoruz, o olmadan eksiğim, onun olmadığı bir dünya düşünemem… Günlük yaşantımızda hepimizin duyduğu ya da bizzat söylediği, kulağa sempatik ve romantik sevgi sözcükleri olarak gelen bu ifadeler aslında o kadar da masum olmayabilir. ‘Sensiz bir hiçim’ den ‘ya benimsin ya kara toprağın’ a kadar uzanan yelpazede bu cümleler bir ucunda özkıyım bir ucunda cinayet olan tehlikeli bir tahterevallinin oturakları olabilir.
Devamı

Duygusal Yeme - Madalyon Psikiyatri Merkezi

Duygusal Yeme

İnsanın dinamik bir biçimde etkileşen bio-fiziksel, psikolojik, bilişsel ve sosyal alt sistemlerin oluşturduğu bir bütündür. Bu sistemlerden herhangi.. Devamı

Psikolog Olmak - Madalyon Psikiyatri Merkezi

Psikolog Olmak

Psikologsanız eğer insanlar sizden çok şey bekler, sanırlar ki psikologların sinirleri alınmıştır, yaşamlarındaki her sorunu tereyağından kıl çeker.. Devamı

Karne - Madalyon Psikiyatri Merkezi

Karne

Bu ay yaklaşık 15 milyon öğrenci yarı yıl karnelerini aldılar. Bazıları sevinç ve gururlarını verilen hediyelerle pekiştirirken bazıları hayal kırıklığı, azarlanma, tehdit ve.. Devamı

Terapi Nedir

Terapi Nedir?

Terapi nedir? denince çoğumuzun aklına filmlerdeki terapi sahneleri gelir; danışan bir divana uzanmıştır, terapistin yüz ifadesi yok denecek kadar azdır ve terapi “Çocukluğunuza dönelim” ile başlar.. Devamı

Metropol ile Barışmak - Madalyon Psikiyatri Merkezi

Metropol ile Barışmak

Dışarıdan bakıldığında dünyanın en güzel doğal yapısına sahip bir şehirde yaşamak birçok insana cazip geliyor. Üstelik her türlü imkana ulaşılması an meselesi. Ancak bir de bu şehirde yaşayıp çalışanlara sormak lazım şehrin güzelliklerini. Devamı

Boşanma ve Çocuğunuz - Madalyon Psikiyatri Merkezi

Boşanma ve Çocuğunuz

Boşanma, kuşkusuz, çocukların başına gelebilecek en sarsıcı olaylardan birisidir. Ancak, boşanmanın onların gelişimlerini ciddi bir biçimde etkileyecek olması birkaç unsura bağlı olarak gelişir. Bu unsurlardan ilki; çocuğun anne babası ile ilişkisinde meydana gelebilecek değişikliklerin neler olduğudur. Devamı

Kıskançlık - Madalyon Psikiyatri Merkezi

Kıskançlık

Kıskançlık her zaman aşkla birlikte doğar ancak aşkla birlikte ölmez… Tutku duygumuzun içinde, heyecanlandığımız diğer duygulara nazaran daha mutluyuzdur. (La Rochefoucauld) Partnerlerinin bağlılığından bir türlü emin olamayan kişiler için, hayatlarındaki odak noktası bu güvenceyi ele geçirmektir. İnsanlar partnerlerinin sevgi ve bağlılıklarından emin olduklarında, bu sevgiyi takdir etmemeye başlarlar. Kur yaparken bulunmadıkları taleplerde bulunurlar. Devamı

Çocuk ve Oyun

Çocukluğunuzu düşündüğünüzde aklınıza gelen özel anların büyük çoğunluğunu kaplamaz mı oyunlar? Körebeler, saklambaçlar, uzun eşekler ve niceleri. Sosyalleşmenin ilk adımları, kendimizi, kişiliğimizi kazanmanın en anlamlı yolu değil midir oyunlar? Oyunu nasıl tanımlarsınız? Her tanımın içinde “çocuk” kelimesi geçer değil mi? Devamı

Doğum Sonrası Ruhsal Durum

Doğum sonrasında ruhsal durum, gebelik ve doğum biyolojik ve hormonal değişikliklerin olduğu kadar, anne, bebek ve aile açısından uyum yapılması gereken yeni ve karmaşık bir dönemdir. Devamı

Stres Nedir Nasıl BaŞa Çıkılır

Stres Nedir? Nasıl Başa çıkılır?

Stres, uyum sağlanması ya da tepki verilmesi gerekli herhangi bir tehlike anında vücudun gösterdiği doğal bir reaksiyondur. Tehlikeyle ilgili gözlenen durum gerçek bir olay olabileceği gibi zihnin “tehlikeli olarak algıladığı” bir durum da olabilir. Kişiyi korumak adına ortaya çıkan stres tepkisi, çok fazla gözlendiğinde yaşam kalitesini ve bireyin işlevselliğini bozabilir. Gündelik yaşam içinde okul, ev, aile, iş ortamında pek çok yaşam olayı stres verici hale gelebilir. Bedensel, duygusal, düşünce ve davranış düzeyinde ortaya çıkan stres, yalnızca olumsuz yaşam olayları karşısında değil; iş ya da şehir değişikliği gibi uyum gerektiren herhangi durumda da gözlenebilir.

Gündelik yaşam olaylarının yanı sıra; travmatik yaşantılar söz konusu olduğunda, öncesinde yordanamayan ya da belirsizlik içeren durumlarda içsel çatışmalar ortaya çıkar ve bu da stres kaynağı haline gelir. Değişim ve bu değişime uyum gerektiren durumlarda, mevcut baş etme yöntemleri yetersiz kaldığında stres kaçınılmaz hale gelir.

Niçin Stres Yaşıyoruz?

Stres, çoğu zaman olumsuz bir durum olarak adlandırılmasına rağmen insan yaşamında oldukça hayati ve koruyucu bir anlama sahiptir. Vahşi bir yırtıcının üzerine doğru geldiğini gören kişinin vücudunda “alarm sistemi” devreye girer. Tehlike anında, sinir sistemi kortizol (stres hormonu) ve adrenalin hormonları salgılar. Bu hormonlar sayesinde beden “alarm konumuna” geçer. Kalp atımı hızlanır, kaslar gerilir, sıkılaşır, nefes alımı artar ve vücut tehlike karşısında savaşmaya hazır hale gelir. Sinir sisteminin verdiği bu tepki Savaş-Kaç tepkisi olarak adlandırılır ve otomatik olarak devreye girer. Hızlanan kan akışıyla kişi, hayatta kalmak adına savaşmak ya da kaçmak zorundadır. Ne var ki gündelik hayatta neredeyse hiç kimse vahşi bir yırtıcıyla karşı karşıya olmamasına rağmen sık sık kortizol ve adrenalin salınımı gerçekleşir, kaslar gerilir, kan akışı hızlanır, nefes alıp verme artar.

Beden ve zihin gündelik yaşamdaki olayların ne denli tehlike yarattığını ayırt etmekte zorlanır; içsel ya da dışsal tehlikeye dair sinyalleri aldığında “Savaş-Kaç” tepkisini devreye sokar. Bir terfi anında ya da teslim tarihi yaklaşmış bir işle alakalı olarak, vahşi bir yırtıcının yaklaşma anındaki gibi davranır. Dolayısıyla sık sık tetikte olması gerekir. Yaklaşan “tehlike karşısında” hayatta kalmak için bedensel, duygusal, düşünsel ve davranışsal olarak alarm sistemini çalıştırır. Sürekli tetikte olmak ve tehlike ile baş etmeye çalışmak uzun vadede oldukça yorucu hale gelmeye başlar ve işlevselliği azaltır. Birey, rutin işlerini sürdüremez hale gelebilir. Hayati bir alarm sistemi, çok fazla kullanıldığında işlevi bozan ve psikolojik iyilik halini olumuz etkileyen bir konuma ulaşır.

Stresin Belirtileri Nelerdir?

Gündelik yaşamda pek çok konuda stresli durumla karşılaşılmasına rağmen; yine pek çok durumda kişi stres yaşadığının farkına varmayabilir. Çok sık tekrar ettiğinde birey bu duruma alışabilir, normal kabul edebilir ya da yaşadığı sorunları stresle ilişkilendirmeyebilir. Ancak stresin pek çok bedensel, duygusal, düşünsel/bilişsel ve davranışsal belirtisi vardır.

Bedensel belirtiler: Kalp çarpıntısı, ağrı ve yorgunluk hissi, kaslarda gerilme, nefes alıp verişte hızlanma, gastrointestinal sorunlar (kabızlık, ishal, mide ve bağırsak rahatsızlıkları), halsizlik, göğüs ağrısı, bulantı, baş dönmesi, sık hastalanmak, bağışıklık sisteminin zayıflaması, cinsel arzunun kaybı şeklinde gözlenebilir.

Duygusal belirtiler: İsteksizlik, eskiden zevk alınan şeylerden zevk alamamak, yalnız hissetmek, depresyon, mutsuz, keyifsiz hissetme, karamsarlık, bunalmışlık hissi, huzursuzluk, alınganlık, asabiyet, öfke patlamaları, kaygı bozukluğu şeklinde görülebilir.

Düşünsel/Bilişsel belirtiler: Unutkanlık, karar verme güçlüğü, sürekli endişeli hali, olayların olumsuz tarafına odaklanma, muhakeme becerilerinin zayıflaması, bellek problemleri, odaklanmada güçlük olarak gözlenebilir.

Davranışsal belirtiler: Uyku bozuklukları (çok uyumak, uykuya geçememek, uykunun bölünmesi gibi), iştah sorunları (aşırı yemek yeme ya da iştahsızlık), kaygı belirtisi davranışlar (tırnak yeme, saç yolma gibi), erteleme davranışı, bir işe başlayamamak ya da başlanan işi sürdürememek, insanlardan kendini soyutlamak, içe kapanmak, alkol ya da madde kullanımı şeklinde görülmektedir.

Stresin Nedenleri Nelerdir?

Yaşantı içerisinde pek çok faktör stres kaynağı olabilir. İş, okul, ev değişikliği, üniversiteye başlamak, okulu bitirmek, terfi gibi yaşam olaylarından sevilen kişinin kaybı, hastalık, doğal afetler, kaza gibi travmatik olaylara kadar pek çok etken, stres kaynağı olabilir. İlişkisel güçlükler, yoğun iş şartları, çocuk sahibi olmak, evlenmek, boşanmak, maddi zorluklar da stres yaratan yaşam olayları arasında yer alabilir. Ancak stres, her zaman çevresel faktörlerden kaynaklanmayabilir.

Kaygılı, karamsar bir mizaca sahip olmak, aşırı derecede edişe duymak, irrasyonel tarzda düşünce yapısında olmak da bireyin içsel stres tetikleyicileri arasında yer almaktadır. Belirsizliği tolere edememek, esneme becerisinin zayıf olması, mükemmeliyetçilik, ya hep-ya hiç tarzı düşünceler, kendilik değeriyle ilgili olumsuz algı, olumsuz yöndeki iç seslerin fazla olması (olmayacak, yapamayacaksın gibi) gibi durumlar da stresin içsel nedenleri arasında gözlenen faktörleri oluşturmaktadır.

Kronik Stresin Etkileri Nelerdir?

Stres, her zaman olumsuz sonuçlar yaratmaz. Belirli miktardaki stres, itici bir güçtür ve motivasyonu arttırır. Ancak süreğen şekilde strese maruz kalmak bir müddet sonra kronikleşir; bireyin hayatında yorgunluk ve aşırı yüklenmiş hissetme duygusu yaratır. Yaklaşan sınavlar, evle ilgili sorumluluklar, teslim tarihi gelen iş yükü gibi pek çok konu kronik stresi ortaya çıkarabilir. Çalışma prensibi gereği, bu denli yoğunluk gerektiren durumlarda zihin tetiklenir ve ortada gerçek bir tehlike varmışçasına hareket etmeye başlar. Bir tür alarm sistemi devreye girer ve özellikle bedensel olarak değişimler gözlenir. Kalp atım hızı artar, nefes alıp verme yoğunlaşabilir. Kronik olarak strese maruz kalınan durumlarda kaygı bozuklukları, depresyon, uyku sorunları, düşünce ve bellekle (unutkanlık gibi) ilgili klinik tablolar ortaya çıkabilir. Stres anında vücut, ortada bir tehdit varmışçasına hareket etmeye başlar; dolayısıyla beden harekete geçer. Yoğun ve kronik stres durumunda, bedenin alarm sistemini (Savaş-Kaç tepkisi) çalıştırmasıyla beraber otoimmün hastalıklar, kronik ağrılar, gastrointestinal sorunlar (reflü, ülser gibi), kardiyovasküler hastalıklar (kalp, tansiyon gibi), iştahsızlık, cilt sorunları (egzama, ürtiker/kurdeşen gibi) ortaya çıkabilir.

Stresle Baş Etme Yolları?

Stresten etkilenme düzeyini azaltabilmek için stresi neyin başlattığını keşfetmek oldukça önemlidir. Kaynağın anlaşılması, baş etme konusunda yöntem geliştirmeyi kolaylaştırır ve izlenecek yolun ilk adımını oluşturur. Stres belirtilerini tanımak ve bireyin stres anındaki farkındalığı bir diğer adımdır. Çok yoğun stres yaşandığı ve baş etmenin zorlaştığı durumlarda bir ruh sağlığı uzmanından yardım almak oldukça kritiktir. Gerekli görüldüğü takdirde medikal tedavi başlanabilir. Psikoterapide ise stres kaynağını keşfedip baş etme yollarını güçlendirecek müdahalelerde bulunulur.

Stresle ilgili günlük kayıtlar tutmak (olay, başlatıcı, o sırada akıldan geçen düşünceler, duygu, davranış kaydı) farkındalığı arttıracaktır. Bu sayede tetikleyicilerin keşfi ve başlatıcıları tanımak mümkün hale gelir. Stres anında uygulanabilecek nefes ve gevşeme egzersizleri, bedendeki stres düzeyini azaltıp kontrol altına almayı kolaylaştırabilir. Psikoterapi uygulamalarında danışanlara nefes ve gevşeme egzersizleri öğretilerek stres anında bedensel olarak gevşemeyi öğrenmeleri amaçlanır. Aynı zamanda stresi tetikleyen olay-düşünce-duygu-davranış arasında bağ kurularak düşünce sisteminde değişim yaratılır.

Stresle baş etmek için fiziksel egzersiz, sağlıklı beslenme, düzenli uyku ve dinlenme, insanlarla iletişim kurma, sosyal bağları sürdürme, geçmiş ya da geleceğe değil o ana odaklanma, anın tadını çıkarmaya çalışma ve gevşemeyi öğrenme uygulanabilecek yöntemlerin başında gelmektedir.

Stressiz Bir Hayat Mümkün mü?

Stres, insan hayatındaki itici güç ve motivasyon kaynağıdır. Hiç var olmadığında ya da aşırı düzeye ulaştığında işlevselliği bozar. Stresi; beceri ve yetenekleri desteklemek için yaratıcı bir güç olarak kullanmak stresin olumsuz etkilerini azaltacak ve yapılan işe odaklanmayı, gündelik rutini sağlıklı şekilde sürdürmeyi sağlayacaktır.

Evlilik, boşanma, sevilen kişinin kaybı, işsizlik, ebeveyn olmak, kayıp, yas süreci, yeni bir ilişkiye başlamak, ayrılık, hastalık, emeklilik gibi yaşam olaylarını ortadan kaldırmak mümkün olmadığı gibi stressiz bir hayat da mümkün değildir. Bazı durumlarda bireyler, stresten uzaklaşmak için iş değiştirebilir, boşanabilir, ayrılabilir ya da yeni bir yere taşınabilir. Stresli durumdan kaçınmak, stresle baş etmenin bir yoludur ancak uzun vadede bir problem çözme yöntemine dönüştüğünde farklı sorunları beraberinde getirebilir. Çünkü her yeni ortam, uyum sağlama ve kendini uyarlama süreci açısından bir başka stres kaynağı olarak ortaya çıkmaktadır. İhtiyaç doğrultusunda stresi azaltmak adına yaşamda değişiklik yoluna gidilebilir. Ancak uzun vadede benzer yönde rahatsızlıkların yaşanmaması için stres oluşturan kaynakları tespit etmek ve baş etme yolları geliştirmek oldukça önemli ve psikolojik iyilik halini arttırma konusunda en anlamlı müdahale yoludur.

Aile ve sosyal çevrenin varlığı stresle baş etme yolunda oldukça önemli bir sağaltım aracıdır. Stresin yoğun olduğu durumlarda birey, yalnız kalmayı tercih edebilir ancak insanlarla vakit geçirmek ve sosyalleşmek oldukça koruyucu bir faktördür. Alınan kararlarda bireyin kendi yaşamıyla ilgili kontrol hissi oldukça önemli bir diğer değişkendir. Yaşanan olayları yorumlarken olumsuz atıfları azaltma, bireyi iyi hissettirmektedir. Duygularıyla baş etme becerisi ve kendilik farkındalığı yüksek, iyimser bireylerin görece daha az stres yaşadığı ve/veya stresle daha iyi baş ettiği bilinmektedir.

Uzm. Psk. Ayşenur Güngör

DEPRESYON

Depresyon tüm dünyada önemli bir sağlık sorunudur. Yaygınlığı giderek artmakta olan depresyon, kronikleşme riski, belirgin yeti yitimine neden olması, intihar ile sonuçlanma olasılığı, diğer tıbbi hastalıkların gidişini kötü etkilemesi açısından  Devamı

Aile İçi Şiddet

Dayak mı yiyorsunuz? Azarlanıyor musunuz? Size yasaklar mı konuluyor? Eski eşiniz tarafından rahatsız mı ediliyorsunuz? Cinsel ilişkiye mi zorlanıyorsunuz veya paranız zorla elinizden mi alınıyor? Tüm bunların sorumlusu nişanlınız, eşiniz, eski  Devamı

Çocuğum Benden Ayrılmak İstemiyor

Bebekler ona temel bakım veren kişi (bu genelde annedir) ile doğduğu ilk andan itibaren bir bağ geliştirir. Bebekler ilk aylarında annelerine olan bağlılığını gülümseyerek, ihtiyaçlarını ağlayarak belirterek, ona doğru kollarını uzatarak ve  Devamı

Korku, Kaygı ve Çocuk

Birçok çocuk korku ve endişeyi normal gelişimlerinin bir parçası olarak yaşarlar. Benzer çağlarda benzer korkular gösterirler. Devamı

Dünya Ruh Sağlığı Gününün bir psikiyatriste çağrıştırdıkları

Dünya Ruh Sağlığı Gününün Bir Psikiyatriste Çağrıştırdıkları

Birkaç yıl önce Dünya Sağlık Örgütü, 2 yıl içinde depreyonun tüm hastalıklar arasında insanoğluna maliyeti …

ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI NEDİR? ÇOCUKLARI KORUYABİLMEK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?

Çocuk Cinsel İstismarı Nedir? Çocukları Koruyabilmek İçin Neler Yapabiliriz?

Çocukları derinden sarsan, kısa ve uzun vadedeki etkilerinin çok önemli sayıldığı, saptanması diğer istismar türlerine …

Irkçılık Olgusunun Günümüze Yansımaları Yeni Irkçılık

Irkçılık Olgusunun Günümüze Yansımaları : Yeni Irkçılık

Irkçılık, on sekizinci yüzyılın sonlarında özellikle siyasal alanda ortaya çıkan ve kapitalist ideolojinin yanı …