Blog

Kreşe Başlarken

Okula başlangıç çocuğun sosyal hayata geçiş sürecinde önemli bir basamaktır. Birincil bakım veren kişilerden ayrılıp, yeni yetişkinlerle ve yaşıtlarıyla ilişki kurmasını gerektiren bu süreç,  sadece kreşe başlayan çocuğu değil tüm aileyi etkiler ve çocuğu olduğu kadar yetişkinleri de kaygılandırabilir.Çocuğun kaygı ve stresini azaltmanın en iyi yolu kendi kaygınızı fark edebilmektir. Çocuk, ailesinin kendisini bıraktığı yere güven duyduğunu hissettiğinde kendini daha rahat hissedecek ve ayrılmak daha kolay olacaktır.

Çocuğa, kreşe başlamadan önce kreşin ve öğretmeninin tanıtılması, orda neler yapabileceğinin konuşulması, merak ettiği şeylerin cevaplandırılması, ancak tüm bunları yaparken gerçekçi bir yaklaşım oluşturulması gereklidir. Çocukta yüksek beklentilerin oluşması onu hayal kırıklığına uğratabileceği için “okuldaki ilk gününde çok eğleneceksin, herkesi çok seveceksin” gibi cümlelerden kaçınılmalıdır.

Okula başlangıcın aynı zamanda bir ayrılma süreci olduğu akılda tutulmalıdır. Bu süreçte çocuğun yeni tanımaya başladığı bir ortamda kendini güvensiz hissetmemesi için ayrılığın kademeli olması gereklidir. İlk günlerde kreşte kaldığı sürenin sınırlandırılması ve güvendiği bir kişinin çocuğun ulaşabileceği bir yerde bulunması önemlidir. (Örnek olarak ilk gün anneyle birlikte kreşte 1 saat kalırken, ertesi gün 2 saat kalması ve annenin bu sırada bekleme salonunda beklemesi gibi). Bu süreçte çocuğu rahatlatacak ve sizi hatırlatacak bir oyuncak, fotoğraf gibi bir nesnenin çocuğun yanına verilmesinin faydası görülebilir. Unutmamak gerekir ki, hem çocuk hem de aile için bu ayrılık sürecinde kaygı yaşamak son derece olağandır.

Çocukla ayrılık vakti geldiğinde, gitmeniz gerektiğini ama mutlaka geri gelip onu alacağınızı kararlı bir dille anlatmak gereklidir. Nasıl ki anne ve babalar her gün işe gitmek durumundaysa, çocuklar da okula gitmelidir şeklinde bir açıklama yapılmalı ve şimdi gideceğinizi ama zamanı geldiğinde (anladığı bir zaman kavramıyla, örneğin; hava kararınca vb. gibi açıklanabilir) gelip onu geri alacağınızı açıklamalı ve gizli olmayacak şekilde kurumdan ayrılmalısınız. Bu ayrılma sürecinde size ve ona özel bir düzen oluşturulması faydalı olabilir. Örnek olarak çocuğunuz size her gün pencereden el sallayabilir veya kapıdan hoşçakal diyebilir.

İlk günlerde ayrılık vakti geldiğinde çocuğunuz çok fazla tepki gösterip ağlamaya başlayabilir. Bu durumda öncelikle bu tepkinin gerçekten aşırı kaygıdan kaynaklanan bir tepki mi, yoksa sınırlarınızın denendiği geçici bir tepki mi olduğu değerlendirilmelidir. Çoğu çocuk için bu tepki yeni bir duruma alışmak gerekliliğine karşı verilen olağan bir tepkidir. Bu durumda ailenin ve kurumun kararlı ve tutarlı tutumu bu tepkinin zamanla azalıp yok olmasına olanak sağlar. Ancak zaman zaman geri dönüşlerin olabileceği ve alışmış gibi görünen bir çocuğun bile tepki gösterebileceği unutulmamalıdır. Böyle bir durumda endişeye kapılmadan kararlı bir tutum almakta ve bu geri dönüşün sebeplerini araştırıp çözüm bulmaya çalışmakta fayda vardır.

Birinci seçeneğin gerçekleşmesi, yani çocuğun bitmeyen bir ağlama nöbetine girmesi, sakinleşmesinin mümkün olamaması durumunda ise bu tepkinin sebepleri araştırılmalı çocuğun okula hazır olma durumu tekrar değerlendirilmelidir. Yeni bir kardeşin doğumu, anne-baba ayrılığı önemli yaşam olaylarının hemen sonrası kreşe başlangıç için doğru zaman olmayabilir. Çocuk için kreşe başlangıç sürecinde, alışmak zorunda olduğu başka bir yaşamsal değişiklik, onun kreşe uyum sağlamasını önemli ölçüde geciktirir. Yine aynı şekilde çocuğun kreşe başlama sürecinde başka bir yeni duruma uyum sağlaması beklenmemelidir. (Örneğin emziği bırakmasının istenmesi gibi.)

Son olarak unutulmaması gerekir ki, her çocuk tektir ve benzersizdir. Bazı çocuklar çok kolay bir başlangıç ve ayrılma süreci yaşarken, bazılarında bu süreç oldukça zor geçebilir. Her çocuğun vereceği tepki farklı olabileceği için, bu dönemde onu diğer çocuklarla kıyaslamak, sizi kaygılandırmaktan, onu da öfkelendirmekten ve yetersiz hissetmesine sebep olmaktan öte pek bir işe yaramaz. Bunun yerine yeni başlayan bu süreçte çocuğa yalnız olmadığını, sevildiğini, önemsendiğini, yaşadığı kaygıların anlaşıldığını, anne ve babasının her koşulda yanında ve destek olduğunu hissettirmek yararlı olacaktır.

Comments for this post are closed.