Kanser

Kanser ölümü ve yaşam üzerindeki kontrolün sınırlılığını sembolize eden kronik bir hastalıktır.

Gyllensköld “doğrudan doğruya ölümle ilişkili olduğu, sinsice hareket ettiği, nedenleri pek açıklanamadığı, zamanla kontrolü güçleştiği, büyük ızdıraplara neden olduğu, bireyi sosyal yönden damgaladığı ve izole ettiği için diğer kronik hastalıklardan daha tehdit edici” olarak tanımlamıştır. Mills ve Sullivan ise  “hayatın tehdit altında olduğuna dair ani tepki yaratan “kanser” gibi çok az sözcük vardır demiştir. Hastanın ortaya koyduğu tepkileri anlayabilmek için kanser tanısının kişiler üzerinde yarattığı evrensel tehditleri anlamak gerekmektedir. Tanıyı öğrenmek, sevilen birinin ani kaybına benzer biçimde katastrofik bir krize yol açar.

Kanserin hastada yarattığı korku odakları ise şu şekilde belirtilmiştir.

  • ağrılı ölüm korkuları
  • sakatlık
  • beden görüntüsünde bozulma
  • bağımlılık
  • kişiler arası ilişkilerde bozulma

Bu süreçlerin her birine psikiyatrik açıdan yardımcı olmak mümkündür. Hasta doğru şekilde ele alındığında hem stresörü azaltarak hem de kanser hastalığının gidişatında rol alarak duruma müdahale edilebilir.

Prof. Dr. Ayşe Gül YILMAZ ÖZPOLAT

Comments for this post are closed.

Özel Eğitim Nedir?

Özel eğitim; bir bireyin gelişiminde uzmanlar tarafından yapılan değerlendirmeler sonucu yaşıtlarından belirgin …

Gerilim Tipi Baş Ağrısı

Baş ağrısı insanlık tarihi boyunca en başta gelen sağlık sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. …

İş Stresi ve Baş Etme Yolları

Stres kişinin baş etme yollarını zorlayan dış etkenlere verdiği tepki olarak tanımlanabilir. Belli bir düzeyde olduğunda …