İlişkilere Dair Mitler

İlişkilere Dair Mitler

John Gottman 40 yıla yakın süren çift araştırmaları yapmış bir araştırmacıdır. Evlilik ve ilişkilerle ilgili 190 makalesi ve 40 kitabı bulunmaktadır. Gottman çiftler ile yaptığı araştırmalar sonucunda %96 doğruluk oranı ile çiftlerin evliliklerinin başarılı olup olamayacağını değerlendirebilmektedir. Tüm ilişkilerde zaman zaman tartışmalar yaşanmaktadır ancak çiftlerin bu süreçte takım olabilmelerinin önemli olduğunu vurgulamaktadır. Partnerlerin yaşadığı çatışmaların %69’u çözümlenemeyecek problemlerden oluşmaktadır. Burada mutlu çiftleri diğerlerinden ayıran çözemeyecekleri konular hakkında birbirleri ile diyalog kurmaları, başarılı onarma girişimlerinde bulunmaları ve mahşerin dört atlısından uzak durmaya çalışmalarıdır. John Gottman’ın yaptığı araştırmalar sonucunda elde ettiği bilgilere göre bazı mitler:

Mit: Mutlu çiftler tartışmaz.

Bu mitin aksine yapılan araştırmalar mutlu çiftlerin de zaman zaman tartıştıklarını ancak bu tartışma sonrası onarma girişimlerine önem verdiklerini vurgulamaktadır. Amacın tartışmamak değil, tartışma sonrasında partnerler arası iletişimin sağlanması, partnerlerin birbirlerine duygu, düşünce ve ihtiyaçlarını dile getirerek başarılı onarma girişiminde bulunmaları olduğu belirtilmektedir. Gottman’a göre “Mutlu çiftler birbirlerine bağırıp çağırabilir; yüksek sesli tartışmalar evliliğe mutlaka zarar vermez.”

Mit: Kadın ve erkeklerin farklı yaratılışa sahip olması boşanmaya neden olur.

Bu mite kanıt olarak sıklıkla kadınlar ve erkeklerin farklı genlere sahip olduğu hatta farklı gezegenlerden olduğu belirtilmektedir. Bu durumun aksine kadın ve erkek arasında başarılı bir evlilik olabilir. Gottman’a göre “Kadınların evliliklerindeki cinsellik, aşk ve tutkuyla tatmin olup olmamalarını belirleyici etken, %70 oranında partnerler arasındaki dostluğun niteliğidir. Erkekler için de belirleyici etken, %70 oranında partnerler arasındaki dostluğun niteliğidir. Öyleyse erkeklerle kadınlar sonuçta aynı gezegendendir.”

Mit: İlişkide karşılıklılık anlaşması olması önemlidir.

“Ben onun için bunca şey yaptım o benim için … bile yapmadı.” şeklinde düşünceler karşılıklılık anlaşmasının göstergesidir. Sanılanın aksine ilişkilerde karşılıklılık olması ilişkideki güvenin azalmasına neden olmaktadır. Yolunda gitmeyen ilişkilerde karşılıklılık ön plandayken bu anlaşmanın yolunda giden ilişkilerde olmadığı ifade edilmektedir. Karşılıklılık beklentisi ve bu yönde yapılan anlaşma partnerleri “duygusal muhasebeciler” haline getirmekte ve ilişkiyi olumsuz etkilemektedir.

Mit: Boşanmaların temel nedeni aldatma ya da çoklu ilişki aramadır.

Yapılan çalışmalar boşanmaların nedeninin %80 oranında duygusal uzaklaşmadan kaynaklandığını vurgulamaktadır. Çiftler artık birbirlerine dair meraklarını kaybettiklerinde duygusal uzaklaşma ortaya çıkmaya başlamaktadır. Duygusal yakınlık, Gottman’ın belirttiği güçlü ilişki evinde en temelde bulunan sevgi haritalarını (çiftlerin birbirlerini ne derecede tanıyor oldukları) olumsuz etkilemektedir. Bu bağlamda çiftlerin boşanma nedenlerine bakıldığında, duygusal uzaklaşma nedeniyle boşanma büyük bir orana sahiptir.

Mit: Partnerler birbirlerinin aklını/fikirlerini okumalıdır/bilmelidir.

Araştırmalara göre akıl okuma şefkat gibi bir pozitif duygu ile yapılıyor olması olumlu sonuçlanmaktadır. Örneğin, “Anneme gittiğimizde çok geriliyorsun.” Cevap: “Evet geriliyorum çünkü onun beni aşağıladığını hissediyorum.” Bunun tersine, akıl okumanın negatif duygu ile yapılıyor olması partnerlerde eleştiri sonrası ortaya çıkan aşırı duyarlılığa neden olmaktadır. Örneğin, “Sen zaten anneme ne zaman gitsek çok geriliyorsun.” Cevap:  “Hayır, gerilmiyorum. Sus!”

Mit: Partnerler birbirlerine destek olur ancak bu durum zamanla azalır.

Yapılan araştırmalar bu mitin aksine yoluna giden ilişkilerde zaman geçtikçe partnerlerin birbirlerine olan desteklerinin azalmadığını belirtmektedir. Ayrıca, zaman geçtikçe partnerler birbirleri için daha önemli hale geldiklerinden, küçük davranışların bile büyük etkileri olduğunu ifade etmektedir.

Kaynakça

Gottman, J. M. ve Silver, N. (2002). Evliliği sürdürmenin yedi ilkesi. Varlık Yayınları.

Yazan:

Psk. Ezgi Tunçel

Comments for this post are closed.
Neden Travmadan Sonra Hayat, Öncesi Ve Sonrası Olarak İkiye Ayrılır

Neden Travmadan Sonra Hayat, Öncesi Ve Sonrası Olarak İkiye Ayrılır?

Travmaya maruz kalmış kişiler o ana kadar çözüm üretme kapasitelerini zorlayan, daha önce hiç karşılaşmadıkları …

toksik ilişki

Toksik İlişki

ZEHİR Mİ SEVGİLİ Mİ? Bizler neden bir ilişkiye başlarız. Mutlu olmak, gelişmek, belki de diğer yarımızı bulup …

Bu Aşklarda Başrol Mutluluk Değil Kaygı

Bu Aşklarda Başrol Mutluluk Değil Kaygı!

Yaşamımız boyunca hepimiz sevgiye ihtiyaç duyarız. Sevgi ve ilgiyi alan çocuk nasıl mutlu büyüyorsa, yetişkin olduğunda …