İhanet

İhanet belki de dünya da insanoğlunun yaşayabileceği en büyük acılardan biridir. Hatta şairler, şiir ve şarkılarda, ayrılık ve ihanetle ölümü kıyaslarsanız buna kızar, ihanetin her zaman insana ölümden bile daha büyük bir acı verdiğini söylerler.

Çünkü ihanetin içinde, insanın çok canını acıtan bir kandırılma, aptal yerine konma, aslında hiç sevilmeme, hatta belki de kullanılma, beğenilmeme, aşağılanma gibi insanı çileden çıkaran, onu çok inciten anlamlar gizlidir veya böyle olmasa bile ihanete uğradığını öğrenen kişi bunu böyle hisseder. Ve en ince yerinden kırılır.

İşte insanoğlunu çok zorlayan bu olumsuz duygular bir araya gelince, kişiden hiç beklenmeyen çapta, hatta bazen kişinin kendisini bile hayrete düşürecek kadar büyük bir öfke ortaya çıkar.

Bazı hasta ruhlu kişilerde gerçek ihanet olmasa bile, kişiye bunu anımsatan en küçük bir gelişme veya duyum, sanki gerçek bir ihanet olarak algılanır ve sık sık gazetelerde okuduğumuz hunharca cinayetler işlenir.

Bu cinayetlerden bazıları ise gerçek ihanetin görüldüğü veya öğrenildiği yani olay anında işlenmektedir. Belki de o cinayetleri işleyen kişi, olayı enine boyuna düşünmek, taşınmak, derin bir nefes alıp böyle bir durumda ne gibi seçenekleri olduğunu gözden geçirmek için kendisine biraz zaman tanıyabilse, hem kendisinin, hem yakınlarının örneğin çocuklarının ve tabii onu aldatan kişinin kaderi değişecek.

Bu değişiklik her halukarda olumlu bir değişiklik olacak, kendisi ömrünün kalan kısmını cezaevlerinde geçirmeyecek, çocukları annesiz babasız kalmayacaktır.

Bütün bu nedenlerle kişi, aldatıldığını öğrendiği zaman hemen harekete geçmemeli, ani kararlar almamalı, önce derin bir nefes alıp, yanılıp yanılmadığını bir kere daha kontrol etmeli, sonra da en az 24 saat süreyle bunu hiç kimseyle konuşmamalı, içine düştüğü berbat ruh halinden biraz olsun sıyrılıp bir kere de salim kafayla olayı olabildiğince objektif bir gözle değerlendirmeye çalışmalıdır.

Çünkü bu ilk anda yapılacak en küçük hata, kişinin geleceğini çok etkileyebilecek sonuçlar doğurabilmektedir.
Örneğin öfkeyle kırıp dökmek veya öfkeyle eşten veya sevgiliden hemen ayrılma kararı almak gibi.
Bundan sonra olay eğer mümkünse mutlaka bir psikologla paylaşılmalıdır.Tabi bu bir arkadaş veya yakın bir akraba da olabilir ancak objektif yani tarafsız bir gözlem ve tarafsız bir yorum, burada çok önemlidir.Bazen çok ufak tefek ihanetler yüzünden koca çınarlar devrilmekte, yıllarını bir arada geçiren insanlar ayrılmakta, aileler dağılmaktadır.

İhanetin küçüğü olur mu?
Bence olur, çünkü günümüzde ihanet neredeyse insanların yarısının şöyle veya böyle yaşadığı bir olgudur. İnsanların yarısı veya yarıya yakını ihanete uğruyorsa eğer, demek ki eşlerine veya sevgililerine ihanet edebilen kişi sayısı toplumda çok yüksektir.

Bunu özellikle bizim toplumumuz için söylemiyorum, belki de bu oran bizde çok daha düşüktür ama tüm dünyada ihanetin giderek yaygınlaştığı bilimsel bir gerçektir.Nedenine gelince; Dünyada açlık ve sefalet eskisi kadar yaygın değil, örneğin şu anda bizim içinde yaşadığımız ülke artık yoksul bir ülke değil.Eğitim seviyeleri yine bütün dünyada yükseldi ve özgürlükler arttı. Artık kadın cinsi varlığını, gücünü, yeteneklerini bütün dünyaya kanıtladı.İşte bütün bunlar her ne kadar çok olumlu gelişmeler olsa da istekleri arttırdı, doyumu güçleştirdi.

Eskiden hayal bile edemediği şeylere ulaşmak, örf, adet gibi eski alışkanlık ve kuralların giderek zayıflaması, yani özgürlüğün giderek yaygınlaşması, insan duygularını da beraberinde harekete geçirdi. İstekler arttı, doyum zorlaştı.İşte bütün bunlar, belki bu kısıtlı sürede ifade edemediğim daha bir çok neden aldatmanın ve ihanetin önünü açtı.

Ben burada dinleyicilere biraz daha hoşgörülü olmalarını önermek istiyorum.Hepimiz insanız, hata yapabiliriz. Ve içinde yaşadığımız dünya bu tür hatalar yapmaya çok elverişli bir dünya. Hatta belki de programa katılan veya bu programı dinleyen kişilerin içinde bile ihanet eden veya ihanete uğrayan pek çok kişi vardır. Aslında doğru olan ihanet etmemektir. Dürüst olmak her zaman cesaret ve erdem gerektirir.

En çok zayıf insanlar veya maddi gücü içine sindiremeyenler ihanet eder. Ama yine de ihanet karşısında Öfkelerimize yenilmeyelim ve karşımızdaki kişiyi anlamaya çalışalım. Çünkü her ihanet bir hakaret, bir aşağılama veya ciddi bir ayrılık nedeni olmayabilir.

Comments for this post are closed.
Psikoterapi Nedir? - Madalyon Psikiyatri Merkezi

Psikoterapi Nedir?

Psikoterapi nedir? dendiğinde birçok kişinin aklında bir divana uzanıp, çocukluğunuzu anlattığınız ya da terapistin …

Üstün Zeka - Madalyon Psikiyatri Merkezi

Üstün Zeka

Üstün zeka Renzuli’ye göre, zekâ bölümü 130’un üstünde olup, yeni düşünceler oluşturup, bunları yeni …

Şimdiki Çocuklar - Madalyon Psikiyatri Merkezi

Şimdiki Çocuklar

Annemle babam gün almışlar doktordan, kendileri seçmişler dünyaya geleceğim günü, halbuki ben biraz daha kalmak …