DEMANS Nedir?

Demans, beyinde hasardan kaynaklanan ve ilerleyen bir bozukluk olup kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Halk arasında ‘bunama’ dediğimiz durumdur. Özellikle etkilenen beyin bölgeleri hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun ileri aşamalarında kişi zaman oryantasyonunu kaybeder (hangi gün, hangi ay, hatta hangi yıl olduğunu bilemez); yer oryantasyonunu kaybeder (nerede olduğunu bilemez) ve kişi oryantasyonunu kaybeder (Çocuklarını, eşini unutacak duruma gelir).


Demanslı bir kişide görülen bozukluklar;

  • Hafıza, düşünme, mantık yürütme, yer ve zaman tayini, okuduğunu anlama, konuşma, günlük basit işleri yapma gibi işlevlerde bozukluklar görülür. Bilişsel ve motor fonksiyonlardaki bu aksaklıklar zamanla hastanın günlük yaşam aktivitelerini sürdürmesini olanaksız hale getirir. Bu durum, hastanın yıkanma, yemek yeme gibi günlük tüm ihtiyaçlarının bir başkası tarafından karşılanmasını zorunlu kılar.

Normal yaşlanma sürecinde beyin fonksiyonları bir miktar geriler ancak her yaşlıda demans belirtileri bulunmaz. Yaşlıların çoğu, hafızalarının eskisi kadar iyi olmadığından yakınmaktadır. Örneğin isimleri ve yapacakları işleri hatırlamakta güçlük çekerler. Bu durum demans anlamına gelmez.

Demans 65 yaşının üstünde olan insanların yaklaşık ‘inde görülür. Hastalığın görülme sıklığı yaşla doğru orantılı olarak artmaktadır. 80’li yaşlarda her iki yaşlıdan birinde demans görülmektedir. Kalp hastalığı, kanser ve inmeden sonra ölüme sebep olan hastalıklar sıralamasında dördüncü olan Alzheimer hastalığı yılda 100.000’den fazla ölümden sorumludur.
Bazı tıbbi rahatsızlıklarda da unutkanlıklar görülebilir. Bunlar geçici ve tedavi edilebilir durumlardır. Yüksek ateş, su kaybı, vitamin eksikliği (özellikle B12) ve yetersiz beslenme, ilaçların yan etkileri veya ilaç etkileşimleri, tiroit problemleri veya küçük çaplı kafa yaralanmaları bu tıbbi durumlardan bazılarıdır.

Bazı yaşlıların duygusal problemleri demansla karıştırılabilir. Emekli olmuş veya eşinin, akrabasının veya arkadaşının ölümüyle başa çıkmaya çalışan yaşlılarda, üzüntü, sıkıntı, yalnızlık hissi yaygın olarak  görülebilir. Bu değişikliklere uyum sağlarken bazı yaşlılarda kafa karışıklığı ve unutkanlık görülebilir. Duygusal problemler, aile ve arkadaş desteğiyle ve profesyonel yardımla hafifletilebilir.

Stres, anksiyete veya depresyon kişiyi daha unutkan hale getirebilir. Bu duygular nedeniyle ortaya çıkan unutkanlık genellikle geçicidir ve bu hisler kaybolduğunda unutkanlık da geçer. Fakat bu hisler uzun sürerse, bir profesyonelden yardım almak gerekir. Tedavisi psikolojik danışmanlık ve/veya ilaç olabilir.

Yaşlılarda en sık görülen demans türleri Alzheimer ve Vasküler demanstır. Alzheimer’da beynin belirli yerlerindeki sinir hücreleri değişiklikleri çok sayıda hücrenin ölümüne yol açar. Alzheimer belirtileri yavaş başlar ve kalıcı şekilde kötüleşir. Hastalık ilerledikçe, belirtiler hafif çaplı unutkanlıktan düşüncede, yargılamada ve günlük aktivitelerde ciddi düzeyde bozukluklara kadar uzanır.  Sonunda hastaların tam bir bakıma ihtiyacı olur.

Vasküler demansta, beynin kan akımındaki değişiklikler veya kesilme beyin dokularının ölmesine yol açar. Beyindeki bu kan akışının kesildiği bölgeler semptomların şiddetini belirler. Semptomlar genellikle aniden başlar ve kademeli bir biçimde ilerler. Bu noktadan sonra beyne verilen hasar düzeltilemez, fakat sonrakilerin oluşması önlenebilir.

Demans hastalığının nedenleri nelerdir?

Demans hastalığına yol açan birçok etken olabilir. Bu ağırlıklı olarak kişinin yaşam biçimi ve kendine has özellikleriyle ilgilidir. Çünkü yaşlı insanların hepsinde demans hastalığı görülmez.

Demans hastalığında etkenlerden birisi genetik geçiştir. Ayrıca kişinin sigara ve alkol kullanması, aşırı kilolu olması, yüksek kolesterol düzeyine sahip olması, yüksek kan basıncı gibi etkenler demans hastalığında rol oynayabilir. Çünkü tüm bunlar beyne de zarar verebilen etkenlerdir.

Beyinde meydana gelen bir tümör, inme, parkinson hastalığı veya bir yaralanma da demansa yol açabilir. Alınan bazı ilaçlar, vitaminler ve vitamin destekleri tetikleyici etkiler yapabilir.

Demansın Evreleri

Demansın erken evresinde ılımlı bir unutkanlık dışında çarpıcı belirtiler bulunmayabilir. Çoğu kişinin önemseyebileceği isimleri, bazı olayları unutma gibi duruma özgü olmayan belirti ön plandadır. Hemen her zaman bu unutkanlık bir yakınma nedeni olmadığı gibi, üstüne üstlük hasta tarafından ustaca gizlenmeye çalışılır. Ancak bu yitimler hastayı mutsuz etmekte, endişeye sevk etmektedir. Neşesizlik, huzursuzluk, uyku düzensizliği, içe kapanma gelişir. Hasta yitimlerin büyük oranda farkındadır. Hastanın çevresindekiler ise bu değişimin farkına varmakta güçlük çekerler ya da olağanlaştırırlar.

Orta evrede ise unutkanlık artık iyice belirginleşmiştir. Bu evre genellikle hastanın çevresindekilerin farkına vardığı evredir. Bellek bozukluğu ile hasta nerede olduğunu, ne yapacağını, evi dahil bildiği yerlere nasıl ulaşacağını bilmez hale gelir. Aynı soruları tekrar tekrar sorar. Burada üzüntü, sıkıntı gibi ruhsal belirtilerin yerini öfke, kızgınlık gibi ruhsal sorunlar alır. Çevresindekileri tanımakta güçlük çeker. Önceden yüklendiği hiçbir sorumluluğu yerine getiremez. Küçük kazalara neden olur. Artık hemen hiçbir aleti kullanamaz olur. Anlama güçlüğü nedeniyle, onu ikna çabalarını değerlendiremez; bu durum dışarıdan hastalık gibi görünür. Kuşkuculuk, alınganlık, cimrilik belirginleşir. Bu dönemde hastanın bu belirtilere karşı farkındalığı pek yoktur. Hastanın yakınları ise onu tedavisi konusunda ikna etmeye uğraşırlar, harekete geçerler.

İleri evrede tüm işlevlerde şiddetli kusurlar gelişir. Hasta konuşmakta, yürümekte, yemek yemekte güçlük çeker, inkontinans oluşabilir. Bellek tamamen bozulmuştur. Saldırganlık, uyumsuzluk, aşırı hareketlilik olabileceği gibi, sürekli yatma, hiç hareket etmeme gibi belirtiler de bulunabilir. Sonuçta hasta giderek yatağa bağlı bir hale gelir. Bu durumda da pek çok hastalığa yatkın hale gelir ve bu şekilde kaybedilir.

Demans Teşhisi

Hafıza problemlerinden şikayetçi olanlar psikiyatrist veya nöroloğa görünmelidirler. Eğer doktor problemin ciddi olduğuna inanırsa, nörolojik ve fiziksel değerlendirme isteyebilir. Hafıza kaybıyla ilgili değerlendirme için hastanın tıbbi geçmişine, reçeteli, reçetesiz kullandığı ilaçlara, bitkisel takviyelere, beslenmesine ve genel sağlığına bakılır. Bu bilgilerin doğruluğunu onaylamak için doktor hastanın bir yakınına da sorabilir. Kan ve idrar testi, zihinsel beceri (hafıza, problem çözme, sayma ve lisan) testleri de istenebilir. Beyin tomografisi doktorun tedavi edilebilir bir hastalık olup olmadığını görmesine yarar, ayrıca daha sonra tekrarlanacak bir sonraki taramayla beyinde daha başka değişiklikler olup olmadığına da bakmak gerekebilir. Ayrıca Alzheimer ve Vasküler demans bir arada da görülebilir.

Demans Tedavisi

Demans tedavisi verirken bilinmesi gereken en önemli nokta bu ilaçların mortaliteyi azaltmadığı, hastalığı geri döndürmediği ve tamamen kür sağlamadığıdır. Tedavinin uyumunun ve devamının sağlanması için hasta ve yakınlarını bu konuda bilgilendirmek gerekir. Bu ilaçların olumlu etkileri yaşam kalitesinde ve hastalık evresinde stabilizasyon sağlamak, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak, hastanın günlük aktivitelerini daha uzun süre bağımsız yapabilmesini sağlamak, psikiyatrik ve davranışsal problemleri azaltmak, bakımevine yerleştirilmeyi geciktirmek ve bakıcı yükünü azaltmaktır. Ne kadar erken dönemde başlanırsa bu etkiler o kadar çok görülmektedir. Tedavideki diğer önemli nokta ilaçların düşük doz başlanıp doz artımlarının yavaş yapılmasıdır. En sık görülen yan etkiler olan gastrointestinal yan etkiler bu şekilde azaltılabilir.

Günümüzde Alzheimer hastalığı tedavisi için onayı olan farmakolojik ajanlar asetilkolinesteraz inhibitörleri ve memantindir. Asetilkolinesteraz inhibitörlerinden ilk çıkan takrinin hepatotoksisite nedeniyle kaldırılmasından sonra şu an kullanımda olan asetilkolinesteraz inhibitörleri donepezil, rivastigmin ve galantamindir. Bu ajanlar asetilkolinesteraz enzimini inhibe etmek yoluyla Alzheimer hastalığında azalan en önemli nörotransmiter olan asetilkolinin sinaptik aralıkta seviyesinin artmasını sağlarlar. Erken ve orta evrede kullanılırlar. Orta ve ileri evrede memantin tek başına veya kolinesteraz inhibitörleri ile kombine olarak kullanılabilir. Antioksidanlar, gingko biloba ve pirasetam gibi ajanların olumlu etkilerinin gösterildiği çalışmalar olsa da etkisiz olduğunu gösteren çalışmalar da mevcuttur . Bu ajanlar kesinlikle esas tedavi olarak değil, ancak esas tedavi olan kolinesteraz inhibitörleri ve memantinin yanında ek tedavi olarak tercihe bağlı kullanılabilmektedir.

Vasküler demansta tansiyon, kolesterol ve şekeri kontrol altına alarak ve sigara kullanımını sonlandırarak ilave zararlar önlenebilir.

Demans hastalarının bir kısmında duygu ve davranış problemleri ile ilgili psikiyatrik ilaçlara ihtiyacı olabilir. Psikotik semptomlar,  ajitasyon, anksiyete, depresyon ve uyku problemleri için ilaç verilebilir. Düşük doz atipik antipsikotikler (ketiapin, risperidon , olanzapin) veya serotonin geri alım inhibitörü olan antidepresanlar (sertralin, citalopram vb.) şikayetlerin ortadan kalkmasında etkili olabilmektedir.

Özellikle Vasküler demansta tıkanıklıkların önlenmesi açısından sağlıklı beslenme önemli rol oynar.

Bilim adamları hala Alzheimer ve Vasküler demansın yarattığı hasarı yavaşlatabilecek, önleyebilecek ve geriye döndürebilecek ilaçlar üzerinde çalışmaktadır.

Demans riskine karşı veya demans sorunu olan kişiler bazı önlemleri de mutlaka almaları gerekir. Bu önlemler şunlardır:

  1. Beslenme programında fazla yağlı gıdalardan uzak durulmalı ve yağ oranı azaltılmalıdır.
  2. Alkol tüketiminde kaçınılmalıdır.
  3. Sigara kullanılmamalıdır.
  4. Her hafta mutlaka yağlı balık tüketilmelidir. Özellikle somon balığı barındırdığı omega 3 yağ asitleri yönüyle beyin açısından oldukça faydalı bir balıktır.
  5. Bol sebze ve meyve tüketilmelidir.
  6. Egzersiz yapmayı ihmal etmemeli ve düzenli egzersiz yapmalıdır.
  7. Kolesterolü ve kan basıncını dengede tutmalıdır. Bunları düzenli olarak ölçtürmeli ve yüksek ise gerekli önlemler alınmalıdır.
  8. Kiloyu dengede tutmalı ve fazla kilo almaktan kaçınmalıdır. Normal kiloda olmaya dikkat etmelidir.
  9. Diyabet hastası olanlar kan şekerlerini dengede tutmalıdırlar.
  10. Zihni çalıştıracak aktivitelerde bulunmak gerekir.

 

Demanslı Ailelere Öneriler

Aileler tarafından demans yaşlılığın bir parçası olarak değil de bir hastalık olarak görüldüğünde, yaşlıların daha fazla acı ve üzüntü çekmesi azalacaktır.

Demans hastalarının aileleri ve yakınları onlara günlük yaşantılarında yardımcı olabilirler. Özellikle hangi günde olunduğu, nerede yaşadıkları, evde ve dünyada neler olduğu gibi hayatları hakkındaki detaylar her gün tekrarlanmalıdır. Demansın başlarında hafıza desteği hastanın günlük yaşamında oldukça yardımcı olabilir. Günlük planların listesi, bazı ev gereçlerinin nasıl kullanılacağına dair notlar faydalı ve yardımcı olabilir.

Demanslı bir hastanın fiziksel ve sosyal çevresinin düzenlenmesi tedavide önemli bir noktadır. Demanslı hastanın olabildiği ölçüde aynı mekan ve olanak varsa aynı kişilerle teması sağlanmalıdır. Hasta aşırı uyarandan korunmalı, ancak uyaran yoksunluğu da olmamasına dikkat edilmelidir. Evin içinde hastanın zayıflayan belleğini desteklemek amacıyla ipuçları konulmalıdır. Evdeki eşyalar ve düzenekler, elektrik ve ısıtma tesisatları hastanın kullanımını kolaylaştırıcı ve yaralanmasını önleyici şekilde olmalıdır. Hastanın evden habersiz uzaklaşmasını önleyici emniyet tedbirleri alınabilir.

Günlük yaşantımızda fark etmeden yaptığımız rutinler (giyinme, yemek yeme, banyo yapma vb.) demans hastası için güç olabilir. Hastaya yardım edin ama mümkün olduğunca onun yerine siz yapmayın.

Onlar ile iletişim kurarken kısa ve basit cümleler kurun. Konuşmaya başlarken öncelikle dikkatini size vermesini sağlayıp konuşun. Yüzüne bakın, yanıt vermesi için zaman tanıyın, sözünü kesmemeye dikkat edin. Hastanın bir kelimeyi bulmada zorlandığını fark ediyorsanız zarifçe uygun kelimeyi söyleyin.

Hastalığın seyri ilerledikçe bazı demans hastasında mesane ve/veya barsak kontrolünde güçlükler yaşanır.  İleri demans hastaları genellikle tuvalet ihtiyacının geldiğini fark edemez ya da tuvaletin yerini veya nasıl kullanılacağını bilemez. Hastanıza gün boyunca tuvalete gitmesini hatırlatın. Tuvaletin kapısına büyük harflerle, kolay okunur şekilde yazın.

İdrarını veya büyük abdestini kaçırmak, hasta için de yakını için de zor bir durumdur. Bu sırada öfkelendiğinizi belli etmemeye çalışın. İleri dönemlerde bez kullanımı işlerinizi kolaylaştırabilir.

Ayrıca hastaya bakım veren kişilerde tükenmişlik, depresyon ve uyum sorunları sıktır. Eskiden tanıyıp sevdikleri insanın kişiliğinde ve becerilerinde olan değişimler, hasta yakınlarında “kaybedilen” kişiyle ilgili yas tepkilerini başlatabilir. Bakım veren kişiler bu açıdan gözlenmeli, gerektiğinde psikiyatrik danışmanlık ya da tedavi almalılardır.

Comments for this post are closed.
Dünya Ruh Sağlığı Gününün bir psikiyatriste çağrıştırdıkları

Dünya Ruh Sağlığı Gününün Bir Psikiyatriste Çağrıştırdıkları

Birkaç yıl önce Dünya Sağlık Örgütü, 2 yıl içinde depreyonun tüm hastalıklar arasında insanoğluna maliyeti …

ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI NEDİR? ÇOCUKLARI KORUYABİLMEK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?

Çocuk Cinsel İstismarı Nedir? Çocukları Koruyabilmek İçin Neler Yapabiliriz?

Çocukları derinden sarsan, kısa ve uzun vadedeki etkilerinin çok önemli sayıldığı, saptanması diğer istismar türlerine …

Irkçılık Olgusunun Günümüze Yansımaları Yeni Irkçılık

Irkçılık Olgusunun Günümüze Yansımaları : Yeni Irkçılık

Irkçılık, on sekizinci yüzyılın sonlarında özellikle siyasal alanda ortaya çıkan ve kapitalist ideolojinin yanı …