Çocukluk Çağındaki Davranış / Tik Sorunlarına Yaklaşım

Bu yazıda davranışsal ve duygusal sorunlardan kaynaklanan tik ve takıntı benzeri sorunlara yaklaşım ele alınacaktır. Çocuğun içinde yaşadığı yakın çevresinin çocuğun gelişimi üzerinde oldukça büyük etkisi vardır. Her ne kadar bu etkinin olumlu olmasını temenni etsek de olumsuz olan çevre koşulları da çocuğun gelişimini etkilemektedir.Çocuğun anne ve babası ile olan iletişimi, anne ve babanın kendi aralarındaki iletişimleri, yakın aile çevresi, okul, öğretmenler ve arkadaşlar çocuğun davranışları ve duygularının şekillenmesinde önemli rol oynarlar. Bu ortamlardan herhangi birisinin olumsuz yansıması çocuğun kendi kişiliği ile bir araya gelince olayların dışavurumları da çocuklar arasında farklılık göstermektedir.

Sözü geçen dışavurumlar kimi çocukta tik ya da takıntılar şeklinde gözlemlenebilir. Tikler aniden ortaya çıkan, yineleyici ve istemsiz olarak tekrar edilen davranışlardır. Tiklerin oluşması ailelerin büyük çoğunluğunu endişelendirir. Burada önemli olan nokta çocuğun yaşadığı tikin / takıntının tıbbi bir nedeninin olup olmadığının göz ardı edilmemesidir.

Örneğin; parmak emme, tırnak yeme, göz kırpma, boyun çevirme klinikte sıkça karşılaştığımız tekrarlayıcı davranışlardır. Öncelikle bu davranışların sürekliliğinin tespiti önemlidir. Yaşanan olumsuz bir olay ardında mı ortaya çıktı? Daha önce de yaşanmış mıydı? Ne kadar sürmüştü? Çocuğun sahip olduğu tik ve takıntılarına verilen tepkiler çocuğun farkındalığını artıracağından davranışı da dolaylı yönde artıracaktır. Bu nedenle etraftaki kişilerin bu davranışlara tepkileri de incelenmelidir. Özellikle ailenin ve öğretmenin yaklaşımı burada önemli rol oynar. Çocukla alay edilmemesi, çocuğun davranışına tepki verilmemesi, çocuğun kendini suçlu veya utanmış hissetmemesi için uygun koşullar, aile ve öğretmen tarafından hazırlamalıdırlar. Bu davranışların artışına sebep olan olayların değerlendirilmesi de tedavi sürecine olumlu yönde katkı sağlayacaktır. Özellikle ailenin tutumları terapi süresince çalışılmalı ve çocuğa yaklaşım uzman tarafından açıklanmalıdır.

Unutmayın ki bu dışavurum çocuğun içsel ve ilişkisel çatışmalarını sağlıklı çözümleyememesinden kaynaklamaktadır. Psikolojik destek sürecinde her ne kadar önemli olan davranışı sonlandırmaya yönelik çalışmalar olsa da; bu sürecin temelinde esas olan çocuğun duygusal sorunlarla baş etme mekanizmalarını güçlendirmek olmalıdır ki; hayatının geri kalan döneminde karşılaşması muhtemel bir takım sorunlar karşısında çözümsüz kalmasın.

Comments for this post are closed.
Özgüven Eksikliği Nedir Nasıl Oluşur

Özgüven Eksikliği Nedir, Nasıl Oluşur?

Özgüven Hareketleri Önce, Özgüven Hissi Sonra Gelir! Özgüven, kişinin hayatında iletişim kurma ve kendini ifade …

Anne Olmak

Anne Olmak

Anne olmak, insan yaşamında bütün duyguları aynı anda yaşatabilen en özel süreçtir. Birçok kadın bu süreci planlayıp …

Evlilikten mi Kendimizden mi Korkar Olduk

Evlilikten mi Kendimizden mi Korkar Olduk?

Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de son yılda evlenme oranı yüzde on gibi ciddi bir düşüşte. Yıllar önce …