ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI NEDİR? ÇOCUKLARI KORUYABİLMEK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?

Çocuk Cinsel İstismarı Nedir? Çocukları Koruyabilmek İçin Neler Yapabiliriz?

Çocukları derinden sarsan, kısa ve uzun vadedeki etkilerinin çok önemli sayıldığı, saptanması diğer istismar türlerine göre çok daha zor olan “çocuk cinsel istismarı”, dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaşanmaya devam ediyor. İnsanlar için bu konuda konuşmak zor olsa da, yetişkinler olarak bilgilenmenin ve çocukları da doğru şekilde bilgilendirmenin hayati önem taşıdığı bir gerçek. Çünkü, çocukları cinsel istismardan koruyabilmenin yolu, bu konu hakkında bilinçlenmekten geçiyor.

Çocuk cinsel istismarı, bir yetişkinin kendi cinsel istek ve hazzı için çocuğu araç olarak kullanmasıdır. Bu istismar, çocuğun bedenine dokunarak da olabilir dokunmayarak da. Yani, çocuğun özel bölgeleri dediğimiz; göğsüne, kalçasına, genital bölgesine, dudaklarına dokunmak, okşamak, öpmek gibi eylemleri içerebilir. Ayrıca, bu eylemleri yetişkin, çocuktan kendisine yapmasını da isteyebilir. Dokunmanın olduğu en ileri aşama olan çocukla cinsel ilişkide bulunma yani tecavüz durumlarıyla da karşılaşabiliriz. Dokunma olmaksızın cinsel istismar ise, çocuğa pornografik materyaller izletmek, teşhircilik yapmak, röntgencilik yapmak, çocukla açık saçık konuşarak çocuğu tahrik etmeye çalışmak, açık-saçık fıkralar anlatmak, çocuğu müstehcen yayınlara konu etmek, çocuğa açık-saçık fotoğraflar göstermek, çocuğu fuhuşa itmek gibi eylemlerle gerçekleşir.

Çocuklar her zaman bir yetişkin tarafından cinsel istismara mı uğrar? Hayır. Çocuklar bir başka çocuk/genç tarafından da cinsel istismara uğrayabilir. Ancak burada önemli bir ayrımdan bahsetmek gerekiyor. Çocuklar oyun oynamayı severler değil mi?  Zaman zaman da cinsel içerikli oyunlar da oynayabilirler. Birbirine yakın yaşlardaki çocukların merak duygularına, kendilerini keşfetmeye dayanan oyunları, birbirlerine temasları çocuk cinsel istismarı olarak kabul edilmez. Ancak bu fark edildiği durumlarda da görmezden gelinebileceği anlamına gelmemelidir. Çünkü, çocukların yaşlarına ve gelişim düzeylerine uygun olmayan cinsel eylemleri deneyimlemeleri tercih edilen bir durum değildir. Oyun içeriğinin nereye varacağı ve yaşananların çocuğun aklını ne derece karıştıracağı ve bu durumun çocuğun cinsellik algısını nasıl etkileyeceği tam olarak bilinemez. Bu sebeple aileler bu konuda uyanık olmalılardır. Böyle bir durumla karşılaşırlarsa, “Hadi üstünüzü giyin, bakalım başka hangi oyunları oynayabilirsiniz” diyerek dikkatleri dağıtmalıdır. Burada asıl var olan cinsel istismar vurgusu, bir çocuğun diğer çocuk üzerinde en az 4-5 yaş büyük olmasına, güç olarak daha üstün ve yaşta küçük olan çocuk üzerinde kontrolü olmasına dayandırılır.

Çocukları cinsel istismardan koruyabilmek için korkutmadan, yaşlarına uygun bir anlatımla onları bilinçlendirmek gerekmektedir. Bunun öncelikli adımı ise “Dokunma Kuralını” aktarabilmekten geçer.  Bu kural şöyle ifade edilebilir. “Hiçbir kimse çocuğun özel bölgelerine dokunamaz ve kendisine dokunulmasını da isteyemez.” Nedir bu özel bölgeler; penis, vajina, göğüs, kalça ve dudaklar. Çocuklara kuralı anlatırken, çocukların kuralı daha kolay akılda tutabilmeleri veya sizlerin de çocuklara kuralı daha rahat ifade edebilmeniz için özel bölge yerine “iç çamaşırının” örttüğü bölgeler ifadesi de uygun olacaktır.

Senin bedenin sana ait!

Bu “sana ait” mesajının amacı; “Sana ait olan herhangi bir şeyi nasıl ki kimse izinsiz alamaz, kullanamaz, sana ait olan bedenindeki özel bölgelerine de kimse dokunamaz. Buna izin vermemek gerekir” Bu bilgiyi çocukların benimsemesini istiyoruz.

Çocukların kendi bedenlerini koruyabilmeleri için kendi bedenlerini doğru bir şekilde tanımaları gerekir. Kendi bedenlerine ait organların isimlerini doğru isimlerle bilmeleri önemlidir. Çocuğun cinsel organının ismini bilmesi cinsel istismar açısından çocuğun ne tür bir davranışla karşılaştığını daha iyi anlaması ve sizlere veya uzmanlara daha doğru aktarmasını, dolayısıyla da duruma daha hızlı ve daha etkin müdahale edilebilmesini sağlar. Erkeklerin genital organlarına penis, kadınlarınkine de vajina denir. Lütfen aynen bu şekilde ifade edin.

Şimdi dönelim yine dokunma kuralına:

Dokunma Kuralı İfade Örneği:

“Seni çok seviyoruz. Sen bizim için çok değerlisin. Senin bedenin de çok değerli. Bedenimizde bazı özel bölgelerimiz vardır. Gel bak resim üzerinden bu bölgelerimize bakalım. (Kız çocuksa kız çocuk bedeninin resmi, erkek çocuksa da erkek çocuk bedeninin resmi üzerinden anlatılması gerekir.)

Bak burasına penis/vajina, buraya kalça, buraya göğüs, buraya dudaklar deniyor. Bu bölgeler senin özel bölgelerindir ve kimse senin bu bölgelerine dokunamaz. Herhangi biri senin bu bölgelerine dokunursa veya senden kendisine dokunmanı isterse bu uygun değildir, sen buna izin vermemeli ve hayır demelisin. Bu senin hakkın; çünkü bedenin sana ait. Ayrıca, bu sadece özel bölge olmak zorunda da değil; herhangi biri seni rahatsız edecek şekilde sana dokunursa, sana sarılırsa, yanağından makas alırsa, seni öperse bunu istemediğini de hayır diyerek ifade edebilirsin. Seni rahatsız eden her türlü davranışı, dokunuşu da “bana”, babana/annene rahatlıkla anlatabilirsin. Seni korumak annen baban olarak bizim görevimiz. Ayrıca eğer okuldaysan ve bana ulaşamadıysan güvendiğin, sevdiğin bir öğretmenine de rahatlıkla yaşadığın durumu söyleyebilirsin. Anlaştık mı?”

Onu “rahatsız eden” her türlü davranışa, dokunuşa da hayır diyebilmeye hakkı olduğunu söylemek önemlidir. Çünkü çocuğa iyi niyetle sevgi göstermek için sarılmak, onu yanaktan öpmek doğaldır. Ancak bu esnada da çocuk rahatsız olursa ve kendisine o an birinin sarılmasını veya öpmesini istemezse yine “Hayır, istemiyorum” diyebilmelidir. Çocuk rahatsız hissettiği her tür dokunuşu, yaklaşımı da anne babasına veya sevdiği, güvendiği bir öğretmenine  anlatabilmelidir.

Ancak burada da eklenmesi gereken önemli bir husus vardır. “Biz annen ve baban veya biz senin yanındayken herhangi bir doktor senin sağlığın söz konusu olduğunda özel bölgene bakmak ve dokunmak zorunda kalabilir. Bu uygundur. Ama yine eğer bu esnada kendini rahatsız hissedersen bana da, babana da, doktora da,  ‘hayır’ demeye hakkın var unutma!”

Yani sağlık sebebiyle özel bölgelere dokunmak durumunda kalan kişiler anne baba, doktor olsa bile bu esnada çocuk rahatsız olduysa, çocuk bu kişilere de “hayır” diyebilmelidir. Çocuğun öyle bir durumda öncelikle rahatlatılması gerekir. Daha sonra sağlık kontrolüne devam edilebilir.

Şimdi ise, “yabancılarla olan iletişim” den bahsedelim. Aslında çocuklar için yabancı; çocuğun bilmediği, tanımadığı kimselerdir. Bunun dışında yabancıları korkunç göstermeye gerek yoktur; çünkü çocuğun etrafında tanımadığı birçok insan vardır ve olacaktır. Önemli olan tanımadığı kimselere karşı özellikle de yanında kendisiyle ilgilenecek bir yetişkin olmadığında,  tekse veya arkadaşlarıylaysa “yabancıya karşı uyması gereken kurallar” olduğunu bilmesidir.

Kurallar ne peki?

  • Yabancıyla konuşmaması
  • Yabancılardan ne olursa olsun hiçbir şey almaması ki bu aldığı şeyler çocuğa ait veya ailenize ait şeyler de olabilir.
  • Yabancıyla hiçbir yere gitmemesi

Ayrıca çocuğa yabancı tanımını yaparken “O kişi senin ismini söylese de, seni tanıdığını ifade etse de eğer sen onu tanımıyorsan o bir yabancıdır” diye belirtin. Ayrıca yabancıdan gelen yaklaşımlar çocuğu rahatsız etmeye başladığı anda da çocuğun yabancıyla konuşmadan o ortamdan uzaklaşmasını ve yolda bağırarak yardım istemesini,  güvendiği bir yetişkine doğru ilerlemesini istediğinizi de çocuğunuza belirtin.

Ayrıca cinsel istismarcılar çocukları yaşananları kimseye anlatmamaları için tehdit edebiliyorlar. Bu bizim aramızda bir sır diyebiliyorlar. Bu sebeple, Seni rahatsız eden, seni endişelendiren ve korkutan sırları tutmak uygun değil. Herhangi bir yetişkin seni rahatsız eden bir sır konusunda/özel bölgene dokunması konusunda sana “Bu bir sır, kimseye söyleme” derse, “yine de bunu çekinmeden bana veya güvendiğin bir yetişkine gelip söylemeni istiyorum” demek gerekir.

Çocuk maruz kaldığı bir istismarı size anlatmak istediğinde sizin kuracağınız ifadelerin “uygunluğu” da çok çok değerli. Çocuğun bir yetişkine duyduğu “güven” hissi önemli değil mi? “Ona anlatırsam beni dinler, beni anlar, bana inanır demesi gerekir.” Bunları diyemezse o kişiye yaşadığını anlatmak için gidemez.  Ayrıca “Suçlu sensindir, bana hikâye anlatma” ya da “sen rahat durmadın ondan oldu” gibi ifadeler de hiç uygun olmayan ifadelerdir. Onu dinleyin, onu anlayın ve ona inanarak onu suçlamadan onun yanında olacağınızı hissettirin. Şu cümleyi de unutmayın; “Çocuklar yaşadıkları istismar hakkında çok çok nadir yalan söylerler. O yüzden onların ifadeleri doğru kabul edilir ve yetişkinlerin yaptığı hataların sorumlusu çocuklar olamaz!”

Ayrıca konuşma esnasında çocuğunuza “Kalçana dokundu mu? Sen ne yaptın? Bunun olmasına niye izin verdin? Niye daha önce söylemedin ki?” gibi sorular sormamalısınız! “Ne oldu, ne zaman ve nerede oldu, kiminle oldu” gibi soruları, doğru zamanı bekleyerek, çocuğun konuşma akışını bozmadan araya sıkıştırabilirsiniz.

Onu dinledikten sonra ise,  bu konuda bundan sonra incinmemesi için ve onun güvenliği için elinizden gelen ne varsa yapacağınızdan bahsetmeniz gerekir ancak bu esnada, süreç içerisinde yapacağınız spesifik eylemlerden bahsetmeyin çünkü eğer yapmayı düşündüğünüz o eylemleri yapamazsanız sözünüzde durmamış olursunuz. Bu da çocuğu olumsuz etkiler. Çocuklar verdiğiniz sözleri unutmazlar.

Konuşmanın sonunda ise; “Bana yaşadıklarını anlattığın için seninle gurur duyuyorum, teşekkür ederim.” deyin.

Her çocuk yaşadığı istismarı direkt paylaşmak istemeyebilir. Eğer son zamanlarda çocuk uyku problemi yaşıyor, saldırganlaştı veya içine kapandı, olaylarda birden bire irkiliyor, bir yakınınızı görmekten ısrarla kaçınıyorsa dikkat etmelisiniz. Okula sürekli erken gelip, okuldan sürekli geç çıkıyor, okul başarısında düşüş gözlemleniyorsa da dikkat etmelisiniz. Böyle bir şüphe durumunda çocuğa; “Son zamanlarda seni üzen, seni rahatsız eden herhangi bir olay oldu mu? Ya da seni rahatsız edecek şekilde sana dokunan, sana yaklaşan biri oldu mu? Benimle paylaşmanı isterim. Ya da “Bir şeyler seni rahatsız ediyor gibi gözüyor paylaşmak ister misin?” diyebilirsiniz.

Makul bir istismar şüphesi varsa bunu bildirmeniz gerekir. Bunu saklamak, aman kimse duymasın diyerek konuyu kapatmaya çalışmak hiç doğru değildir. Öncelik çocuğun beden ve ruh sağlığı olmalıdır.

  • Öncelikle derhal çocuğun/çocuğunuzun istismar eden kişiden uzaklaştırılması gerekir. Aynı ortamda bulundurulmamaları gerekir.
  • Sonrasında da bu durumu acilen bildirmeniz gerekir.
  • Eğer fiziksel muayene gerekiyorsa, çocuğun korkutulmadan uzman bir çocuk jinekoloğu tarafından bir defaya mahsus muayene edilmesi gerekebilir.

Bildirim yapmanız gerekir dedik. Peki nereye?

  • Emniyette bu konuyla ilgilenen çocuk polisleri vardır. Kendilerine ulaşıp durumu anlatıp onlardan yardım talep edebilirsiniz.
  • Savcılığa
  • Çocuk izlem merkezlerini arayarak yardım isteyebilirsiniz.
  • Alo 183 yardım hattını arayabilirsiniz. Bu yardım hattı, aile, kadın, çocuk, yaşlı, engelli, şehit yakınları ve gazilere yönelik hizmetler hakkında bilgilendirme ve yönlendirme yapan bir hattır.

“Unutmayın sizin bir bildiriminiz, bir çocuğun hayatını kurtarabilir”

Yazar:

Madalyon Kurumsal Psikoloji Odaklı Eğitim Merkezi 

Eğitim Psikoloğu Nil Ateşoğlu

Comments for this post are closed.
Dünya Ruh Sağlığı Gününün bir psikiyatriste çağrıştırdıkları

Dünya Ruh Sağlığı Gününün Bir Psikiyatriste Çağrıştırdıkları

Birkaç yıl önce Dünya Sağlık Örgütü, 2 yıl içinde depreyonun tüm hastalıklar arasında insanoğluna maliyeti …

ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI NEDİR? ÇOCUKLARI KORUYABİLMEK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?

Çocuk Cinsel İstismarı Nedir? Çocukları Koruyabilmek İçin Neler Yapabiliriz?

Çocukları derinden sarsan, kısa ve uzun vadedeki etkilerinin çok önemli sayıldığı, saptanması diğer istismar türlerine …

Irkçılık Olgusunun Günümüze Yansımaları Yeni Irkçılık

Irkçılık Olgusunun Günümüze Yansımaları : Yeni Irkçılık

Irkçılık, on sekizinci yüzyılın sonlarında özellikle siyasal alanda ortaya çıkan ve kapitalist ideolojinin yanı …