Boşanma Psikolojik Bir Bakış

Boşanma: Psikolojik Bir Bakış

Ebeveynlerin çocukları için danışmanlık veya terapi hizmeti almak istedikleri konuların en yaygın olanlarından biri boşanma süreçleridir. Anne baba ilişkilerinde istenmeyen bir durum olan boşanmalar her aile yapısı için farklı etkilere yol açabilir. Anne babaların tutum ve davranışlarına bağlı olarak normal de karşılanabilir, aksine travmatik bir duruma da dönüşebilir.

  • “Bu evliliğe çocuğum için katlanıyorum”
  • “Çocuğum bu üzüntüye dayanamaz, onun iyiliği için evliliğimi sürdürüyorum”

gibi cümleleri sıklıkla duyarız.

Öncelikle şu konuda hemfikir olunmalıdır; ebeveynlerden birinin ya da her ikisinin mutsuz olduğu, tükendiği, hayal kırıklıklarıyla iç içe olduğu bir evde çocuğun ruh sağlığını koruyabilmek pek mümkün değildir. Özellikle 0-6 yaş grubu çocuklar; evde yaşanan iletişim problemlerini, olası fiziksel veya psikolojik şiddet gibi durumları sessizce gözlemleyerek, kendi yaşantılarındaki kadın erkek ilişkilerini bu kalıba göre temellendirirler.

Aile içerisinde yaşanan her problem küslük, ayrılık veya boşanmayla sonuçlanacak nitelikte değildir. Fakat yaşanan iletişim problemlerinin kronikleşmesi ve bir kısır döngü haline gelmesi çocuklarda kaçınılmaz olarak olumsuz etkilere yol açacaktır.

Çocuğun boşanma sürecinden alabileceği olası zararlarla, o evde yaşanan sıkıntıların getirmiş olduğu zararların dışardan bir gözle analiz edilmesi gerekebilir. Boşanma durumunda ortaya çıkan problemler, alışma süreci ebeveynler tarafından iyi yönetildiği takdirde çocuğun sağlıklı bir şekilde yeni duruma adapte olmasıyla sonuçlanabilir. Ancak ev içerisinde kronikleşmiş sorunlarla özellikle şiddetle büyüyen çocuklarda daha yoğun ve uzun dönemli patolojilerin rastlanması muhtemeldir.  Bu nedenle eşler arasında yaşanan problemlerin aşılamadığı durumlarda öncelikle kişinin kendisi için bir uzman desteğine başvurması önerilir. Bireysel terapi kişiye kendisini daha iyi tanıma, istek ve beklentilerini belirleme, farklı bakış açıları edinme fırsatı yaratır.

Anne ve baba arasında geçen diyaloglarda, boşanmanın ilişkisel bir tehdit olarak öne sürülmesi veya olası bir ayrılıktan sürekli olarak bahsedilmesi çocuğun kaybetme korkusu içerisinde kaygılı bir kişilik örüntüsü geliştirmesine yol açabilir. Ebeveynler boşanma konusunda hemfikir olduklarında, ortada herhangi bir belirsizlik kalmadığında çocuklara durumu izah etmelidirler.

Boşanma ve boşanma sonrası yaşanacak durumlar hakkında açıkça bilgi verilmelidir. Aile kavramının mümkün olduğunca bozulmamasına dikkat edilmelidir. Unutulmamalıdır ki, kişiler yalnızca karı-koca rolünden vazgeçmişlerdir, fakat annelik-babalık rolü ömür boyu devam edecektir.

Bu süreçte eşlerden biriyle ilgili hayal kırıklığı ya da öfke gibi duygular çocukla mümkün olduğunca paylaşılmamalıdır. Çocuğun anne ya da babasıyla ilgili olumsuz söylemlere maruz kalması güven duygusunu zedeleyebilir, çocuk kendini suçlayabilir. Çocuk hissettiği duyguları paylaşması için cesaretlendirilmelidir. Yaş grubuna bağlı olarak ağlama, inatlaşma gibi davranışlar gözlemlenebilir.

Çocukların boşanma durumunda anne babanın bozulan ilişkisini tamir etme temelli eğilimleri olabilir. Bu beklentiler karşısında net olmak uzun vadede çocuğun kabullenme sürecine yardımcı olur.

Çocuklar gibi ebeveynler de bu süreçte davranış değişikliği gösterebilirler. Farkında olmadan çocuğa karşı daha verici ya da daha esnek davranışlar sergileyebilirler. Çocukların boşanma ve sonrası sürecini normalleştirebilmeleri için var olan düzenlerinin mümkün olduğunca korunması önemlidir. Ayrılık öncesi edinilen anne baba tutumları ve sınırlar aynı şekilde devam ettirilmeye çalışılmalıdır. Olası yaşamsal değişiklikler çocuğa önceden aktarıldığında ise yas sürecini sağlıklı bir şekilde tamamlama olasılıkları artar.

Yazan;

Uzm. Psk. Deniz Tan Kumcuoğlu

Comments for this post are closed.
Özgüven Eksikliği Nedir Nasıl Oluşur

Özgüven Eksikliği Nedir, Nasıl Oluşur?

Özgüven Hareketleri Önce, Özgüven Hissi Sonra Gelir! Özgüven, kişinin hayatında iletişim kurma ve kendini ifade …

Anne Olmak

Anne Olmak

Anne olmak, insan yaşamında bütün duyguları aynı anda yaşatabilen en özel süreçtir. Birçok kadın bu süreci planlayıp …

Evlilikten mi Kendimizden mi Korkar Olduk

Evlilikten mi Kendimizden mi Korkar Olduk?

Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de son yılda evlenme oranı yüzde on gibi ciddi bir düşüşte. Yıllar önce …