Blog

Bipolar Bozukluğu Olan Bir Çocuğun Anne Babası Olmak

Günlük yaşamda herkesin duygusal dünyasında inişler çıkışlar olur. Duygularımız öfke, sevinç, üzüntü, coşku, keder, huzursuzluk ve endişe arasında gidip gelir. Ancak bipolar bozuklukta yaşamsal olaylarla kısmen veya tamamen ilişkisiz olarak uzun süren ve yoğun duygu durum değişimleri olur.Bu değişimler düşünceleri, duyguları, fiziksel sağlığı, davranışları ve kişinin işlevlerini, yaşamını etkiler. Yani bipolar bozukluk duygularda, düşüncelerde, enerjide ve davranışlarda aşırı değişikliklerle giden ve tedavi edilebilen bir ruhsal bozukluktur. Bipolar bozukluk kişinin herhangi bir hatasından ya da kişiliğindeki güçsüzlükten kaynaklanmaz. Tedavi edilebilir tıbbi bir bozukluktur. Bipolar duygulanım bozukluğu iki uçlu duygulanım bozukluğu, manik depresif psikoz isimleri ile de anılan bir bozukluktur.  Bir kimsenin  hem mani hem de depresyon atağı geçirmesidir. Bu bozukluk devri bir bozukluktur. Kişi bir dönem depresyona girer, başka bir dönem mani atağı geçirir. Nöbet aralarında tam düzelme olabilir. Kişi mani  veya depresyon atağı geçirip iyileştikten sonra yıllarca atak geçirmeyebilir.

“Esra bir bipolar annesi, gazeteci, 12 yaşında ve 9 yaşında iki kızı var, küçük kızı henüz 4- 5 yaşlarındayken evde bakıcılara vurma, kreşte arkadaşlarına saldırgan davranışlar gösterme, ablasının kulağını ısırma, öfke nöbetleri geçirme, yaşamak istemiyorum, kendimi öldüreceğim gibi söylemlerde bulunma, taşkın hareketler sergileme  gibi davranımlar ortaya koyunca eşiyle de fikir birliğine varıp bir çocuk psikiyatri biriminin kapısını çalmışlar. Psikolog bu çocukta davranım sorunları var demiş ve sebebi de aileye bağlayıp birkaç davranışçı öneride bulunup aileyi göndermiş. Ancak Esra’nın küçük kızı okula başladığında işler iyice içinden çıkılmaz bir hal alınca başka bir kliniğe gitmişler ve orada da kızınızda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) var denmiş ve birtakım ilaçlar verilmiş. Ancak DEHB tedavisinde kullanılan ilaçlar küçük kızın sıkıntılarını artırmaktan anne babanın çaresizliğini pekiştirmekten başka bir işe yaramamış. Anne ve baba kendilerini suçlamış durmuşlar, bu ruh halleri kızlarının sıkıntılarını kısır döngü halinde artırmaktan öteye geçmemiş. Günlerden bir gün Esra bir arkadaşının da önerisiyle kızını elinden tutmuş ve başka bir çocuk psikiyatri ünitesinin kapısını çalmış. Baştan aynı şeylere maruz kalmak, yani hamilelik öyküsünü, kızının ilk bebeklik dönemini, erken çocukluğunu, şimdiki sıkıntıların ne olduğunu, daha önce hangi doktorla ne konuştuğunu tekrar anlatmanın tükenmişliğini yaşayan anneye doktor daha önce sorulmamış bir soru sormuş ve Esra’nın verdiği cevapla sanki düğüm çözülmeye başlamış. Küçük kızın halasında duygu durum bozukluğu olduğunu ve yıllardır tedavi gördüğünü öğrenen doktor küçük kızın aile öyküsünü derinlemesine incelemeden çocuğa davranış bozukluğu, hiperkativite tanısı koyan doktorlara çok kızmış. Hem doğru ilaç, hem doğru psikoterapi hem de destekleyici aile çalışmalarıyla Esra’nın kızının durumu şimdi çok iyi, Esra ve eşi de daha mutlular…”

Bu hikaye elbette ki kişilerin isimleri ve detaylar değiştirilerek sizlere aktarılmış, yaşanmış bir hikayedir.  Klinikte çalışan arkadaşlarım çok iyi bilirler tanı koymada acele etmemek gerekir, çünkü yanlış tanı yanlış tedavidir, yanlış tedavi çaresizlik ve umutsuzluktur. Ancak maalesef ki çocuk ve ergenlerde duygu durum bozukluk tanısı yukarıdaki öyküde de görüldüğü üzere çoğu zaman en sık atlanan tanılardan biri durumundadır. Buna birkaç faktör sebep olmaktadır:

  • Çocuklar ne hissettiklerini çoğu zaman ifade etme yetisine sahip değildir.
  • Duygu durum bozukluk belirtileri çocuklarda yetişkinlerden farklıdır.
  • Duygu durum bozukluklarına sıklıkla diğer psikiyatrik bozukluklar eşlik ederek ve onları maskeler.
  • Çoğu hekim depresyon ve bipolar bozukluğun yetişkin hastalığı olduğu kanaatindedirler.

Çocuklarda Bipolar bozukluğun tanısı konusunda büyük bir belirsizlik vardır. Bunun sebebi çocuklarda bipolar bozukluğun görünümünün yetişkinlerden farklı olmasından kaynaklanıyor olabilir. Yetişkin bipolar semptomlu bireylerin geçmişlerine bakıldığında, sıklıkla ergenlik döneminde mizaç dalgalanmaları gösterdikleri, başlangıç ile hastalığın tam semptomlarının açığa çıkması arasında 5-10 yıllık oyalanma olduğunu belirtmektedir. Eskiden düşünülenin aksine bipolar tanısı almış erişkin hastaların 2/3’sinin belirtileri çocukluk çağı veya ergenlik döneminde başlamakta ve ergenliğinde depresyon tanısı alan hastaların % 25-33’ü ileride manik atak geçirmektedir. Daha önce çocuk ve ergenlerde bipolar bozukluk tanısı konulmazken, son 10 yılda bu konu üzerinde çalışmalar artmıştır. Bipolar Bozukluk çocuk ve ergenin yaşamını ciddi biçimde aksatır; çalışmalarda artmış intihar girişimi ve tamamlanmış intiharlar, zayıf akademik performans, bozuk kişilerarası ilişkiler, artmış madde kötüye kullanımı, yasal sorunlar ve çoklu hastaneye yatış gösterilmiştir. Ergenlik öncesi grupta bu bozukluğun klinik görünümü çok tartışmalıyken, orta veya geç ergen başlangıçlı bipolar bozukluğun klinik özellikleri yetişkinlere benzer kabul edilir.

Yetişkin Bipolar bozukluktan farklı olarak, manik çocuklar nadir olarak öforik (aşırı enerjik ve güzel hissetme hali) mizaç gösterirler. Daha çok en yaygın semptomları irritabilite (gerginlik ve aşırı tepkisellik hali), “affektif fırtına” veya uzamış ve agresif öfke patlamalarıdır. Örneğin Gabrielle A. Carslon.M.D (University of New York-Stony Brook) 9 yaş altındaki bipolar çocukların daha irritabl, daha çok ağlayan ve daha çok ajite olduklarını bulmuştur. (Daha büyük yaştaki bipolarlara oranla). Daha büyük çocuklar daha büyük olasılıkla, öfori ve grandiozite (çok büyük ve önemli bir kişi olduğunu sanma durumu) gibi “klasik manik semptomlar” gösterirler. İlaveten çocukluk başlangıçlı bipolar bozukluğun gidişinin, erişkin forma oranla kronik olmaya ve devamlılığa meyillidir.

Görüldüğü gibi çocuklarda ve genç ergenlerde bipolar bozukluğun kesin bir tanısını formüle etmek sıklıkla zordur. Doğru bir tanı konulabilmesi için aile hikayesinin bilinmesi son derece yararlı olabilir. Bipolar bozukluk hasta anne babaların çocuklarını daha fazla etkileyebilir. Anne babadan birinde bipolar bozukluk varsa her bir çocuk için risk % 15-30’dur. Çocuklarda ve genç ergenlerde bipolar bozukluk semptomlarını ilk başlarda normal duygu ya da davranış olarak değerlendirme yanılgısına düşülebilir. Ancak normal duygu durum değişimlerinden farklı olarak, bipolar bozukluk okul hayatını, akranlarıyla ve ailesiyle olan ilişkilerini önemli ölçüde engeller. Bipolar bozukluğu olan pek çok çocukta ortak görülen öğrenme zorlukları ve özgüven eksikliği vardır.

Çocuklukta Bipolar bozukluk sıklıkla diğer çocukluk psikiyatrik bozukluklarıyla karıştırılmaktadır. Bu bozukluklar şunlardır:

  • DEHB (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu)
  • Davranım Bozukluğu
  • Şizofreni

Ayırıcı Tanı:

Bipolar bozukluk semptomlarını açıklayabilecek diğer nedenlerin geçerli olmadığı kesin olarak saptanmalıdır. Çocuklarda Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ve diğer zihinsel sorunlar bipolar bozukluğu maskeleyebilirler ya da bazen bipolar bozuklukla beraber ortaya çıkarlar.

Pek çok çocuğa bipolar bozukluk yerine DEHB tanısı konur. Halen DEHB sıklıkla bipolar bozukluk semptomlarının açık gelişimi olmadan önce ortaya çıkmaktadır. Ancak bu, DEHB olan tüm çocukların bipolar bozukluk geliştirecekleri anlamına gelmez. Ancak bipolar bozukluğu olan akrabaya sahip bir çocuğun bu hastalığa yakalanma riski daha yüksektir. Janet Wozniak, M.D (Harvard Medical School) mani ile DEHB semptomlarının birbirine benzerlik gösterdiklerini bulmuştur. Yaptığı çalışmada, kliniğe müracaat eden irritabl ve mikst mizaçlıların % 16’sında mani bulmuştur. İlaveten mani kriterlerini karşılayan çocukların sıklıkla DEHB kriterlerini de karşıladıklarını bulmuştur (Manili çocuklarda DEHB oranı % 98 iken, DEHB olan çocuklarda mani oranını yalnızca % 20 bulmuştur).

Peki DEHB ve Çocuklarda Bipolar Bozukluk Arasındaki Önemli Farklar Nelerdir?

Bipolar bozukluğu olan çocuklarda en belirgin özellik hızlı duygu durum dalgalanmaları ve uzun süre devam eden öfke nöbetleridir. Çocuklarda Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ve bipolar bozukluk semptomları benzer olabilirse de kökenleri farklıdır.

Örneğin, bipolar bozukluk olan çocuklarda kendine zarar veren ve yanlış davranışlar çoğu zaman kasti olarak yapılırken, DEHB olanlarda daha çok dikkatsizlik ve özensizlik sonucudur.

Her iki bozuklukta görülen fiziksel taşkınlık ve öfke nöbetleri bipolar bozukluk olan çocuklarda sınırlamalar konmasından kaynaklanabilecekken, (örn; anne babanın ‘hayır’ demesi) DEHB olan çocuklarda uyarıcılara duyusal ve duygusal tepkiler bunları tetikler. Öfke nöbeti ya da fiziksel taşkınlığın ardından öfkeli halleri saatlerce sürebilen bipolar bozukluğu olan çocukların tersine, DEHB olanlar çok daha hızlı bir biçimde sakinleşebilirler (15-30 dakikada).

Bipolar bozukluğu olan çocuklarda uyku bozukluklarına genellikle marazi, hayatı tehdit eden içerikli (örn; nükleer savaş ya da hayvanlara saldırı) kabuslar eşlik ederken, DEHB olan çocuklarda bunlar nadiren görülür.

Davranım bozukluğunun semptomlarıyla da benzerlik gösterir. Örneğin: dürtüsellik, mal aşırma, madde kötüye kullanımı, kurallara uymama ve agresiflik.

Şizofrenide düşünceler daha bizardır.

Çocukluk ve Ergenlik Döneminde Bipolar Bozukluğun Tedavisi:

Tedavide birinci basamak ilaçla yapılan tedavidir. Hastaneye yatırılarak veya ayaktan tedavi şeklinde yürütülür. Tedaviden sonrada nüksü önlemek için uzun süre ilaç  tedavisine devam etmek gerekir.Bireysel psikoeğitim hastanın, hastalık konusundaki düşünce ve duygularını aktarması, hastalığını kabullenmesi, çevresi ile ilişkilerini sağlıklı yürütebilmesi, hastalığını da göz önünde tutarak yaşam biçimini belirlemesi için bilişsel davranışçı yöntemler eşliğinde yürütüldüğünde son derecede destekleyicidir. Ailenin psikoeğitimi ise ailenin çocuğa bakım ve destek verme ve tutumlar konusunda bilgilendirilmesini, aile içi iletişimi arttırmayı, sorun çözme ve baş etme becerisi kazandırma yolu ile ailenin işlevselliği geliştirmeyi hedefleyerek tedaviye destek olmaktır.

Tedavinin genel amacı nöbetleri tedavi etmek, yinelenmeleri önlemek, yinelenmeler arasındaki dönemde yaşam kalitesini arttırmak, hastaya ve ailesine destek sağlamaktır. Hastalığın yapısı, olabilecek belirtiler ve etkileri, tedaviye uyum, hastanın tedaviye katılımını sağlamak,  hastalığın psikososyal etkilerini anlamasını sağlamak, günlük etkinliklerini düzenlemek ve yeni atakları erkenden tanımasını sağlamak için hastaya eğitim verilmektedir.

Bipolar Çocuğu Olan Anne- Baba Nelere Dikkat Etmelidir?

  • Bipolar bozukluğu olan çocuğun anne babasının hastalığa alışması zaman alabilir. Ancak hastalıkla başa çıkmanın ilk adımı hastalık hakkında ebeveynin doğru bilgi sahibi olmasıdır. Önce çocuğunuzun hastalığını tanıyın, nedenleri, belirtileri, tedavisi hakkında bilgi sahibi olun.
  • Çocuğunuzun doktoru ve psikoloğuyla konuşun, aklınıza takılan soruları sorun. Her şeyi bir günde öğrenmek yerine öğrendiklerinizi sindirmek için kendinize zaman verin.
  • Çocuğunuza destek olmak ve yardım etmek bu süreçte sizin için de bedenen ve ruhen yorucu olabilir, kendinize zaman ayırın, gerekiyorsa siz de yardım alın, unutmayın bu süreçte çocuğunuzun sağlıklı bir size ihtiyacı vardır.
  • Kendinizi suçlamaktan vazgeçin, bipolar bozukluk biyolojik temelleri olan bir hastalıktır. Hastalığın ortaya çıkmasında çevresel etmenler etkili olmakla birlikte çocukluk yaşantıları ya da kötü bir evlilik hastalığı tek başına ortaya çıkarmaz. Bundan sonraya odaklanın.
  • Destek olun, yanında olun ancak aşırı koruyucu olmaktan, çocuğun yerine getirebileceği sorumlulukları üzerinden almaktan kaçının. Çocuğunuzun kendi başına yapabileceği şeyleri onun yerine yapmayın. Bu çocuğun kendine güvenini azaltabilir.
  • Manik dönemde hastalar yakın oldukları kişiyle uğraşabilir, onunla kırıcı konuşabilir. Bunun hastalığın bir belirtisi olduğunu bilmek, hasta yakınlarının bu davranışı kişiselleştirmemesine yarayabilir. Ayrıca, bu dönemde hastaya karşı kışkırtıcı olmamak ve etrafındaki uyaranları azaltmak gereklidir.Yine manik dönemin bazı belirtilerine karşı (aşırı para harcama, cinsel ilgide artış, tehlikeli davranışlar) hastayı ve aileyi korumak için bazı sınırlar belirlemek gerekebilir.
  • Depresyon dönemindeki en önemli konu intihar riskidir. Depresyon döneminde çocuğunuzun intihar düşüncelerine karşı uyanık olmak, daima ciddiye almak ve derhal doktoruna iletmek gerekir. Depresyondaki bir çocuğun/ gencin, yakınlarının sosyal desteğine ve yüreklendirmesine ihtiyacı vardır.
  • İlaç kullanımı tedavinin vazgeçilmez parçası olduğu için çocuğumuzun ilaçlarını denetlemek çok önemlidir.
  • Hastalık dönemleri önemli kararların verilmesi ve önemli konuların konuşulması için uygun değildir, bunlar iyilik dönemine ertelenmelidir.
  • Çocuk ya da genç her sevindiğinde ya da her üzüldüğünde hastalanıyor diye düşünüp paniklemek hem sizi hem de onu endişelendirir. Çocuğumuzun günlük keyifliliği ile hipomanisi, kötü bir günü ile depresyonu arasındaki farkı tanımaya çalışın. Bipolar bozukluğu olan hastaların da herkes gibi kendilerini iyi ya da kötü hissettikleri, ancak hastalık düzeyinde olmayan günleri vardır.
  • Bazen anne- babalar toplum içinde bipolar bozukluğu olan çocuklarının etiketlendiğinden yakınabilirler. Etiketlenmekle baş etmek için çocuğunuzun hastalığını herkese anlatmak zorunda hissetmeyin, ancak güvendiğiniz ve yakınlığınız olan kişilerle paylaşın.

Unutmayın doğru tedavi çocuğunuz, doktorunuz ve sizi de içine alan bir ekip çalışması demektir. Bipolar bozukluk tedavi edilmesi gereken ve tedavi edilebilen bir hastalıktır!!!

Comments for this post are closed.