Alt Islatma (Enürezis)

Enürezis terimi, Yunanca “idrar yapmak” (enourein) sözcüğünden gelmektedir. Günümüzde enürezis, işeme kontrolünün gelişimsel olarak sağlanmasının beklendiği yaşta istemsiz ve uygunsuz yerde, zamanda idrar yapılması anlamında kullanılmaktadır.


İdrar Yapma ile ilgili yapılan çalışmalar gösteriyor ki; Türk aileleri enürezis hakkında çok fazla endişelenmemektedir. Ailelerin bu problemi çözmek için gözlem ya da geleneksel yöntemleri tercih etmesinin yanı sıra, çocukların tedavisinde kullanılan ilaçların, ileride kısırlığa neden olabileceği endişesi yaygındır. Bu nedenle enürezisin görülme sıklığı klinikte görüldüğünden daha yüksektir

Normal gelişimleri sırasında çocuklar, genellikle 2-3 yaşları arasında mesane kontrolünü kazanmaya başlarlar. Gece kontrolü ise genellikle üçüncü ya da dördüncü yıllar arasında tamamlanmaktadır. Beş yaşından sonra geceleri yatak ıslatma oluyorsa nokturnal, gündüzleri uykuda da idrar kaçırma oluyorsa diurnal enürezisten söz edilir.

Alt Islatma tanısı için çocuğun yatağa ya da giysilere yineleyen bir biçimde idrar kaçırması, en az ardışık 3 ay, haftada 2 kez ortaya çıkan bir sıklıkta olması ya da klinik açıdan belirgin bir sıkıntı yaratması, toplumsal, mesleki ya da diğer işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olması,takvim yaşının en az 5 olması (ya da eşdeğer bir gelişim düzeyi) ve bu davranış bir maddenin ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı olmaması gerekmektedir.

Yatak ıslatma erkeklerde daha fazla rapor edilmektedir. Gündüz ve/veya gece alt ıslatması olanların % 60’ı, yalnızca gece alt ıslatması olanların % 90’ı erkektir.  6-7 yasına gelmiş her 10-15 erkekten biri, her 15-20 kızdan biri sıkça gece yatağını ıslatmaktadır. Gece alt ıslatması erkeklerde, gündüz ve gece alt ıslatması kızlarda daha sıktır. Sonuç olarak erkeklerde, kızların 2-3 katı sıklığında görülmektedir.

Alt ıslatma nokturnanın nedenleri için birçok varsayım ileri sürülmekle birlikte hiçbiri tüm olguları açıklamamaktadır.

Alt Islatmada Biyolojik nedenler:

  • Ailesel yatkınlık: Yapılan araştırmalarda, heriki ebeveynde enürezis öyküsü varsa çocuklarda görülme olasılığı % 70-75, ebeveynlerden birinde enürezis öyküsü varsa çocuklarda % 40-50 oranında enürezis görülme olasılığı olduğu bildirilmektedir.
  • Merkezi sinir sistemi gelişmesinde gecikme
  • Mesane fizyolojisiyle ilgili sorunlar

Alt Islatma da uykuyla ilgili nedenler

  • Hormonal etkenler

  • Psikososyal Etkenler
  • Tuvalet eğitimi
  • Zorlu yaşam olayları

 

Alt Islatma Tedavi

Bu tür sorunlar hem çocuk hem de aileyi etkilemektedir. Sık sık yatağını ıslatmak çocuğun üzüntü hissetmesine ve başarısızlık duymasına sebep olabilir. Ayrıca çocuk hayatının diğer alanlarda da güvensizlik yaşayabilir.

Çalışmalar yatak ıslatma ile basa çıkmada ebeveynler % 23-36 oranında ilk tedavi seçeneği olarak cezalandırmayı seçtiğini göstermektedir.

  • Cezalandırmanın tedavide kesinlikle rolü yoktur.

Tedavide ilk asama anne ve babaların problemin istem dışı, kendi kendini sınırlayan bir olay olduğuna inanmaları ve çocuğun psikolojik gelişimini kötü yönde etkileyebilecek  cezalandırıcı yöntemleri uygulamaması gerekmektedir.

Tedavinin en önemli parçalarından biri de pozitif motivasyondur. Çocuğun tedavide aktif rol alması için motivasyonu sağlanmalıdır. Tedavinin zamanı ve tipi bireyseldir. Çocuk ne kadar küçükse motivasyonu o kadar az olacaktır. Bu nedenle çocuğa uygun açıklama yapmak ve onu motive etmek çok önemlidir.

Alt Islatmada İlaç tedavisi:

  • Enürezisin ilaç tedavisinde imipramin yaygın olmakla birlikte desmopresin de kullanılmaktadır.

Davranışsal tedaviler

  • Kayıt tutma ve ödüllendirme:  Enürezis tedavisinde takvim tutma ve ödüllendirme teknikleri de hem çocuğun motivasyonunu artırıcı hem de sorumluluk verici yöntemlerdir. Çocuk ıslak veya kuru geceleri bir takvim üzerinde işaretler. Bu işaretler kesinlikle çocuğun kendisi tarafından konulmalıdır. Haftalık kontrollerde kuru günler çoksa ödüllendirilir (çocukla onun istediği bir oyun oynayarak vs.). Duygusal içerikli ödüller (aferin denmesi, kucaklama, başını okşama, başarısını abartma vs.), somut ödüllerde (oyuncak, yiyecek vs.) daha etkilidir.
  • Sıvı kısıtlaması ve gece uyandırma:  Yatmadan önce sıvı alınmasının (çay, kola, karpuz vs.) kısıtlanması uykudaki idrar miktarını azaltabilir. Sıvı kısıtlaması konusunda sorumluluk çocuğa verilmelidir. Çocuklar uyuduktan 1-1.5 saat sonra uyandırılıp tuvalete gitmesi sağlanırsa sıvı kısıtlamasının başarısı artar. Ancak ebeveyn çocuğu tuvalete kucağında taşımamalı, çocuk uyandırılarak tuvalete kendisinin gitmesi sağlanmalıdır.
  • Mesane egzersizleri: Gündüz idrarını yaparken birçok defa aniden kesmesi ve tekrar yapması sfinkter kaslarının tonusunü artırabileceği gibi çocuğun idrar yapma kontrolünün farkında olmasını da sağlar. Bu yöntemi daha çok 9 yaşından büyük çocukların uygulayabildikleri anlaşılmıştır.
  • Alarm cihazı: Çocuğun iç çamaşırı ya da yatak örtüsüne bağlı elektronik zil aygıtı kullanılır.

Enürezisin gidişi genelde olumludur.  Yaşın ilerlemesiyle birlikte sorunun azalmasına rağmen ergenlikte de bu sorun devam edebilmektedir.

Bu sorunu yaşan çocuk ve aileler zolu dönemler yaşayabilmektedir. Bu nedenle fizyolojik sorunlar mutlaka araştırılmalı ve çocuk ruh sağlığı uzmanına  danışmaları önerilmektedir.

Comments for this post are closed.
Psikoterapi Nedir? - Madalyon Psikiyatri Merkezi

Psikoterapi Nedir?

Psikoterapi nedir? dendiğinde birçok kişinin aklında bir divana uzanıp, çocukluğunuzu anlattığınız ya da terapistin …

Üstün Zeka - Madalyon Psikiyatri Merkezi

Üstün Zeka

Üstün zeka Renzuli’ye göre, zekâ bölümü 130’un üstünde olup, yeni düşünceler oluşturup, bunları yeni …

Şimdiki Çocuklar - Madalyon Psikiyatri Merkezi

Şimdiki Çocuklar

Annemle babam gün almışlar doktordan, kendileri seçmişler dünyaya geleceğim günü, halbuki ben biraz daha kalmak …