Disleksi (Özel Öğrenme Güçlüğü)

Çocuk Psikiyatristi

Dr. Özlem SÜRÜCÜ

Çocuk Psikiyatristi

Disleksi kavramı 19. yy’dan beri bilinen  bir kavramdır. Latin kökenli bir kelimedir. Okumada zorluk anlamına gelir.

Dys(dis= difficult) + legere(Latin) (to read)

Özel öğrenme güçlüklerini tanımlamak amacıyla çeşitli alanlarda çalışanların kullandığı 100’den fazla terim vardır. Bunlar arasında asıl anlamı “okuma güçlüğü” olan “disleksi” en yaygın olarak kullanılanıdır. Öğrenme bozukluğu olan çocukların çok büyük bir kısmını okuma güçlüğü olan çocuklar oluşturduğundan, çoğu kaynakta  “disleksi”,  “öğrenme güçlüğü” ile eşanlamlı olarak kullanılmaktadır. Bu yazıda okuma güçlüğünün yanısıra öğrenme güçlüklerinin belirtileri, nedenleri ve tedavilerinden söz edilecektir.


TANIM

Özel Öğrenme Güçlüğü, bir çocuğun zekası normal ya da normalin üstünde olmasına rağmen, dinleme, düşünme, anlama, kendini ifade etme, okuma- yazma veya matematik becerilerinden bir ya da birkaçında yaşıtlarına ve zekasına oranla düşük başarı göstermesidir.  Okuma Bozukluğu, Yazılı Anlatım Bozukluğu, Matematik Bozukluğu alt gruplarını  içerir.

Özel öğrenme güçlüğü:
Doğuştandır.
Görme işitme sorununa bağlı değildir.

Zeka sorununa bağlı değildir.

Eğitimdeki aksamalar, sık okul değişikliği gibi nedenlere bağlı değildir.

Beyindeki bazı farklılıklar nedeniyle öğrenme süreçlerinden bir ya da birkaçında aksama olur.

Her çocuğun iyi olduğu ya da zorlandığı alanlar farklıdır.

Her çocuk kendine özgüdür.


NEDENLERİ

ÖÖG’nün nedeni kesin olarak bilinmiyor.  Olası nedenler:

1. Genetik-kalıtsal etmenler

2. Beyindeki yapısal, işlevsel farklılıklar

 

GENETİK/KALITIM

ÖÖG olan çocukların anne babalarında benzer sorunlar olma olasılığı normal popülasyondan 5-12 kat fazladır.

İkizlerde her iki çocukta da ÖÖG olma ihtimali yüksektir (tek yumurta ikizlerinde daha yüksek).

Kardeşlerde benzer sorunların olma olasılığı yüksek.


BEYİNDEKİ YAPISAL İŞLEVSEL FARKLILIKLAR

Özel öğrenme güçlüğü olan çocukların beyinlerinde bazı bölgeler yapısal ve işlevsel olarak farklıdır. Örneğin işitsel algılama bölgesi normal kişilerde solda daha büyük iken, disleksisi olanlarda her iki tarafta eşit ya da sağda daha büyüktür. Bu bölge duyulan seslerin görsel bilgiye dönüştürülüp anlamlandırılmasını sağlayan bölgedir. Okuma güçlüğü olan çocuklarda harf-ses ilişkisinin kurulamaması, yani duyulan sesin hangi harfe ait olduğunun öğrenilememesi bu farklılığa bağlanmaktadır. 


BELİRTİLER

Özel öğrenme güçlüğü okul öncesi dönemde bazı belirtilerle kendini göstermeye başlar. Ancak bu dönemde kesin tanı konulması güçtür.


OKUL ÖNCESİ DÖNEM BELİRTİLERİ

Konuşmanın gecikmesi ve  diğer konuşma bozuklukları (kelimeleri doğru telaffuz etmekte güçlük, kelime dağarcığının yetersiz ve yavaş gelişmesi, bir şey anlatırken zorlanma, az konuşma)

Zayıf kavram gelişimi (Büyük-küçük, ince-kalın, üst-alt, iç-dış, önce-sonra gibi kavramları öğrenememe, karıştırma)

Yetersiz motor gelişim ( öz-bakım becerilerini öğrenmekte güçlük, düğme iliklemeyi öğrenememe, beceriksizlik (sakarlık), çizim veya kopyalamaya karşı isteksizlik


İLKOKUL DÖNEMİNE İLİŞKİN BELİRTİLER

Akademik başarı: Özel öğrenme güçlüğü olan çocuklar birçok alanda zeki görünmelerine karşın akademik açıdan başarısızlık yaşarlar. Bu anne babanın beklemediği ve öğretmeni de şaşırtan bir durumdur. Başarı durumu değişkendir, bazı derslerde başarısı normal/normal üstü iken, bazı derslerde düşüktür) .

Okuma Becerisi: Disleksisi olan çocuklar 1. sınıfta okumayı öğrenmede zorlanırlar ve gecikirler. Diğer sınıflarda ise okumaları hız ve nitelik açısından yaşıtlarından geridir. Harf-ses uyumu gelişmemiştir, bazı harflerin seslerini öğrenemez, harfin şekli ile sesini birleştiremez, kelimeleri hecelerken ya da harflerine ayırırken zorlanır, sınıf düzeyinde bir parçayı okuduğunda anlamakta zorlanır, başkasının okuduklarını daha iyi anlar.

Yazma Becerisi: Disgrafi yani yazma bozukluğu olan çocuklar 1. sınıfta yazmayı öğrenmede zorlanırlar ve gecikirler. Bazı harf, sayı ve kelimeleri ters yazar ya da karıştırırlar. “Çok” yerine “koç”, “ev” yerine “ve”, “soba” yerine “sopa”,  b-d, m-n, ı-i, 2-5, d-t, ğ-g gibi.  Yazarken bazı harfleri, heceleri  atlar ya da harf/hece ekler, sınıf düzeyine göre yazılı imla ve noktalama hataları yapar, küçük-büyük harf, noktalama, hece bölme hataları, yazarken kelimeler arasında hiç boşluk bırakmaz ya da bir kelimeyi iki-üç parçaya  bölerek yazar, ka   lem, yapa  bil  mektedir gibi. Yaşıtlarına oranla el yazıları okunaksız ve çirkindir, yavaş yazarlar, tahtadaki yazıyı defterine çekerken ya da öğretmenin okuduğunu defterine yazarken zorlanırlar.

Aritmetik Becerileri: Aritmetikte sayı kavramını anlamakta güçlük çekerler. Bazı aritmetik sembolleri öğrenmekte zorlanır, karıştırırlar. Sınıf düzeyine göre çarpım tablosunu öğrenmekte geri kalırlar. Dört işlemi yaparken yavaştırlar. Problemi çözüme götürecek işleme karar veremezler, yaşına uygun seviyedeki matematik problemlerini yaparken otomatik olarak tepki vermekte zorlanırlar. 

Çalışma Alışkanlığı Kendi başlarına çalışma alışkanlığı gelişmemiştir.  Öğrenme stratejileri eksiktir, nasıl çalışacaklarını, nasıl daha fazla bilgi edineceklerini ve öğrendiklerini nasıl hatırlayacaklarını bilemezler.

Organize Olma Becerileri: Üzerine aldığı görevleri düzenlemekte zorluk çeker, nereden ve nasıl başlayacaklarını bilemezler. Plan yapmak ve zamanı ayarlamakta güçlük çekerler.

Oryantasyon (Yönelim) Becerileri: Sağ-sol, doğu-batı,kuzey-güney kavramlarını öğrenmede zorlanırlar. Zamana ilişkin kavramları (dün-bugün, önce-sonra, gün, ay, yıl, mevsim gibi) kavramlarını karıştırırlar. Hangi aydayız denilince salı, hangi mevsimdeyiz denilince şubat diyebilirler. Saati öğrenmekte zorlanırlar.

Sıraya Koyma Becerisi:  Haftanın günlerini, ayları, mevsimleri doğru saysa bile aradan sorulduğunda (cumadan önce hangi gün gelir, marttan sonra hangi ay gelir, haftanın dördüncü günü hangisidir gibi) yanıtlamakta zorluk çeker ya da yanlış yanıtlarlar.

Sözel İfade Becerisi: Duygu ve düşüncelerini sözel olarak ifade etmekte zorlanırlar. Konuşurken düzgün cümleler kuramaz, heyecanlanır, takılır, şaşırırlar. 

Motor Beceriler:  Top yakalama, ip atlama, gibi işerde yaşıtlarına oranla beceriksizdirler.  Sakarlık vardır, sık sık düşer, yaralanır, istemeden  bir şeyler kırarlar. Çatal-kaşık kullanmakta, ayakkabı-kravat bağlamakta zorlanırlar.  İnce motor becerilere dayalı işlerde (düğme ilikleme, makas kullanma, boncuk dizme gibi) zorluk çekerler.

Özel öğrenme güçlüğü olan çocuklarda yukarıda söz edilen belirtilerin hepsinin bulunması gerekmez. Her çocuğun kendine özgü bir profili vardır.


TANI SÜREÇLERİ

Öğrenme bozukluğu medikal (tıbbi) bir sorunun sonucu ya da belirtisi olabilir. Bu nedenle tanı ve değerlendirme süreçleri içinde  ayrıntılı bir tıbbi değerlendirme yer almalıdır. Her olguda farklı olabilecek şekilde öykü (annenin gebelikte alkol sigara kullanımı, enfeksiyonlar), fizik muayene (büyüme gelişme düzeyi), nörolojik muayene ve EEG, duyu muayeneleri (görme ve işitme testleri), labaratuar, genetik gibi bir dizi inceleme  yapılması gerekebilir.

Öğrenme bozukluğu sıklıkla diğer psikiyatrik bozukluklarla birlikte görülmektedir. Eşlik eden bozuklukların başında dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu vardır. Okuma bozukluğu olan çocukların -25’inde DEHB olduğu, DEHB olan çocuklarda ise % 10-60 oranında öğrenme bozukluğu olduğu bildirilmektedir . Öğrenme bozukluğu olan çocuk ve gençlerde yüksek oranda depresyon, anksiyete ve somatik yakınmalar olduğu bildirilmektedir. Tanı aşamasında eşlik eden sorunlar da göz önünde bulundurulmalıdır.

Öğrenme bozukluğu eğer düşünülmezse kolaylıkla atlanılabilecek bir bozukluktur. Bu bozukluğa sahip olan çocuklar kliniklere çoğunlukla okul başarısızlığı nedeniyle getirilmekle birlikte çok farklı bir klinik görünüm de sergileyebilmektedirler. Okul korkusu, bedensel yakınmalar,  sosyal fobi, gece korkuları, konuşma bozuklukları gibi nedenlerle gelen çocuklarda öğrenme bozukluğu da düşünülmeli ve ayırt edilmelidir.


TANI İÇİN KULLANILAN TESTLER

Tanı için öncelikle zeka testi  uygulanır. Bu test ile çocuğun normal zihinsel gelişime sahip olup olmadığı, güçlü ve zayıf yanları belirlenir. Daha sonra okuma, yazma ve aritmetik becerilerini değerlendirecek olan testler yapılır. Ayrıca  özel öğrenme güçlüğü belirtilerinin araştırıldığı bir grup test daha yapılır. Tüm bu değerlendirmelerden sonra çocuğun hangi alanda zorlandığı, hangi alanlarda iyi olduğu belirlenir.


TEDAVİ YAKLAŞIMLARI

Özgül Öğrenme Güçlüğünün tedavisi EĞİTİM’dir. Bu eğitim okulda verilen eğitimden farklıdır. Çocuk normal bir okulda eğitimine devam ederken yanısıra bireysel ya da grup halinde özel bir eğitime alınır.

Özgül öğrenme güçlüğünün eğitimle tedavisi zihinsel özürlülere verilen özel eğitimden farklı bir uygulamadır. Bu alanda uzmanlaşmış kişiler tarafından verilmelidir. Normal ilk okul öğretmenleri ya da bu alanda eğitim almamış olan özel eğitimciler tarafından verilmesi uygun değildir. Ülkemizde bu alanda eğitim almış ve bu sorunun eğitimini uygulayabilen kişilerin sayısı son derecede azdır.

Bu uygulamalar içinde çocuğun gelişimini yetersiz kılan psikolojik sürecin ya da süreçlerin belirlenmesi ve düzeltilmesi gerekmektedir. Süreç öğretimi, görsel, işitsel, dokunma ve kinestetik algının geliştirilmesini, bu algılara ait ayrımlaştırma, dikkat ve bellek, ardışıklık yeteneklerinin arttırılmasını, motor koordinasyon becerilerinin geliştirilmesini içermektedir. Ayrıca fonetik farkındalığın arttırılması, dinleme, konuşma, okuma, yazma (dil) becerilerinin geliştirilmesi, kavram ve düşünme süreçlerinin gelişiminin desteklenmesi bu süreç eğitimi içinde yer almaktadır. Çeşitli algıları destekleyici ya da iyileştirici  bu çalışmalar, akademik becerilerin eğitimi ile birlikte verilmektedir.

Özgül öğrenme güçlüğünü ortadan kaldıracak bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Ancak bu sorunun yanısıra dikkat eksikliği aşırı hareketlilik, depresyon, kaygı bozukluğu gibi başka psikiyatrik bozukluklar eşlik ediyorsa bunların ilaçla tedavisi düşünülmelidir.


Özel öğrenme güçlüğü olan çocukların anne babaları neler yapmalıdır ?

Çocuğun güçlüğünü kabul edin. Bunun beyindeki yapısal, işlevsel bir sorundan kaynaklandığını unutmayarak başarısızlığından dolayı çocuğu suçlamayın, yargılamayın.

Bu güçlüğü yenmesine yardımcı olarak terapötik eğitim ve psikiyatrik desteği sağlayın.

Eğitimde kazandığı becerileri evde çeşitli oyunlar ve etkinliklerle pekiştirin. Bu çocukların bir şeyi yaparak ve yaşayarak çok daha iyi öğrendiğini unutmayın.

Çocuğunuzun güçlüğü hakkında okulu ve öğretmenlerini bilgilendirin, işbirliği yapmaya çalışın. Özel öğrenme güçlüğünün eğitim yoluyla tedavisinin özel bir uzmanlık gerektirdiğini unutmayın. Bu yardımı sınıf öğretmeninden beklemeyin.

Yapacağı işler konusunda çocuğunuzu yüreklendirin, destekleyin. Kendini değerli bulması ve kendine güvenebilmesi için sizin ona bunu hissettirmeniz gereklidir.

Yapabileceği basit işlerden başlayarak onun zoru başarmada istekli olmasını sağlayabilirsiniz.

Disiplin ve kurallar konusunda kararlı ve tutarlı olun. Çocuğun öğrenme güçlüğünün olması onun kuralları öğrenemeyeceği anlamına gelmez.

Eğitsel tedavi yavaş ilerleyen, uzun zaman sonra sonuçlarını alabileceğiniz bir tedavidir ( en az 6 ay). Bu nedenle sabırlı olun. Tedavi süresince halen yapamadığı şeylere odaklanmak yerine olumlu değişimleri görmeye çalışın ve çocuğunuzla bunları paylaşın.

Özel öğrenme güçlüğü olan çocukları diğer çocuklardan ayıran pek çok olumlu özellik vardır. Bunları keşfedin ve geliştirmelerine yardımcı olun. Einstein, Leonardo da Vinci, Edison, Mozart, Walt Disney, Robin Williams, Carl Lewis gibi özel öğrenme güçlükleri olan ama ilgi duydukları, yetenekli oldukları alanda başarıya ulşamış pek çok ünlü kişinin olduğunu hatırlayın. 

Bu tür sorunları olan çocukların anne babalarının ve konuya ilgi duyan uzmanların Ocak 2001’de kurduğu, merkezi Ankara’da olan bir dernek var. Konu hakkında bilgi almak ya da üye olmak için telefonla ya da e-posta ile derneğe ulaşılabilmektedir.

Randevu almak için: 444 85 90 Atatürk Bulvarı No: 229 Kavaklıdere / Ankara
site-footer-logo www.madalyonklinik.com - 2011 © Her Hakkı Saklıdır...