Uçak Fobisi

Hava yolu ile seyahat etme fikri, kuşkusuz kedi ya da örümcekle karşılaşmaktan farklı olarak hayatta kalma içgüdümüzü daha fazla harekete geçirir. Hepimizin uçuş deneyimlerimizde kendimizi öyle ya da böyle tedirgin hissettiğimiz anlar olmuştur.
Ancak bu durumu fobi boyutunda yaşayan kişilerin, sakinleşme amacıyla uçuş boyunca bir şeyler yeme, lambaların yanıp sönmesini bekleme, hosteslerin konuşmalarını ve motorun sesini dinleme, pencereden uzak oturma gibi uçuş ritüelleri geliştirdiklerini görmekteyiz.
Bazı kişilerin havaalanına kadar gidip uçağa binemediği ya da bindikten sonra uçak havalanmadan vazgeçip inmeye çalıştığı deneyimleri olabilmekte, bazılar ise normalde böyle bir korkuları yokken uçuş esnasında yaşadıkları ciddi bir tirbülans ya da problem sonrasında travma sonrası stres belirtilerine bağlı olarak uçuş korkusu geliştirebilmektedirler. Yaşanmış bir probleme bağlı olsun ya da olmasın uçuş korkusu; hem mesleki hem de maddi sınırlamalara yol açabilmekte, hem de kişinin bazen on beş on altı saat süren otobüs yolculuklarına maruz kalması nedeniyle hayat kalitesini ciddi anlamda etkileyebilmektedir. Yapılan araştırmalar düşünüldüğünün aksine işi gereği sıklıkla hava yolunu kullanan insanlarda da uçak korkusunun olabildiğini ve bu korkuyla uçakta alkol alarak ya da medikal yollarla baş etmeye çalıştıklarını göstermektedir.

Uçak fobisinin tedavisinde; panik atak, yaygın kaygı bozukluğu gibi bir kaygı bozukluğunun olup olmadığı da araştırıldıktan sonra EMDR Terapi (Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma) gibi yöntemlerin yardımıyla kişinin korku duyduğu duruma duyarsızlaşması sağlanır. Kaygının çok yoğun olduğu durumlarda psikiyatrik destekle birlikte psikoterapi önerilir.