Davranış Bozuklukları

Davranış bozukluğu, başkalarının temel haklarına saldırıların görüldüğü, içinde olunan yaşa uygun olarak toplumsal değerlerin ya da kuralların hiçe sayıldığı, tekrarlayıcı bir biçimde ve sürekli olan bir bozukluktur.

Davranış bozukluğu olan kişiler, diğer insanların duygularını, arzu, istek ve beklentilerini umursamazlar ve empati yapamazlar. Saldırgan bireyler, belirsiz ortamlarda diğerlerinin niyetlerini düşmanca ve tehdit edici olarak algılarlar. Saldırgan tepkiler verip, bu tepkilerinde de haklı ve mantıklı olduklarına inanırlar. Bu bireyler katı, arsız olup, duruma uygun suçluluk ve pişmanlık duyguları da göstermezler. Çoğu kez arkadaşlarını ele verip, kendi suçları nedeniyle başkalarını suçlarlar. Güçlü görünmeye çalışırlar ama kendilerine güvenleri genelde düşüktür. Öfke atakları, irite – gergin hal, engellenmeye karşı tolerans düşüklüğü yaşadıkları ve sık sık kaza yaptıkları görülebilir. Okul başarıları, okuma ve sözel becerileri sıklıkla yaşa ve zekaya göre beklenen düzeyin altındadır. İntihar düşünceleri ve intihar girişimleri, rastgele cinsel ilişkilerle hastalık taşıma ve okuldan atılmalar görülür.

Anne ve babanın reddi ve ihmali, huysuz bebeklik dönemi, bakımında ve eğitiminde tutarsızlıklar ve baskı, fiziksel ve cinsel sömürü, dayak, denetim eksikliği, çocuğun sınırlarının çizilmemesi, bakım veren kişilerin sık sık değişmesi, ailedeki büyüklerin sayısının fazla olması, suçlu çocuk gruplarıyla arkadaşlık etme, davranış bozukluklarının sebepleri olarak sayılabilir.