Blog

Yetişkin Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Bu bozukluk yetişkin – çocuk / ergen dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun bazı semptomlarının ortadan kaybolduğu, bazılarının ise farklı yaşam evrelerinde daha belirgin hale geldiği bir bozukluktur. Ülkemizdeki yetişkin psikiyatrisi alanında son on yılda gittikçe daha fazla önem kazanan bu bozukluk sıklıkla depresyon, kaygı bozuklukları gibi tanılarla karıştırılmıştır.

Ayrıca çoğunlukla bu gibi tanılara ek olarak görüldüğü için kendini başarılı bir şekilde saklaması mümkündür. Sanıldığının aksine DEHB ile baş etmek büyüdükçe kolaylaşan bir durum değildir. Aşırı hareketlilik veya dürtüsellik gibi fizyolojik belirtiler yetişkinlik yıllarında azalsa da, ailenin ve toplumun bireyden beklentileri üniversite ve iş yaşamıyla birlikte aynı oranda artar. DEHB’li yetişkinler dikkat, motivasyon ve kontrolü sağlayan beyin kimyasallarını salgılayabilmek için diğerlerinden daha fazla dışsal uyarana ihtiyaç duyarlar. ( Barkley,2008) Bu gibi beceriler günlük hayatta arkadaş gurubunda konuşulan bir konuyu takip etme, aklına gelen bir şeyi hemen söylemek yerine uygun ortam olup olmadığını kontrol etme ya da uzun süredir aradan çıkarılması gereken bir işe başlamak için kendini motive etme gibi sıklıkla ihtiyaç duyulan becerilerdir.

Yetişkin DEHB tanısı içinde karşılaşılan diğer güçlükleri şöyle sıralayabiliriz.

Aşırı odaklanma:
Çelişkili gibi gözükse de sık rastlanılan bir belirtidir, kafasındaki kaostan kaçmak isteyen kişi, sürdürdüğü eyleme aşırı odaklanır, öyle bir dalar ki, zamanı unutur, dışarıdan seslenenleri duymaz. Buradaki sorunun odaklanacağı şeyin seçiminde yapılan yanlışlık olduğu söylenebilir. Örneğin bir çalışanın ertesi güne yetiştirilmesi gereken bir rapor varken, patronun çok beğeneceği başka bir fikir hakkında saatlerce araştırma yapmasında uygunsuz bir zamanlama ve enerji kaybı vardır.

Organizasyonsuzluk ve unutkanlık:
DEHB’li yetişkinlerin bu alanda yaşadığı güçlük iş yaşamında olduğu kadar karşı cins ilişkilerinde de problem yaratmaktadır. Mesleki performans çoğumuz için daha hayati önem taşıdığı ve karşı cins ilişkisine oranla daha az hata kabul ettiği için yetişkin DEHB’li bireyler bazen dikkatlerinin ve enerjilerinin son kırıntılarını da iş yerinde harcayarak eve gelirler. Bu durumda aynı gün doktora gitmiş olan eşlerine ne yaptıklarını sormayı unutmaları, tam iş çıkışında “görüşemiyoruz” diyen bir arkadaşa hayır denemediği için eve davetsiz bir misafirlerle gelmeleri sıklıkla karşılaşılan senaryolardır.

Bir önceki yıldönümünde eşine ne hediye aldığını unuttuğu ya da bir kere çok beğendiğine emin olduğu için eşine yıllarca saat alan DEHB’li yetişkinler vardır. Eşleri bunu kibarca hatırlattığında da saatlerin farklı renklerde olduğunu söyleyerek aynı hediye olmadığını üsteleyebilirler. Evet, DEHB’li yetişkinler zor pratnerlerdir. Ama çoğu DEHB’li yetişkinin partneri bunların sevgisizlikten ya da art niyetten kaynaklanmadığını bildikleri için çok yorulduklarını ancak eşlerine bir türlü kızamadıklarını da itiraf etmektedirler.

Zaman organizasyonu da günlük koşuşturma içerisinde en önemli becerilerden biridir. Eğer kuru temizlemeye bir gün önce kıyafet bırakıldıysa, ertesi gün çocuğu okula bırakırken aynı güzergahtan geçileceği için kuru temizleyiciye de uğrayarak zaman kazanılabilir. Bu pratik manevralardan yoksun birçok yetişkin eve geri gelip, eşlerinin hatırlatmasından sonra tekrar kuru temizlemeciye doğru yola çıkarlar. Eve gelindiğinde anahtarların, saatin, telefonun ayrı yerlere bırakılması sonucu hepsini ayrı ayrı aramak ve bir türlü çıkamamak da bu bozukluk içinde sık rastlanılan bir organizasyon eksikliğidir.

Dürtüsellik ve huzursuzluk hissi:
Toplantılarda uygunsuz davranma-kalkıp yürüme, yerinde duramama, sık sık söz kesme ve kabaca davranma eğilimi, düşünmeden konuşmave bu huzursuzlukla baş edebilmek için alkol vs. gibi rahatlatıcı maddelere ihtiyaç duyma ile karakterizedir. Dürtü kontrol problemleri sıklıkla bireylerin öfkelerini ya da rahatsızlıklarını uygun yollarla ifade etmeleri gerektiği durumlarda gözlenebilir. Öğretmeni çocuğunuza bir haksızlık yapmış olabilir ancak bunu o anda bir patlama şeklinde ifade edersiniz bütün bir yıl boyunca çocuğunuzla öğretmeninizin ilişkisini zedeleyebilirsiniz.

Yetişkin DEHB‘lilerin çoğu trafikte diğer yetişkinlere oranla daha çok güçlük yaşamaktadır. Yukarıda belirtilen aşırı odaklanma, hatalı sollama yapan bir aracın peşine takılma, bu esnada arabada zarar görebilecek kişilerin olduğunu unutma ve en önemlisi de bütün bir yolda düzgün bir şekilde kullanan yirmi sürücüye değil de, hatalı kullanan birine odaklanma sorunu ciddi kazalara yol açabilmektedir. Aynı şekilde zihnindeki bir soruna aşırı odaklanan yetişkin gaza fazla bastığına dair bir farkındalığı olmayabilir, kaldırımda yola yakın yürüyen bir yayanın yola atlama ihtimalini göz önünde bulunduracak bir tehlike dikkatinden yoksun olabilir.

Hiperaktivite:
Çok konuşma, heyecan arayışı, bir anda bir çok işi yapmaya çalışma, risk almaya çok meyilli olma, çok çabuk sıkılma gibi hiperaktivite özlelliklerinin yaşla birlikte azalması beklense de bazı yetişkinlerde iş ve ilişki yaşamında sorun yaratacak ölçüde devam ettiği gözlenmektedir. Bu yetişkinlerin işlerinin ve eşlerinin dışında enerjilerini boşaltabilecekleri hobilerinin olması, mümkünse mesleklerinde daha hareketli pozisyonları tercih etmeleri, ani kararlar almadan önce güvendikleri birine danışmaları gibi hayatlarını kolaylaştıracak yönlendirmelere ihtiyaçları olmaktadır.

Duygulanım zorlukları:
Eleştiriye tahammülsüzlük, başarısızlık karşısında çabuk hayal kırıklığına uğrama, çabuk sinirlenme ve duygulanımsal dalgalanmalar yukarıda bahsettiğimiz gibi DEHB’in diğer tanılarla karıştırılma olasılığını arttıran belirtilerdendir. Yapılan araştırmalar “öğrenilmiş çaresizlik” sendromunun DEHB’li bireylerde diğer yetişkinlere oranla daha sık görüldüğünü söylemektedir. Hepimiz, bulduğumuz bir çözüm yolu hemen sonuç vermediğinde -örneğin terfi isteme -bu çözüm yolunu başka uygun koşulların gelişmiş olabileceği başka bir zamanda tekrarlamak üzere zihinsel repertuarımızda saklarız.

Yetişkin DEHB’li bir birey bu çözüm yolunu uygun zamanı beklemeden tekrar tekrar devreye sokabilir  (her ay terfi talebini dile getirme) ya da bir kere sonuç vermediği için çözüm yolunu tümden değiştirmeye kalkabilir. (bu iş bana uygun değil) Bu gibi stratejiler doğal olarak daha sık engellenme yaşamasına ve sonunda sorunu izlediği yolda değil de kendi yetersizliğinde bulmasına yol açacaktır.

Sonuç olarak Erişkin Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Sendromumaddi sorunlara, iş kayıplarına, aile sorunlarına, başka psikiyatrik hastalıklara (örneğin alkol bağımlılığı, anksiyete ve depresyon) yol açabildiği için önemli bir sağlık sorunudur. Uygun yaşamsal müdahaleler ve yönlendirmeler muhakkak bu bozukluğa aşina ruh sağlığı profesyonelleri tarafından bir psikiyatrist kontrolünde yapılmalıdır. Eş zamanlı uygulanacak ilaç tedavisi de bu zorlu hastalıkla baş edilmesine ve kişinin işlevselliğini, kendinden memnuniyetini arttırmasına olanak sağlamaktadır.

Comments for this post are closed.