Blog

Ruhsal Sorunlar Beden Sağlığımızı Bozuyor

Bilim insanları tarafından yapılan araştırmalar, ruhsal sorunların, bunlara bağlı olarak yaşanan sıkıntıların, bir süre sonra bedende ciddi hastalıklara yol açabildiğini söylüyor.

Bazı hastalıkların zamanlamasını ve seyrini incelemek, hayatımızda yer alan insanlara ne kadar bağlı olduğumuzu, bu ilişkilerden ne kadar çok etkilendiğimizi gösteriyor. Bu ilişkilerde yaşanan sürtüşmeler, çalkantılar ve hayal kırıklıklarının bedenimiz üzerinde gözle görülebilen olumsuz etkileri olabiliyor.

Bedenimizde bağışıklık sistemi adını verdiğimiz bir sistem var ve bu sistem sayesinde bedenimiz bizi çeşitli hastalıklara karşı koruyor. Bizi hasta edebilecek bir mikrop bedenimize girdiği anda, bu sistem önce onu fark ediyor, sonra da tıpkı vatanı düşmanlardan koruyan askerlerimiz gibi onu izliyor ve yok ediyor. Eğer bağışıklık sistemimiz olmasaydı en küçük bir enfeksiyon bizi öldürebilirdi.

Son yapılan araştırmalara göre beynimizle bağışıklık sistemimiz sürekli bir iletişim halinde. Eğer ruhsal durumumuz iyiyse, moralimiz yerindeyse, yaşamaktan keyif alıyorsak, kendimizle ve hayatla barışıksak bağışıklık sistemi de giderek güçleniyor. Sürekli bir çatışma yaşıyorsak, hayata güzel anlamlar yüklemiyor isek , sürekli bir şeylere üzülüyorsak, terk edilmiş isek, kendimizi dışlanmış ve yalnız hissediyorsak, işte o zaman bağışıklık sistemi zayıflıyor ve bedensel bir hastalığa yakalanma riski de giderek artıyor.

Bedenlerinde aynı bakteriyi taşıyan insanların bir kısmı bu yüzden ölümcül hastalıklara yakalanırken, aynı bakteri başka bir grup insanda hastalığa yol açmıyor. Aynı şey tüberküloz mikrobu için de geçerli.

İsveç’te, yakın zamanlarda yapılan bir dizi çalışmada, insanların sevdikleri birini kaybetmeleri ya da ondan ayrılmalarının diyabet hastalığının ortaya çıkmasında önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Dünyada en çok ölümlere neden olan kalp ve damar hastalıkları için de benzer örnekler verebiliriz.

Bütün bu nedenlerle ruh sağlığımıza daha çok özen göstermeli, sorunlarımızı hafife almamalı ve gecikmeden bunun çarelerini aramalıyız.

Comments for this post are closed.