Blog

Psikolog Olmak - Madalyon Psikiyatri Merkezi

Psikolog Olmak

Psikologsanız eğer insanlar sizden çok şey bekler, sanırlar ki psikologların sinirleri alınmıştır, yaşamlarındaki her sorunu tereyağından kıl çeker.. gibi çözerler, muhteşem çocuklar yetiştirirler, stresin üstesinden gelirler ya da depresyona girmezler. Uzun süredir bu işi yapıyorum, bir kere de farklı bir durumla karşılaşmadım. Bazen “Sen psikologsun bilirsin!” le başlayan cümleler duydum, bazen de iç sesin “Sen nasıl psikologsun?” olduğu “Sen psikolog değil misin?” dış sesleri.

Odasına girdiği andan itibaren danışanını tüm algıları açık, hiçbir ayrıntıyı kaçırmadan dinlemeye çalışan psikologlar, başkalarına yardım ederler de konu kendi yaşamları olunca bazen söküğünü dikemeyen terzilere benzerler. Psikologların her yerde, her koşulda sinirlerine hakim olan, sürekli gülümseyen, hayata şifa dağıtan varlıklar olduğunu düşünür birçok kişi. Halbuki psikologların da bir sürü sorunu vardır, hatta psikolojiye yönelenlerin aslında kendi yaşamlarına dair bilinçaltında çözmek istediği bir şeyler olduğu bile söylenir.

Psikolog psikoloji eğitimi almış, ilaç yazmayan, terapi yapan aynı zaman da bazen eve gidip yemek yapan, zaman zaman eşiyle tartışan, onlarca çocuğun yaşamını kolaylaştırıp ailelerine yardımcı olurken, kendi çocuğuyla ilişkisinde zaman zaman tökezleyen, odasına giren danışanlarının çoğunun yaşamında iz bırakırken kendine bazen hayrı dokunmayan kişidir. Geçen haftaki yazımda “bırakın çocuklar acıksın, terlesin” vb öğütlerde bulunmuştum annelere, bu sebeple bir haftadır eşimin dost ortamlarında hafif dokundurmalarına maruz kalmaktayım. Ee sonuçta ben de bir anneyim. Siz anladınız durumu. Ne demişler “Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma!”

Comments for this post are closed.