Blog

İlişkinin Kaybı

Hepimiz hayatımızın bir döneminde ayrılıklar ve kayıplarla karşı karşıya geliriz. Sevdiğimiz insanların ölümü kadar, anlaşmazlıklardan veya aldatılmalardan kaynaklanan ayrılıklar da baş edilmesi zor duygular uyandırır. Üzüntü, öfke, kaygı, şaşkınlık, çaresizlik duygularımızın arasında yaşadığımız en yoğun duygu, kaybettiğimiz kişiye duyduğumuz özlemdir.

Her ilişki bitimi bir yas süreci gerektirir. Bu süreç hayatın neresinde olduğumuzu, bundan sonra nasıl bir ilişki istediğimizi ya da istemediğinizi belirlemek için kendimizi dinlediğimiz bir dönemdir. Birey bu süreçte özlemiyle başa çıkabiliyorsa bu dönemin ona kazandırdıklarını da alarak yoluna devam edebilir.

Bu süreçte hayatımızda oluşan boşluk, uzaydaki her boşluk gibi doldurulmak ister. Ancak yeni bir ilişkiye hazır olmadan yaşanan diğer ilişkiler eski eşlerin hayaletleriyle birlikte üç kişilik, hatta dört kişilik yaşanabilir. Eski eşinizin yeni ilişkinizden özellikle haberi olmasını istiyorsanız, eski eşinize benzeyen veya benzemeyen yönlerini her gün neredeyse hesap makinesiyle toplayıp çıkarıyorsanız, şimdiki ilişkinize baktığınızda huzur duymak yerine “böyle olmasını o istedi” diyorsanız, ayrılma sonrası hayatınıza devam etmekte ve vedalaşmak da zorlanıyor olabilirsiniz.

Yeni bir ilişki için, öfke, üzüntü gibi duygularınızın yoğunluğunun azalmasını beklemek tepkisel bir karar vermenizi engeller ve kararınızın doğruluğundan emin olabilirsiniz. Bu süreçte desteğe ihtiyacınız olduğu doğrudur ancak bu desteği sadece cinsler arası ilişkilerde ararsanız kendinizi yeni bir ilişkinin problemleriyle uğraşırken bulabilirsiniz.

Comments for this post are closed.